İdmanocağı'nda Hedef Avrupa

Trabzon’da, İdmanocağı ve İdmangücü takımlarının kurulmasıyla başlayan futbol tarihi, 1967 yılında yerini Trabzonspor Kulübü’ne bırakmıştır. Yani, Trabzon’da futbol denilince akla gelen tek isim Trabzonspor olduğu kadar unutulmayan tarih ise İdmanocağı ve İdmangücü kulüpleridir.

İdmanocağı'nda Hedef Avrupa

 Trabzon’da, İdmanocağı ve İdmangücü takımlarının kurulmasıyla başlayan futbol tarihi, 1967 yılında yerini Trabzonspor Kulübü’ne bırakmıştır. Yani, Trabzon’da futbol denilince akla gelen tek isim Trabzonspor olduğu kadar unutulmayan tarih ise İdmanocağı ve İdmangücü kulüpleridir.

Futbol alanında 1966 yılına kadar yaşanan İdmanocağı ve İdmangücü rekabeti aslında Trabzon’un spor hayatına can vermiştir.  İdmanocağı, o dönemler kentin önde gelen tüccarları tarafından kurulan köklü bir kulüpken, İdmangücü ise İdmanocağı’na karşı direniş amacıyla kurulmuştur. 

1967’de Trabzonspor Kulübü kurulduktan sonra İdmanocağı futbol branşını Trabzonspor'a devretmiş ve farklı alanlarda faaliyetler göstermeye başlamıştır. İdmanocağı’nın bugünlere bıraktığı en mukaddes armağan ise Trabzonspor Müzesi’nde bulunan ‘Yarım Kupa’dır.

İçinde bulunduğu sezonlarda birçok başarıya imza atan İdmanocağı Futbol Takımı birçok spor adamı yetiştirerek onların adeta yuvası haline gelmiştir. 20 Ocak 1921 tarihinde resmi olarak kurulan İdmanocağı Spor Kulübü, bugün farklı spor dallarında da hizmet vermeye devam eden bir kuruluş olarak geçmişteki vizyon ve misyonunu her zaman korumayı başarırken özellikle bayan voleybolu ile başarıdan başarıya koşmaya devam ediyor.

Her şey yıllar önce bir beyefendinin İdmanocağı Spor Kulübü Başkanı Mehmet Öz’ün yanına gelerek, ‘Kızlarımızın voleybol oynamasını istiyoruz’ demesiyle başlamış… İlk başta fikre pek sıcak bakmayan Başkan Öz’ü, zaman geçtikçe, hele de başarılar gelmeye başladıkça tarifsiz bir heyecan sarmış ve bayan voleybolu ile Trabzon şehrinin adını duyurmayı başarmış. Yaşanan talihsizliklere rağmen, Karadenizlilik ruhu ve inadı baskın çıkan İdmanocağı Bayan Voleybol Takımı’nda hedef 1. Lig’e yükselmek olmuş ve geçen sene 6. sıradan tüm voleybolseverlere göz kırparak Türkiye’yi Avrupa’da temsil etmenin haklı gururunu yaşamışlar.

Tabii her şey bizim yazdığımız kadar kolay olmamış. Başarı geldikçe güçlü kadrolar oluşmaya devam etmiş, güçlü kadroların büyük külfetleri olmuş ve Başkan Öz bazen bırakıp gitmeyi bile düşünmüş. Ben sözü çok uzatmayayım ve futbolda 1461 Trabzon’un PTT1. Lig’de tutunma mücadelesine benzettiğim İdmanocağı Bayan Voleybol Takımı’nın birincilik öyküsünü, İdmanocağı Kulüp Başkanı Mehmet Öz ve Takım Koçu Gökhan Çokşen’den dinleyelim.

Başkanım, geçmiş dönemlerin en köklü kulüplerinden bir tanesi olan İdmanocağı, o dönemlerdeki misyonunu hala koruyor mu?

İdmanocağı ve İdmangücü Trabzon için bir yaşam kültürüdür. Bunlar Trabzon’un sosyal ve kültürel hayatına yön vermiş cemiyetlerdir. İdmanocağı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan önce Trabzon’da kurulan ilk futbol kulübü olma özelliğine sahiptir. Bu anlamda geçmişteki misyonunu bugünlere taşımıştır.

İDMANOCAĞI BİR YAŞAM KÜLTÜRÜDÜR

İdmanocağı sadece bir futbol kulübü olarak mı kurulmuştur?

İdmanocağı’nı sadece bir futbol kulübü olarak değil aynı zamanda atletizm ve voleybolu da içinde barındıran bir yaşam kültürü olarak değerlendirmek daha doğru olur.  1967 yılında Trabzonspor Kulübü kurulana kadar kendi bünyesinde önemli sonuçlar elde etmiş, başarılı sporcular, futbolcular ve yöneticiler yetiştirmiş bir camiadır. 1967 yılında Trabzonspor kurulunca, İdmanocağı Kulübü futbol branşını kapatmış fakat ezeli rakibi İdmangücü bir futbol takımı kurunca 1973 yılında yeniden futbola devam etmiştir.

Peki, siz kaç yıldır İdmanocaklısınız?

Biz yönetim olarak 2000 yılında İdmanocağı Kulübü’ne dâhil olduk. İlk etapta, futbol ve basketbol ağırlıklı olarak faaliyetlerimize devam ettik. Daha sonra Trabzonspor’un futbol bazında Trabzon’u fazlasıyla iyi temsil ettiğini gördük ve futbolu geri plana iterek basketbola yöneldik. Fakat ekonomik sıkıntılardan dolayı basketbolu devretmek zorunda kaldık.

VELİ İSTEDİ BEN DE YAPTIM!

Peki, basketbolu devrettikten sonra mı voleybol branşına ağırlık vermeye başladınız?

Basketbolu devrettik fakat alt yapıda yine sporcular yetiştirmeye ve yerel liglerde mücadele etmeyi sürdürdük. Bu süreçler devam ederken bir çocuğun velisinin önerisi ile ‘İdmanocağı Bayan Voleybol Takımı’nı kurma kararı aldık.

İlginçmiş... Nasıl yani?

Aslında ilk etapta çokta hoş olmadı diyebilirim. Yani, o veli kulakları çınlasın adeta bana ders verdi.

İyice meraklandım Başkanım. Genelde spor kulüplerinde, spor dallarının branşları olur. Siz bir veliden bahsedince haliyle benide merak sardı. Bu veli size bir voleybol takımı kurduracak kadar nasıl bir ders vermiş olabilir ki?

İdmanocağı Futbol Takımı Minikler Kategorisi’nde Trabzon’u temsil etmek için Ankara’ya gitmiştik. Çocukların daha önce Trabzon dışına çıkmamış olabileceklerini düşündüm ve maç öncesi onları Anıtkabir ziyaretine götürdüm. Bizim yerel gazetelerde sağ olsunlar, ‘İdmanocaklılar Atalarının Huzurunda’ diye bizi haber yapmışlar. Aradan zaman geçti bir gün bir çocuğun velisi yanıma geldi, kendisini tanıttı ardından ‘İdmanocağı’ adını kullanarak kız çocuklarına voleybol oynatmak istediklerini söyledi. Ben kız çocukları konusunda hassas olduğum için adamı tersledim. O da bana, ‘ Sen İdmanocağı’nın başkanısın herhangi bir kulübün değil. Gazetelerde çocuklara verdiğin önemi okuyoruz ama bu talebimize karşı çıkıyorsun’ dedi. O beyefendinin bana bu şekilde tepki vermesi hoşuma gitti. İstedikleri tek şey bizim adımızla yanlarında olmamızdı, bizde olduk. İşte bizim voleybol yolculuğumuz bu şekilde başladı.

İNATÇI RUHLARIN AZMİ

Peki, bu yolculuk sonrasında nasıl devam etti?

Yarışmalara başladık 3. Lig’e çıktık. Çocuklar ezilmesin diye bir iki transfer yaptık. Heyecan bizi de sardı. 3. Lig derken 2. Lig’e çıktık. 2. Lig’de kafamıza bir darbe yedik ve tekrar 3. Lig’e geri düştük. Karadeniz inadımız tuttu ve biz nasıl geri düşeriz diyerek tekrar 2.Lig’e çıktık. 2. Lig’e çıkmışken neden 1. Lig’e çıkmayalım neyimiz eksik dedik ve onu da Allah bize geçen yıl nasip etti, şampiyon olduk. Bugün geldiğimiz noktada Türkiye’yi Avrupa’da temsil eden bir voleybol takımımız oldu, dolayısıyla ben çok gururlu ve mutluyum.

Bu kadar mücadele kolay olmasa gerek. Başarı birazda şartları kollayabilmekle bağlantılıdır diye düşünüyorum. Masrafı fazla olan bu sorumluluğun üstesinden kendi imkânlarınızla mı geldiniz?

Haklısınız... Bu işler ekonomiyle bağlantılı. Biz bugünlere sponsor destekleri ile geldik ve bunu daha ne kadar sürdürebiliriz bilmiyorum. Bütçeler büyüdü ve biz Karadeniz inadıyla ezilmemek, yenilmemek adına hep yukarıya tırmanmayı hedefliyoruz. Hal böyle olunca büyük kadrolardan dolayı maliyetler artıyor.

Sizce çözüm yolu ne?

Arkadaşlarımla, ‘Ne yapabiliriz’ diye düşündüğümüz noktada, Trabzon halkı ve Trabzon bürokrasisinin bizlere sahip çıkması gerektiği konusunda sabit kalıyoruz.

BİR SOLONUMUZ OLSUN YETER

Şu anda tek sıkıntınız maddi imkânsızlıklar mı?

Değil tabii ki, salon sıkıntımız var. Bugün Türkiye 1. Ligi’nde mücadele eden bir takımımız var fakat antrenman yapacak bir salonumuz yok.

Nasıl antrenman yapıyorsunuz?

Sporcularımızı araçlar ile Yomra ilçemize taşıyoruz ve oradaki spor salonunda antrenmanlar yaptırıyoruz.

Başkanım, çok şey başarmış ve birçok sıkıntının da üstesinden gelmişsiniz. Bu problemler ne zaman çözüme kavuşur bilinmez ama hiç bırakıp gitmeyi düşündünüz mü?

Bırakıp gitmeyi düşündüğüm çok günler oldu ama bazen sporcu kardeşlerimin bazen yönetici arkadaşlarımın ısrarları bana engel oldu.

Bize, bu sene izleyeceğimiz ‘İdmanocağı Bayan Voleybol’ takımından bahseder misiniz?

Bu yıl kurmuş olduğumuz takımda tamamen dışa odaklı 3 tane yabancımız var. Bunların iki tanesi Sırbistan’dan bir tanesi de Bosna Hersek’ten geldi. Geçen yılki takımımızdan sadece iki oyuncumuz bizimle beraber. Bu sene 12 tane transfer yaptık. Oyuncularımızın yaş aralığı 20 ile 40 arasında değişiyor. Bu sene kurulan takımımız boy olarak çok yüksek, tecrübe olarak çok iyi dolayısı ile Avrupa Kupası’nı getirmeyi hedefleyen bir kadro kurduk. Trabzonlu yerel sporculara bu sene kadromuzda çok fazla yer veremedik çünkü bizim önce Balkan Kupası’nı ardından da Challenge Kupası’nı almak gibi bir hedefimiz var.

OYUNCULARIMIZ YERLİ DEĞİL ÇÜNKÜ…

Biliyorsunuz ki Trabzon’da her zaman kendi futbolcusu ya da sporcusunun yer aldığı takımların daha çok başarılı olabileceği yönünde bir inanış var. Bu anlamda kadronuzda yerli sporcu bulundurmuyor olmanın dezavantajlarını yaşamayacak mısınız? Ya da bu anlamda bir tepki almaktan çekinmiyor musunuz?

Her zaman kendi şehrimizin çocuklarından oluşan kadrolar kurmaya özen gösteriyorum ama takımın yarıştığı kulvar bizim bu sene kurduğumuz kadroyu gerektiriyor. Hedefimize biraz daha yoğunlaşmak için böyle bir tercih yaptık. Başarı geldikçe alttan yetişecek yeni gençlerin boy dezavantajlarını da avantaja çevirdiğimiz zaman Trabzonlu sporcularımıza yine yer vereceğiz. Yoksa onları dışlamak gibi bir şansımız yok çünkü biz bu sporu onlar için yapıyoruz.

İdmanocağı Spor Kulübü’nde alt yapıya verilen önem nasıl?

Trabzon, İstanbul ve Ankara olmak üzere üç tane alt yapımız var. Trabzon insanının boy sıkıntısı nedeniyle İstanbul ve Ankara’da ki Trabzonlu gençlerin fiziksel yeterliliğinden dolayı o oyuncuları yetiştirip bünyemize katmayı hedefledik. Bu anlamda alt yapıya gerekli önemi verdiğimizi düşünüyorum.

Başkanım son olarak belirtmek istediğiniz şeyler var mı?

Trabzon çok iyi 100 -200 metrecilerin, yüzücülerin, boksörlerin, futbolcuların yetiştiği bir şehirdir. Trabzon’da futbola olan ilgiden dolayı diğer branşlar çok fark edilmiyor. Hem basketbol hem voleybol hem de diğer branşlardan gelen başarılar bizim neleri başarabildiğimizi önce bizlere gösterdi. Bu anlamda gerek Trabzon halkından gerekse bürokrasilerimizden maçlarımıza gelmelerini ve bizleri daha yakından tanımalarını rica ediyorum.

“ TAKIM KOÇU GÖKHAN ÇOKŞEN “ BALKAN VE EUROLEAGUE KUPALARINA ADAYIZ

Hocam, Voleybol nasıl bir spor dalıdır bizi bilgilendirir misiniz?

Voleybol dünyanın en zor spor dallarından bir tanesidir. Temel teknikleri herkesin çok kolay yapabileceği teknikler değildir. Son zamanlarda popülaritesi çok fazla arttı ve özellikle Türkiye’de bayan voleybolu erkek voleyboluna göre daha ön plana geçti.

Bu sezon ilk kez, ‘İdmanocağı Bayan Voleybol Takımı’ ile çalışacaksınız, uyum süreci yaşanıyor mu?

Daha önce takımdaki arkadaşlarımızın birçoğu ile çalışmıştım bir kısmı ile de ligde karşılıklı oynamıştık. Muhakkak ki bir uyum süresi olacaktır ama çok uzun sürmeyeceğini düşünüyorum.

HEDEFİMİZ İLK DÖRT İÇİNDE OLMAK

Bu seneki öncelikli hedeflerinizi öğrenebilir miyiz?

Önümüzde Ekim ayında Trabzon’da oynayacağımız Balkan Kupası var. Burada birinci olup Challenge Kupası’na katılmaya hak kazanmak istiyoruz. Daha sonra ise ligde kendimize ilk 4 arasında yer bulmak bu seneki hedeflerimiz arasında yer alıyor.

Röportaj / Elif Neslihan Sağır / Trabzonspor

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.