Mehmet Ali Aydınlar Suskunluğunu Bozdu

Türkiye Futbol Federasyonu'nun eski Başkanı Mehmet Ali Aydınlar önemli açıklamalarda bulunuyor...

Mehmet Ali Aydınlar Suskunluğunu Bozdu

 Türkiye Futbol Federasyonu'nun eski Mehmet Ali Aydınlar, düzenlediği basın toplantısında 3 Temmuz'dan bu yana şike davası süreciyle ilgili yaşananları açıklıyor...

İŞTE MEHMET ALİ AYDINLARIN AÇIKLAMALARI

"Süreç içerisinde en çok zarar gören insanlardan biri olarak medyayla ve medya aracılığıyla insanlarla paylaşma ihtiyacı duydum. Hukuki anlamda tüm süreç sona ermiştir. Konuyla ilgili süreç gayet açık ve nettir. Konunun son evresine kadar gelmesini ve karara bağlanmasını bekledim.

İsmim her gün spekülasyonlara karışıyor. Konuşacağım demiştim, bugünün doğru olduğunu düşündüğüm için konuşacağım. Konuşmamda isim vermeden konuşacağım ama bazı bölümler var ki isim vermem gerekecek. Ortada çok ciddi zararlar görmüş kurumlar var.

"KİMSENİN KAFASINDA SORU KALMASIN"
Her şeyi sorabilirsiniz. Samimi ve içten gelen soruların tümünü yanıtlayacağım. Kimsenin aklında en ufak bir soru kalmamasına gayret edeceğim. Bu toplantıdan sonra televizyon, gazete gibi yerlere röportaj vermeyeceğim. Açıklama yapmak zorunda kalırsam bunlar resmi ve yazılı bir şekilde olacak.

22 yıl önce Fenerbahçe yönetim kurulu üyeliğiyle spor adamlığım başladı. 20 yılı aşkın bir süredir yönetici ve sponsor olarak Türk sporuna hizmet veriyorum. Sizleri empatiye davet ediyorum.

"FENERBAHÇE ADINA OLABİLECEKLERİ..."
Sadece 4 günlük bir Federasyon başkanıyken bu süreci kucağımızda bulduk. Bu süreçte Mehmet Ali Aydınlar olmasaydı durum ne olurdu bir düşününüz. Tabloyu önüme koyduklarında durumu vahim olarak gördüm. Türkiye'de futbol ve Fenerbahçe adına gelecekte olabilecekleri düşündüğümde durum vahim dedim. Sonrasında yaşananların durumunun vahim olduğunu ortaya koymuştur.

Türkiye Futbol Federasyonu Disiplin Kurulu Talimatnamesi'nde yazanları herkesin bilmesini istiyorum. "Savunma hakkı, gizli kalması gereken hususların korunması ya da kovuşturmanın selameti gibi olağanüstü koşullar söz konusu olduğunda kısıtlanabilir."

Bu kararı alabilirdim. Savunma hakkı disiplin talimatnamesindeki kurala göre olağanüstü hallerde kısıtlanabilir. Neden yapmadım, masumiyet karinesi çerçevesinde onlarca toplantı yaptım. Konuyu nasıl çözeriz diye uğraşmaya karar verdim. Büyük sıkıntılarla geçirilen bu süreçte, Türk sporunun en önemli kulüplerinin en az hasarla geçmesini istedim.

"KARŞILIĞI HAİN İLAN EDİLMEK OLDU"
Karşılığı ne oldu? Hedef gösterilmek, hain ilan edilmek oldu. Bu süreç zarfında on binlerce taciz mesajları, mailleri geldi. Yıllardır içinde bulunduğum kulüpte itibarsızlaştırma kampanyasına maruz kaldı. Ne yaptım? Bu sorunun cevabını ben o günden bu yana düşünüyorum.

UEFA'NIN MEKTUBU OKUNDU
Sürecin başladığı günlerde UEFA bize mektup gönderek sürece ne kadar hassas yaklaştığını gösterdi. "Siz de eminiz farkındasınızdır ki, medyada bazı haberlerde bazı futbol kulübü yöneticilerinin polis tarafından tutuklandığı ve şike yaptığı nedeniyle soruşturma altında olduğu yazılıyor. Bu takımlardan en az ikisinin (Fenerbahçe ve Trabzonspor) genel merkezleri polis tarafından aranmıştır. TFF'nin şikeye buklaşmış tüm klüp ve oyuncular hakkında hızlı bir şekilde gereken tüm disiplin işlemlerini gerçekleştirileceğinden tabi ki eminiz. Genel Sekreter Gianni Infantino, cc Şenes Erzik"

"FENERBAHÇELİ YÖNETİCİLER 3 KEZ FIRSATI KAÇIRDI"
Fırsat 3 kez Fenerbahçeli yöneticilerin eline geçti. Bu 3 fırsat da kişilerin bekası adına ellerinin tersiyle itildi. Birinci fırsat, her ne kadar UEFA, soruşturmaya tabii kulüplerin Avrupa kupalarına katılacağını söylese de parantez içerisinde bu kulüplerin "temiziz" dedikleri kağıtların olduğunu söylüyordu. Fenerbahçeli yöneticilere "Bu yıl tedbiren Avrupa kupasına gitmeyin" dedim. Bu kez UEFA'dan çok ciddi ve Türk futbolunu ilgilendiren hassas bir mesaj geldi;

"FENERBAHÇE'NİN 8 YIL MEN EDİLECEĞİ BELİRTİLDİ"
"Sayın Başkan, Türkiye'de şu anda devam eden şike soruşturması ve Fenerbahçe ile ilgili konuya isnat ediyoruz. Bahsedilen kulüp ve görevlilerin şikeye karışmaktan sorumlu olduğuna dair yeterli delil olduğudur. Örenk olarak kulüp başkanı ve üst düzey yöneticiler şike suçundan hapistedir. İstanbul polisi de gözaltıların şike suçu ile ilgili olarak içeride olduğunu teyit eden bir basın bülteni yayınlanmıştır. Şike suçuyla karşı karşıya bir kulübün, UEFA'nın amiral gemisi müsabakasına potansiyel olarak katılabileceği bir durumla karşı karşıyayız."

UEFA mektubunda Olympiakos Volou'nun durumuna ve Fenerbahçe'nin bu durumuyla müsabakalara katılmasınun tolere edilmeyeceği vurgusu yapıldı. Fenerbahçe'nin deliller neticesinde UEFA Şampiyonlar Ligi'ne katılmasının uygun olmadığını ve kendisi katılımını çekmesi gerektiğinin en uygun hareket olacağı belirtildi. Buna alternatif olarak ise TFF'nin kulübü Avrupa'ya göndermemesi gösterildi. Bu durumların uygulanmaması durumunda Fenerbahçe'nin, Pobeda gibi 8 yıl Avrupa'dan men edilebileceği ifade edildi. UEFA, Fenerbahçe ile ilgili kararını 24 Ağustos 2011'e kadar cevabın gelmesini istediğini söz konusu mesajında yazdı.

"ŞAMPİYONLAR LİGİ'NE KATILMAYACAKLARINI SÖYLEDİ"
Bu uyarı üzerine mektubu Fenerbahçeli yöneticilerle paylaştım. Kendilerinden acilen karar vermelerini isterken, "Cenevre'ye gidebilirsiniz" dedim. Yöneticilerden biri yönetim kurulunu toplayacağını ve UEFA Şampiyonlar Ligi'ne katılmayacaklarını söyledi. Bir kanalda programa katıldım ve Trabzonspor'un orada Şampiyonlar Ligi'ne alındığını öğrendim. UEFA yetkilisini aradım ve tepki gösterdim. Bize kalsaydı, Trabzonspor'u değil Bursaspor'u gönderebilirdik.

"UEFA, FENERBAHÇE'Yİ ALMAYACAKTI"
İkinci fırsat, Fenerbahçe'nin kendi kendine gitmemesi durumuydu. Konu burada kapanacaktı. Ben gönderseydim bile, UEFA Fenerbahçe'yi o sene Şampiyonlar Ligi'ne almayacaktı. Türk Milli Futbol Takımı 3 ila 5 yıl, Fenerbahçe'yi de 8 yıla kadar cezalandıracaktı. Ben Fenerbahçe'yi göndermeyerek çok daha büyük bir cezadan kurtardım. Milli takımı bu kararla riske atamazdım. Fenerbahçe yöneticileri tribüne oynamaya başladı. Beni hain pozisyonuna düşürmeye çalışıyorlar. Bu hal hala devam ediyor. UEFA yetkililerinin o gün söylediği her şey bugün gerçek oldu. Toplum ve sürecin en başından beri Fenerbahçeli taraftarlar yanıltılıyor. Fenerbahçe, sonuç ne olursa olsun Avrupa'da oynayacağını söyledi, ne oldu?

"PLATINI İLE GÖRÜŞME YAPTIK"
Platin ile Larnaka'da bir görüşme yaptık. UEFA "Kesinlikle yapamazsın dedi" ama biz yaptık. Biz UEFA ile pazarlığı Türk futbolu adına yaptık. Sonuçta bu pazarlıktan karla çıktı.

Son fırsat, İsviçre'de UEFA yetkilileriyle pazarlığımız meyvalarını verdi. Puan silme ve para cezası ile birlikte 1 yıl Avrupa'dan menle birlikte dosya kapanacaktı. Bunların hepsi sözlüydü. Infantino bize yazın ve resmileştirin dedi, biz de yazdık.

Aydınlar'ın UEFA'ya gönderdiği mektupta, 26 Ocak 2012'te toplanacak TFF Olağanüstü Genel Kurulu'nun toplanacağı ve şike iddiası bulunan kulüplere sadece bir kereliğine şu cezaların verileceği bildirildi; 2010/11 sezonunda elde edilen gelirlerin iadesi, yayın gelirlerinin TFF'ye iade etmeleri, 12 puandan az olmamak kaydıyla puan silme cezası, puan cezasının 2011/12 sezonunda infaz edilmesine, Süper Lig kulüplerine 2 milyon ila 10 milyon TL arasında bir ceza, 1. Lig kulüplerine 500 bin ila 2 milyon TL arasında para cezasına, ihlalde bulunan kulüplerin Avrupa kupalarından men cezasına ve katılımı ardından gelen kulüplerin katılmalarına karar verileceği TFF Genel Sekreteri Ebru Köksal imzasıyla geçildi.

INFANTIO'NUN İMZASI DA YER ALDI
Sır diye bahsedilen bir yazı. İçinde ne Fenerbahçe'nin ismi geçiyor, gene olarak soruşturmada ismi geçen kulüpler geçiyor. UEFA da bize bu cezaların verilmesi halinde konunun kapanacağını resmi bir yazıyla teyit ediyor. UEFA'dan "Sayın Bayan Ebru Köksal" imzasıyla gelen mektupta; "26 Ocak 2012'de yapılacak toplantı hakkında bilgilendirildiğimiz için mutluyuz" denilirken, teklifin "makul, orantılı ve uygun bir karşılık" olduğu belirtildi. Bu cezaların etkin olarak uygulanması halinde; "başkaca işleme (takibata) gerek olacağını tahmin etmiyoruz" ifadesi kullanıldı. Mektupta süreçle ilgili bilgilendirmenin devam etmesi için dilekte bulunulurken, Gianni Infantino imzası mektubun altında yer aldı.

"FENERBAHÇELİ YÖNETİCİLER 100 YILA DAYANAN KULÜBÜ.."
Fenerbahçe yönetimi, kişileri kurtarmak adına değil tarihi 100 yıla dayanan köklü kulübü kurtarmak isteseydi ne noktada olurduk? 58'inci maddenin ağır olduğunu ve değişmesi gerektiğini UEFA'ya bildirdim. UEFA, süreç devam ederken kuralın değiştirilemeyeceğini ama kurul kararıyla 1 kereliğine kuralın askıya alınabileceğini söyledi. Kulüpler Birliği bana maddenin değişmesini istediğini belirtti. Fenerbahçe başkanı değişmesini istemediğini söyledi. Kulüpler Birliği'nde 14 imza küme düşme kaldırılsın diye TFF'ye müracaat ediyor. Peki buna ilk imzayı atan kim? Hürriyet gazetesindeki röportajda Nihat Özdemir; "58'inci madde değişmezse Türk sporunun sonu olur, Türk sporu batar" diyor.

"PORTO, MİLAN VE JUVENTUS KARARLARI..."
Sonra ne diyorlar? Bu kez Fenerbahçe yönetimi, 58'inci madde değişmesin diyor. 1 puan dahi sildirmeyiz diyor. Sonra yarım puan bile silinemez diyorlar. Fenerbahçe için değil Fenerbahçe'yi bu hale getirenler hakkında konuşuyorlar. Geçmişte de böyle oldu diyorlar, Porto, Milan, Juventus diye sıralıyorlar. Bu kararlar 2006'dan önce alındı. 2006'da Platini geldi, 2007'de UEFA Disiplin Talimatnamesi'ni değiştiriyor, şikeye "0 tolerans" diyor. Fenerbahçe bu 3 fırsatı da tepti. Bu kulübe bu damgayı vurdular. İçeride farklı, dışarıda farklı konuşanlar, kamuoyunu yanıltma çabalarına yeter diyorum ve TFF Başkanlığı'nı bırakma kararı alıyorum. Konuya ait endişelerimi, ciddi bir uyarı niteliğinde Mehmet Ali Birand'a programda aktarıyorum.

AYDINLAR'IN GÖRÜNTÜLERİ İZLENDİ
Aydınlar programda, UEFA'da Infantino ve baş hukuk müfettişiyle görüştüğünü, UEFA'nın kendisine en az 12 puan silinmesi gerektiğinin kendisine söylendiği, bu şike sürecinde bir kupa alınmışsa geri verileceği söylendi. "UEFA'nın iç işlere karışmadığı söyleniyor ama ceza vermeden kapatmanız mümkün değil, vereceğiniz cezaya karışmaz" diyen Aydınlar, "Fenerbahçe, UEFA Disiplin Kurulu'na sevkedicekler, en az 3 yıl ceza vereecekler. Vebal Fenerbahçe'nin yöneticilerindedir. Bu yanlış yoldan bir an öne dönmeleri gerekir" diyor.

"HAKSIZ ÇIKMANIN MUTSUZLUĞUNU YAŞIYORUM"
Bugün haksız çıkmanın mutsuzluğunu yaşıyorum. O gün gereken çaba ve iyi niyetle çözümlenmişti. CAS davasıyla ilgili "namus davamız" diyenler, "Başka çaremiz yoktu, çekmek zorundaydık" dedi.

"KENDİM GÖRÜŞTÜM VE RANDEVU ALDIM"
Gündemdeki konulardan biri CAS süreci. UEFA'dan randevu talepleri oldu, reddedildiler. Platini red cevabını, beni de CC'leyerek gönderdi. Ben kendim görüştüm ve randevu aldım. İmzalanmayan bir kağıt ile ilgili pazarlık yapıldı. Bunu delil olarak sundular. 3 Fenerbahçe yöneticisi ve spor programlarında uzman diye kanal kanal dolaşan avukat bu pazarlığı yaptılar. Haberleri yok diyorlar.

AYDINLAR'DAN "ZARAR ÖDEYİN" ÇAĞRISI
Aydınlar, bir kez daha 32. Gün programına atıfta bulunarak orada söylediği; "Kendi kararlarımdan dolayı Fenerbahçe zarar görürse zararı tazmin edeceğim. Yok, benim dediğim olursa bu zararın tazminini için bu işin takipçisi ben olacağım" sözlerine vurgu yaptı. Buradan ciddi bir çağrım var. Fenerbahçe yönetim kurulu, en geç 2 Kasım'daki genel kurula kadar bu zararın tazmini için gerekli ödeme planını sunmaları gerekiyor. Bunun takipçisi ben olacağım. Bir yıllık zarar için 45 milyon euro dediler. 135 milyon euro'nun ödenmesini, zararın tazmin edilmesini istiyorum. Bu paralar onlar için önemli paralar olmasa gerek. Hepsi büyük iş adamları.

"HİÇBİR ZARARI KARŞILAMAYACAK"
Buradan altını çizmek istiyorum. O dönem yöneticilik yapanlar, hukuk önünde borçludur ve müşterek borçlu müteselsil kefil durumundadırlar. Ancak hiçbir para yaşanan manevi zararı karşılamayacak.

"2 AY SONRA OLAĞANÜSTÜ SEÇİM Mİ OLUR?"
Fenerbahçe'de olağanüstü seçim yapılacak. 2 ay sonra olağanüstü seçim olur mu? Adı üstünde, 20-30 gün sonra yapılır. 2 ay sonraya olağanüstü seçim kararı alındı, rekor kırıldı. Fenerbahçe üzerinde oyunlar oynanmaya devam ediyor. (Aziz Yıldırım'ın son medya toplantısında, seçim için söylediği sözler hatırlatıldı.)

"KİMSE FENERBAHÇE'NİN ÜZERİNDE DEĞİLDİR"
Fenerbahçe kimsenin vesayetinde değildir. Kimse Fenerbahçe'nin üzerinde değildir. Fenerbahçe'nin ana sorunu seçim değildir. Sorun, Fenerbahçe'nin sorunlarının üstünün manevralarla üzerinin örtülme sorunudur. Uzun yıllarını spora vermiş bir spor adamı olarak konuşuyorum, 25 milyon taraftarı olan yıllık geliri 200 milyon dolarlarla ölçülen bir tane kuruluş var mıdır? Kendi tabirleriyle söylüyorum; "Bakkal gibi yönetilen bir tane kuruluş var mıdır?" Fenerbahçe modern bir şekilde yönetiliyor diyebilecek var mı, bu yakışıyor mu? Böyle mi dünya kulübü olacağız? Biz şu anda neler konuşuyoruz, neyi konuşuyoruz? Aranızda bunları bu kuruma yakıştıran var mı?

AYDINLAR'DAN ÇAĞRI
Buradan açık bir çağrıda bulunuyorum; Fenerbahçe'de köklü bir değişim olması gerektiğini söylüyorum. Böyle taraftar, böylesine bir tutku bu yaşananları hak etmiyor. Böylesine bir enerjiyi böyle bir olay üzerinde tüketiyoruz. Dünya değişiyor, değişmeyen tek şey Fenerbahçe'deki kaos ortamı. Fenerbahçe değişmek, yenilenmek zorunda.

"BAŞKANLIĞA ADAY DEĞİLİM"
Bütün Fenerbahçeliler betonu, inşaatı değil, tüm branşlarda Avrupa'da alınacak kalıcı başarıları konuşmak istiyor. Başkanlık konusuna gelince, bana uzun süredir Fenerbahçe başkanlığı için bana destek olan, telkinde bulunan Fenerbahçeli kurul üyelerine teşekkür ediyorum. 2 Kasım tarihinde olacak kurulda Fenerbahçe başkan adayı değilim. Şayet, Fenerbahçe'deki vesayet geçici bir başkanla durumunu sürdürmekte ısrar ederse kararımı gözden geçireceğim.

AYDINLAR'DAN ÇAĞRI
Buradan açık bir çağrıda bulunuyorum; Fenerbahçe'de köklü bir değişim olması gerektiğini söylüyorum. Böyle taraftar, böylesine bir tutku bu yaşananları hak etmiyor. Böylesine bir enerjiyi böyle bir olay üzerinde tüketiyoruz. Dünya değişiyor, değişmeyen tek şey Fenerbahçe'deki kaos ortamı. Fenerbahçe değişmek, yenilenmek zorunda.

AYDINLAR'DAN SORULARA CEVAP
Soru; "Bugüne kadar neden sessiz kaldınız? Bu kadar inandığınız bir konu hakkında, bu kadar açık ve net belgelerle konuşurken, adı geçen kulüpler neden küme düşürülmedi"

- Herkes konuşuyor, ciddi bir bilgi kirliliği var. Sportif anlamda sürecin tamamlanmasını bekledim. 31 Ocak'ta ben istifa ettim, bu kararı benden sonra gelen yönetime sormalısınız. En başta alınan küme düşürmeme kararı masumiyet karinesini bozmamak ve savunma hakkına zaman tanımak içindi. Türkiye'deki ekonomik durumlarını düşünün, Anadolu kulüplerinin ekonomik durumunu, yayıncı kuruluşun durumunu düşünün. Playoff öncesinde karar alacaktık. UEFA bunu reddetse de, biz bunu kabul ettirdik. Larnaka'da Platini ile yaptığımız toplantıda çok kavgalar oldu. Ancak, biz son kararımız deyince bunu bize güvenerek kabul etti.

"BELKİ DÜNYADA BÖYLESİNE KRİZ YOKTUR"
Soru; "Fenerbahçe'yi düşürmek istemediğiniz konuşuluyor. Çeşitli unsurlardan, devletten, medyadan iyi yardım aldınız mı?"

- Trabzonspor konusunda şunu söylemek isterim. Trabzonspor da bu soruşturmanın kapsamındaydı. 4 Temmuz'da UEFA'nın bize gönderdiği mesajta Trabzonspor'un da adı verdi. Bize sorulsaydı, biz Trabzonspor'u da UEFA'ya göndermeyecektik. Türkiye'de değil, belki de dünyada bile böylesine bir kriz yoktur. Kimse ne yapacağını bilmiyordu. Bilgi sahibi birisi yoktu. Herkes kendi çıkarını düşünüyor. Kulüpler Birliği'ne konuşuyorsunuz, ertesi gün aksi yönde açıklama yapıyor. Küçük çıkarlar için süreci sabote etmeye çalıştılar

"ALLAH KORUSUN 1 GÜN BİLE HAPİS YATMAK..."
Soru; "Burada erken bir karar alamamamızın nedeni neydi? Kararı niye erken veremediniz"

- Bu sorunun cevabı konuşmamın içeriğinde var. 50'nin üzerinde kişi göz altına alınmış. Basında çıkan haberlere bakın. Vahim konusu eleştiriliyor, durum vahim değil miydi? Bir kulüp başkanı, bir kulüp yöneticisi 1 yıl hapis yattı, 6 yıl hapis cezası yedi. Bu durum vahim değil mi? Allah korusun, 1 gün bile hapis yatmak benim için vahim bir durumdur. UEFA Disiplin Kurulu, Tahkim Kurulu, CAS sonuçlar vahim değil mi? Öyle olmuş, böyle olmuş, olmuş mu? Durum vahim değil mi?

Savcılık bize belge vermedi. Ben hiçbir şey görmeden, ortada dolaşan spekülasyonlarla karar mı alsaydım? Bize belgeler geldi ama lig başlamıştı. Lig oynanırken karar alsak ne olurdu?

"TÜRK KULÜPLERİ SÜRECE AYAK UYDURMADI"
Soru; "Türk futbolu batar dediniz. Bu durumla ilgili neler söyleyeceksiniz?"

- Şunu söylemek isterim, genel olarak; Türkiye'de son yıllardaki ekonomik gelişmelerine bakın, bir de spor kulüplerinin ekonomik gelişmesine ve başarılarına bakın. Türk kulüpleri sürece ayak uyduramadı. İspanya'da ve İtalya'da ekonomi gelişince futbol kulüpleri gelişti. Türk kulüpleri bence bu fırsatı kaçırdı. Yönetim tarzlarına, transfer harcamalarına bakın. Bunları gördüğünüz zaman gerçeklerle yüzyüze gelirsiniz.

"ŞENES BEY BİZE YERDIMCI OLDU"
Soru; "Şenes Erzik'ten yeterli desteği gördünüz mü? Neden Fenerbahçe'de başkanlığa aday olmuyorsunuz? Kongre yapısıyla mı alaklı?"

- Şenes Bey, UEFA'da ve FIFA'da çok önemli bir isim. Bu süreç boyunca bize yardımcı oldu. Hiçbir yanlış davranışı olmadı. Her konuda Şenes Bey çok yardımcı oldu. Şenes Bey, Türk futbolu açısından çok önemli bir mevkide. Benim açımdan Şenes Bey çok değerli.

Ben 25 yıllık Fenerbahçe üyesiyim. Benim üyelerle sıkıntım yok. Bir çoğu arkadaşımız, dostumuz. Benim kongreden yana sıkıntım yok. Neden adayım, değilim. Konuşmamda bahsettim. Bugünlük bu kadar yeterli diyorum.

"GÖREVİ KENDİM BIRAKTIM"
Soru; "Görevi bıraktınız mı, görevden alındınız mı? Bu suç yalnız Fenerbahçe yöneticilerinin mi, yoksa Türk halkı bana teşekkür etmeli diyen TFF'nin hiç mi günahı yok?"

- Görevden kendi isteğimle ayrıldım. Ayrılırken hiç kimseyle temas içerisinde olmadım. Sadece evden çıkarken eşimle konuştum. Daha sonra Göksel Gümüşdağ bana geldi, istifasını sunacağını söyledi. Göksel Gümüşdağ'a "bekle" dedim, Lütfi Arıboğan'ı çağırıp isminin spekülasyonlara karıştığını ve durmasının doğru olmayacağını söyledim. Üçümüz birlikte istifa ettik.

Birçok ünlü spor hukukçusu çıkıp saçma saçma yorumlarda bulundular. Bilgi kirliliği vardı. Fenerbahçeli 4 yönetici ve dönemin Kulüpler Birliği başkanı beni güven yenilemeye davet ettiler. Bazı insanlar koltuklarına yapışmışlar. Bu iş gönül işidir, sosyal sorumluluk işidir. Başarılı olduğunuz sürece durursunuz, olamadığınız noktada 1 saniye durmamalısınız.

ARIBOĞAN VE KÖKSAL İÇİN CEVAP
Soru; "UEFA'nın TFF'nin haberi olmadan Trabzonspor'u Şampiyonlar Ligi'ne almaması mümkün mü? İlhan Helvacı, Lütfi Arıboğan, Ebru Köksal TFF'den ayrıldıktan sonra G.Saray'a geçtiler. Bu konu hakkında neler söyleyeceksiniz?"

- Sportif süreç bitmiştir. Bizi ilgilendiren karar sportif kararlardır. Bu konuyla ilgili konuşacak bir şey kalmamıştır. Kamuoyunu yanıltmaya çalışmasınlar. Yargıtay'daki ceza davasıdır, oradan aklanmaları bir şey değiştirmeyecektir. Umarım aklanırlar.

F.BAHÇELİ YÖNETİCİNİN SÖZLERİNİ AÇIKLADI
Ben bize sorulsaydı Bursaspor'u gönderebilirdik dedim. Ben, "Trabzonspor nereden çıktı, bize neden sormadınız, Trabzonspor soruşturma kapsamında değil mi" dedim. Bana Fenerbahçeli yöneticiler geldi, gülerek çıktılar. Sorun Fenerbahçe'nin yerine Trabzonspor alınınca oldu. Bu yöneticiler sorumluluğu kendilerinden atmak için beni hedef gösterdi. O gün yönetici ayağa kalkıp, "Yönetimi topluyorum. Şampiyonlar Ligi'ne gitmeme kararı alıyoruz" dedi. Dışarıda farklı konuştu. Bu sabah halen, bir Fenerbahçe yöneticisi bir toplantıda; "30 Ağustos'ta Cumhurbaşkanlığı resepsiyonunda Fenerbahçe 30 Temmuz'da Bank Asya'daydık. Bugün ise o toplantıda, o dönemin yöneticileri de var; "Mehmet Ali Aydınlar bize çok yardımcı oldu ama yanındaki arkadaşları bize zarar verdi" demiş. Lütfen artık ikiyüzlülük yapmayın. Gerçekler ortada, kendilerinin bir sözü var "Gerçeklerin ortaya çıkma gibi bir huyu var" diye, çıkacaktır. Gerçek ortadadır.

"BÜTÜN BİLGİLER ARIBOĞAN DA TOPLANMIŞ"
Lütfi Arıboğan uzun yıllardır TFF'de. Ben yönetim kuruluna aldım ama benden önce, Haluk Ulusoy'dan beri Arıboğan var. Arıboğan TFF'nin hafızası olmak. Bilgiler onda toplanmış. Yıllarca genel sekreterlik yapmış. Genel sekreter bir yerde CEO gibidir. İlhan Helvacı ben geldiğimde vardı. Ben geldim, 90'ıncı saatte bu olay patladı. Bir görevlendirme toplantısı yapmışız. Ebru Köksal için Ali Şen, Fenerbahçe genel kurulunda biz böyle insanlar çıkarmalıyız demiştir. Ali Koç, Ebru Köksal kararımdan ötürü beni tebrik etmiştir; "Çok doğru bir görevlendirme yaptınız" dedi.

Polis fezlekelerinin gönderildiği söyleniyor. Geçen gün bir tv programına çıkan bir kişi şunu söylüyor; "Ben Ebru Köksal ile görüştüm. 16 Şubat'ta görüştüm. Üstlerinin talimatıyla yani Helvacı ve Aydınlar'ın direktifiyle göndermiştir" diyor. El insaf, iftira atmanın bir haddi hududu var. Aydınlar, 31 Ocak'ta ayrılmış. TFF'de yok.

"NEDEN BENİM UĞRAŞTIKLARINI SORDUM"
Fenerbahçe'nin önde gelen yöneticilerinden birine sordum; "Neden benimle uğraşıyorsunuz", o da bana; "Bir tek rakip karşımızda sen varsın. Yarın ben aday olsam, aynıları benim için yapılır" dedi. Yalanlayabilir ama şahitlerim vardı yanımda. Bu işleri artık konuşmayalım. Geçelim.

Yargıtay kısmının sporla alakası yok. Bu konuşmalar herkese zarar vermiyor.

"TFF, ŞİKE DİYE BİR KARAR VERMEDİ"
Soru; "Ankara'da eksi puanın görüşüleceği kongreyle ilgili UEFA'ya gönderdiğiniz metinde çok önemli bir detay var. Gelirlerin TFF'ye alınması ve hak edenlere verilmesi, bir önceki maddede ödüllerin yani kupanın alınması ancak kime verildiği belli değil. Bu nedir?"

- TFF şike diye bir karar vermedi. Biz o kararı geçirseydik, hiçbir şey olmayacaktı. Kupalar geri alınacaktı. Biz o seneyi yok sayacaktık. Hem kupada, hem ligde sorunlar vardı. Beşiktaş'ın kupada, Fenerbahçe ve Trabzonspor'un şike soruşturmaları vardı. Şike tespit edilen maçlarda elde edilen performans gelirlerinin, kaybeden takıma verilmesiydi. Biz o seneyi yok sayma konusunda karar almayı düşünüyorduk, söyleyeceklerim bu kadar.

"SAYIN BAKAN BÖYLE BİR KONUŞMA YAPMIŞ AMA..."
Soru; "Siz kucağımda bomba buldum dediniz. Devletin bakanı Aydınlar biliyordu dedi. UEFA'nın aldığı karar nasıl güvenmek gerekir?"

- Sayın Bakan böyle bir konuşma yapmış. Duyar duymaz bakanı aradım. Ben bilmiyordum dedim, siz bilip getirdiyseniz ben bilemem dedim. Ben onu kastetmedim, dedi. Demeç verdi, gazetelerde konuşma yaptı, twitter'da açıklama yaptı. Herkesin söylediği kendisini bağlar. Benim bile bile böyle bir şeye girmem için aptal olmam lazım. Fenerbahçe başkanlığı için en önemli isim bendim. Bunu bilerek TFF'ye başkan olur muyum.

TFF'DEKİ PROJELERİNİ AÇIKLADI
Soru; "Neler yapmak istediniz de, yapamadınız? Başkan kalsaydınız bugün tablo ne olurdu?"

- Çok projemiz vardı. Şimşekler üzerimizdeydi, kimseyi mutlu edemiyordunuz. TFF'nin organizasyonunu modernize ettik. Kurumsallaştırdık. Bir şey yapmadan ücret alanlar vardı, onlarla yolumuzu ayırdık. Ben TFF'ye geldiğimde "1000 liranın üzerindeki bütün harcamalar benim onayımdan geçecek" dedim. Biz bütün Türkiye'de altyapıları güçlendirmek, iyi eğitimciler yetiştirmek üzerine hareket ettik. Almanya'da altyapıyı yaratan 2 adamdan biriyle aylık 7500 euro karşılığında anlaştık. Türkiye'deki eski futbolcuları eğitecekti ve Türkiye'de yeni eğitmenler olacaktı. İkinci kişi de 1 yıl sonra gelecek ve görevine başlayacaktı. Ben geldiğimde kasada hiç para yoktu, kasada 39 milyon para vardı. Biz bıraktığımızda güzel projeler bıraktık. Biz belayla uğraşırken, bir taraftan bunları yaptık. Görev süremiz zaten 7 aydı.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
duran - 3 yıl önce
Bu sürecin başından bu yana TS haklı olduğu ortadayken TS hakkında kararı anında kafanıda oluşturup,bursa'yı göndermeyi düşünüyorsunuz,ama önünüze gelen belgelerde açık olarak suçlanan fb hakkında kurtarma çabasına giriyorsunuz.sizim bu ön yargınızı uefa. Ve cas göremedimi yada Ts nin haklarını gasp etmek sizlerde alışkanlık mı oluşturdu.o sezonun şampiyonu kim diye halka sorun,halk okkalı cevabı verir sizlere,yazıklar olsun sizlere ve zihniyetinize.
Avatar
Sezgin - 3 yıl önce
He ne anlattı bu herif hani Trabzonspor'un hakları it Siktir git sen hastenenle uğraş boş adam Aziz senide ıti yapmış yalama
Avatar
Arif vural - 3 yıl önce
Cikmis piskin piskin fb kurtarmaya calistigini anlatiyor birak arkadas kanun ne diyorsa onu yapacaksin bunun obur dunyasida var burda istifa ettin kactin ya orda hakkimizi yedin alin terimizi caldin Aydinlar en az onlar kadar sende suclusun saygilar
Avatar
Engin - 3 yıl önce
Seninin serefin varmi serefsiz pislik. Utanmaadan cikmis kunusuyor nerdeydin 3 senedir bunlarin hesabi sorulacak ..........koydugum ben ts liyim birgun bunuyapacagim serefsiiiiiiz