MİRASIN REDDİ NASIL YAPILIR?

Bir kişinin ölümünün ardından, yasal ve isteğe bağlı vasilere, mallarının, borçlarının ve haklarının kalmasına miras denilir. Yasal mirasçılar ana, baba, kardeş, çocuk, dede ve torunla birlikte yakın akrabalardır.

MİRASIN REDDİ NASIL YAPILIR?
14 Temmuz 2017 Cuma 02:09

Bir kişinin ölümünün ardından, yasal ve isteğe bağlı vasilere, mallarının, borçlarının ve haklarının kalmasına miras denilir. Yasal mirasçılar ana, baba, kardeş, çocuk, dede ve torunla birlikte yakın akrabalardır. Ölümden sonra kişinin hüküm bırakması kaydıyla mirasının tamamını veya bir kısmını istediği kişi veya kişilere bırakma özgürlüğü ve hakkı bulunur. Devlet belirli şartlar ve belirli aşamalardan sonra mirasa hak sahibi olabilir. Karmaşık yapılara sahip miras davalarında, bu alanda uzmanlaşmış miras avukatları, davaların istenilen şekillerde sonuçlanması için önemlidir.

Günlük yaşamda en sık karşılaşılan anlaşmazlıklar arasında yer alan miras davaları, miras kalan kişinin mirası red etme hakkının da bulunduğu bir dava türüdür. Ölen kişinin malları, hakları doğrudan alt soyu ve yasal mirasçılarına kalabildiği gibi, isteğe bağlı kişilere de kalabilir. Bu durumlarda mirasın istenmemesi halinde mirasçı olan kişiler Mirasın reddi davası açabilirler. Mirasın reddi davası, belirli şartlar öne sürülerek açılabilen bir dava türü değildir. Yani sadece ölen kişinin borçlarından muaf tutulmak kaydıyla bir miras reddi yapılamaz, ölen kişinin bıraktığı tüm haklardan ve mallardan da feragat edilmesi gereklidir.

MİRASIN REDDİ DAVASI NASIL AÇILIR?

Ölen kişinin mirasçı bıraktığı kişinin, ölüm üzerinden 3 ay geçinceye kadar mirası red etme hakkı bulunur. Bununla birlikte ölen kişinin mirasçılarının, mirasçı olduklarından her durumda zamanında haberdar olmaları mümkün olamamaktadır. Bu tür durumlarda mirasçıların, mirastan haberi olduklarından sonraki 3 ay içerisinde mirası red etme hakları bulunur. Yasal mirasçılar, altsoy, mirasçı tayin edilmiş kişiler, gibi geniş bir külliyata sahip ve çok karmaşık bir yapıya sahip miras davalarının çözümlenmesi için gerekli olan şartların oluşturulması, mahkemenin taleplerinin doğru yöntemlerle ve doğru zamanda yerine getirilmesi gibi konularda izlenmesi gereken yol ve yöntem bir avukatın kılavuzluğuyla en doğru şekilde yapılabilir. Mirasçının Sulh Hukuk Hakimliği’ ne mirası bırakan kişinin ölümünden 3 ay sonrasına kadar veya mirasçı olduğunu öğrendikten 3 ay sonrasına kadar başvurması gereklidir. Başvurunun kayıtsız ve şartsız olarak ve sözlü beyanla yapılması gereklidir. Sulh Hukuk Hakimi tarafından bu sözlü beyan, yasal süresi içerisinde yapıldığında bir tutanakla tespit eder. İstenmesi halinde mirası red eden kişiye bir belge de verilebilir. Yasal süresi içerisinde mirası red etmemiş mirasçılar, mirası bırakanın tüm mirası kayıtsız ve şartsız olarak kazanmış olur. Bununla birlikte, mirasçı olduktan sonra yasal süresi içerisinde gerekli başvuruyu yaparak mirası red etmeyen bir kişinin ölümü halinde, mirası red etme hakkı mirasçılarına geçer.

Mirası red etme hakkı bulunan mirasçıların, kendilerinden sonra gelen mirasçıların ilgili mirası kabul edip etmeyecekleri sorulmasını isteyebilirler. Bu durumda Sulh Hukuk Hakimi, takip eden mirasçılara durumu bildirir. Takip eden mirasçılar ilgili bildirimden sonra ki 1 ay içerisinde mirası kabul ettiklerini belirtmezlerse tasfiye sürecine geçilerek, mirasçının red talebi değerlendirilerek hakları tasfiye edilir. Tasfiye sonrasında hak, önceki mirasçılara pay edilir.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.