HANGİ GENÇLİK ?


Hasan Hüsnü BAYRAMOĞLU

Hasan Hüsnü BAYRAMOĞLU

29 Ocak 2013, 23:09

Gençliğin ruhunu, işleyen bir tarla gibi, kendi haline bırakırsanız orada ısırgandan ve dikenden başka bir şey bulamazsınız. “

Diyor filozof Snellman. Finlandiya’nın yeniden kurulmasında ve yeni bir kültür ve manevi değer oluşturmasında büyük bir rol oynamış hatta buna liderlik etmiş büyük düşünce adamı Johan Vilhem Snellman.

Aslında kendimize ilk önce şunu sormalıyız nasıl bir gençlik istiyoruz ?

İstenilen gençlik aslında ülkemizdeki siyasi görüşlerin yelpazesine göre değişmekte ama en büyük ortak payda hepsinde bir. Etrafına duyarlı sosyal ilişkileri iyi topluma yararlı ve ahlaklı bir gençlik…

Ailelerin köyden şehir hayatına geçişiyle daha farklı bir yaşam stiline geçiş yaptığını modern dünyaya ayak uydurma çabalarını derinlemesine yazarak laf kalabalığı yapmayacağım bu değişimle ilgili neticeler herkesçe malumdur.

Mesele bu değişimle beraber ailelerde çok ahmakça bir şekilde meydana gelen “çocuğu bırakacaksın özgür yetişecek hayatı kendi öğrenecek sıkmayacaksın” düşüncesidir. Gerçi gençliğini Dallas, çarlinin melekleri vs.. izleyerek geçirmiş. Dünya görüşünü televizyonların belirlediği bir anne babadan da başka bir şey beklenemez. Anne babalar ne kadar bilinçli manevi değerleri kuvvetli ki kendi çocuklarına da bunu aşılayabilsin bu da başka bir yazı konusu olur. 

Çocuk ve yahut genç hiçbir zaman kendi başına bırakılacak ve kontrol edilmeden hayatını idame ettirecek bir yapıya sahip değildir. Gençlik insanın en aşırı düşüncelere ve yollara sapabileceği çok tehlikeli yıllar silsilesidir. Dünya da tüm ticari yapılar ve toplumsal örgütler politikalarını gençlik üzerine kurarlar çünkü gençlik dediğiniz kavram kapitalist düşüncede büyük bir pazardır anlamına gelir. Bakınız en basit bir örnek verecek olursak televizyonlarda izlediğimiz yirmi reklamın on dokuzu gençlere yöneliktir.
Ülkeler bile birbirlerinin iç işlerine karışmak istediğinde o ülkenin ilk önce gençliğini etkilemeye çalışıyor. Çünkü gençlik gelecektir.

Nasıl ayağı sakat bir adam bastonsuz yürüyemezse gençte etrafında ehli akıl sahibi ona yol gösterecek insanlar olmadan sağlıklı bir şekilde geleceğe yürüyemez. Kirlenen dünyamızda her kötülükte gençler için vardır ve her an gençlik bu kötü tuzaklara düşmeye meyillidir.

Başkalarının kötü tecrübelerini tekrar yaşamak ahmaklıktır. O nedenle çocuklarımızla gençlerimizle sürekli diyalog halinde olmalı onlara hayata dair tecrübelerimizi lisanımünasip bir dille anlatarak namünasip olaylara karşı bilgilendirmeli korumalıyız.

Osmanlı Devletinin kurucusu cennet mekan, yönetim mührünü genç yaşta eline alan Osman Gazinin yanında bir Edebali olmasa durumu nice olurdu. 21 yaşında dedem Fatih Sultan Mehmed’in yanında bir Akşemseddin olmazsa hali nasıl olurdu ?

Şimdi diğer büyük düşünce adamı Kant’ın gençlik için söylediklerine bakalım.
Diyor ki; Gençlikte günler kısa, yıllar uzun, yaşlılıkta günler uzun yıllar kısadır.

Lafın kısası eğer gelecekte daha ahlaklı ve refah bir ülkede yaşamak istiyorsak senin çocuğun benim çocuğum demeden tüm gençlere sahip çıkmalı ve onları yaşadığı topraklara bağlı maneviyatı kuvvetli ahlaklı insanlar olarak yetiştirmek için üzerimize düşen görevi yapmalı ve en önemlisi bunu yapanları da kendi siyasi görüşümüzden olmadığı için baltalamamalıyız.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.
Avatar
Adem H. - 4 yıl önce
bir çırpıda zevkle ve ilgiyle okudum. mesajı net, anlaşılır olan yazınız için teşekkürler.
Avatar
Cengizhan Yıldız/Editör - 4 yıl önce
hasan abide aramıza katılmış hayırlı olsun
Avatar
Hasan AKÇAY - 4 yıl önce
hasan kardeşim inşallah sizin gibi bu konuya meyilli vatandaşlar sayesinde gençliğimiz daha iyi yerlere gelecek.