OLCAN İSTEMEYİNCE


Hasan AKBAŞ

Hasan AKBAŞ

24 Eylül 2012, 11:24

Eğer bu hafta ülser olursam, bunun müsebbibi kesinlikle sevgili Olcan Adın olacaktır!..
Her iki takımda birbirlerinin hamlelerini bekler görüntüde bir futbol gecesi sundular bizlere.
Öyle ki, oyuncu değişikliklerini bile neredeyse aynı zaman diliminde ve hemen aynı mevkilerde kullandılar.
Kağıt üzerinde Fenerbahçe’nin favori olduğu bir akşamda, sahada yüreğini ortaya koyan bir Trabzonspor izledik.
Şenol Güneş’in kıran kırana bir maç olacak dediği tamda tuttu bir yerde, lakin Olcan’ın dağları taşları kırmasını kim salık vermiş onu anlayamadık doğrusu!
Özellikle Bamba, Sapara, Yasin, Emerson, Mustafa ve Onur bu akşam kusursuz oynadılar. Serkan Balcı’nın yerinde Zeki oynar diye açıkçası bende umutlu olmadım. Şenol hoca burada tecrübeden yana tercihini kullandı. Celustka’nın bu alanda fazla sırıtmadığını gördük ve yer yer Yasin ile sık sık hücum bindirmeleri yaptılar. Fakat böyle alt yapıdan gelen genç oyuncularında bir şekilde kesilmemesinden yanayım!
Volkan Şen’in ve Colman’ın Trabzonspor için ne denli önemli birer figür oldukları bu akşam o kadar belli oldu ki, Trabzonspor’u ve Şenol Güneş’i biraz sık boğaz etmeden, birkaç hafta sonraki Trabzonspor’un neler yapabileceğini bu akşam daha net idrak etme şansı buldum diyebilirim, tabi kendi futbol görüşüme göre.
Fenerbahçe’nin hafta içi düşük Avrupa karnesinden dolayı kimse Trabzonspor’un oynadığı karakterli futbolu asla ve asla yadsımamalı.
Son yılların en diri Trabzonspor’unu izledim dersem hiçte abartmış olmam diye düşünüyorum. Ha bütün bunlar yeterlimi, bu tartışılır…
İkinci yarının başlarındaki o öldürücü baskının bir sonuç vermemesine ise yorumumuz; Trabzonspor’un talihsizliğini ve şansını kıramamasından başka bir şey değildi şeklinde olacaktır. Oynanan futbola bakınca, evveliyatında yapılan olumsuz eleştiriler için bu takımın tek sorunun sezon başı transfer yanlışlarının kurbanı olduğunu bu gece bir kere daha iyi ve net anlamış olduk.
Olcan Adın’a o anlık pozisyonlardan dolayı sitem ederken, bizim kızgınlık ve kırgınlığımız başka yerlereydi aslında.
Trabzonspor’un bir futbol geleneği olması onu zaten zirvenin eteklerinde tutacaktır her zaman. Mühim olan zamanında strateji üretmek ve rakiplerinden bir adım ilerisini düşünmek olmalıdır. Yönetimin ise bunun tam tersini yaptığı halde, Bordo-Mavililerin yine de bu ligde var olduğunun fotoğrafını bizlere sunması ilerisi için az da olsa umut kırıntıları taşımamıza neden olacaktır diye düşünüyorum.
Futbol bir temaşa oyunu olduğu kadar içinde realiteyi barındıranda önemli bir spor dalıdır. Gerçekler can sıkabilir ama kabullenmekte bir erdemdir. Demem o ki; bu halleriyle ne Trabzonspor, ne Beşiktaş, nede Fenerbahçe şu an itibariyle Galatasaray’ı hem futbol hem de takımdaşlık anlamında zorlayamayacaklardır! Fakat her şeye rağmen eğer dün akşam ki oyununu üçüncü bölgedeki zafiyetini ortadan kaldıracak şekilde refize ederse, Trabzonspor’un şampiyonluk yarışında Galatasaray’ı yalnız bırakmayacağını düşünüyorum. Hem bugünkü Galatasaray’ında yapı taşının Trabzonspor patentli olduğunu düşünürsek, bu yarış sanki iki Trabzonspor arasında geçecek gibi olacak ve ligimize ayrı bir heyecan verecektir diye de futbolun daha fazla izlenilir olmasına pazarlama anlamında katkı yapmak için bulunmaz fırsat olacağını düşünüyor ve inanıyorum!
Bu akşam hakemin ve sahada mücadele eden bütün futbolcuların iyi niyeti ise polemiklere rağmen gecenin en güzel fotoğrafıydı. Fakat en az 61 dakika Trabzonspor’a küfreden bayanların bu içler acısı performansını ise gecenin karası olarak bir tarafa biz not ederken, gözlemci raporlarında nasıl bir yer bulacağını da şimdiden merakla beklediğimizi yüce kamuoyunun takdirlerine bırakıyorum.
Şampiyon gibi karşılanan Trabzonspor’a bütün futbol unsurlarının saygı göstermesi, ligimizin akibeti ve Galatasaray hegomanyasınada teslim olmaması için hiç kuşku yok ki en büyük dayanak olacaktır…
Ve ben yazımın sonuna gelirken mide ağrılarım eşliğinde Olcan’ı düşünüyorum!
Adına yakışacak bir geceyi nasılda, ayaklarının tersiyle Kadıköy’de gecenin karanlığına teslim etmeyi seçti diye!...

Hasan Akbaş
24/09/2012

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.