SPORCU PEYGAMBERİN ÜMMETİYİZ


Hasan Hüsnü BAYRAMOĞLU

Hasan Hüsnü BAYRAMOĞLU

06 Şubat 2013, 21:28

Gençlerimizin bu çağda içine düştüğü hem düşünsel hem de fiziksel sorunlar büyük bir önem arz etmektedir.

Her zaman dediğim gibi; Gençlik Gelecektir.  Geleceğin ruh, ahlak ve fiziksel yapı bakımından sağlıklı bir durumda olması daha güçlü bir Türkiye için elzemdir. Çünkü milletler için var oluş madenleri gençlerdir.

Hem sağlık hem fiziksel kuvvet yönünden zayıf bir gençliğe sahip olan milletler varlıklarını devam ettirebilirler mi ?

Toplumlar sürekli bir mücadele halindedir. Bu günümüzde belirgin bir şekilde görülmese de fazla değil bundan 68 yıl önce kanlı bir şekilde açıkça tezahür etmiştir.

Spor;  Temelinde insanları barış dönemlerinde savaşa hazırlamak için yapılan fiziksel alıştırmalardı ve geçen yüzyıllarda spor aktivitelerinin çoğu savaşa hazırlanmak için gerekli yetenek ve donanımları bireye kazandırma amaçlı oyunlardı.

Bilhassa Avrupa devletleri gençlerini kas ve iskelet yapısı bakımından güçlü ve dayanıklı tutabilmek için bilinçli olarak beden terbiyesi dersini okullarda zorunlu kılmıştır. İşte okullarda lüzumsuz görülen beden eğitimi ve spor dersi bu kadar hayati bir öneme sahiptir.

Allah’a hamd olsun sporcu bir peygambere sahip ümmetiz. Bu yazdığım garip gelmesin, yaşadığı dönemde Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v) çok iyi bir sporcudur ve ümmetine sporu sünnet kılmış bir peygamberdir.

Peygamber Efendimiz uzun mesafe koşuları yapar ve hatta Hz. Ayşe anamızla yarışır bazen koşuyu Hz. Ayşe anamız önde bitirir bazen de Peygamber efendimiz yarışı önde bitirirmiş.

Ok atmaya çok önem vermiş hatta boş durulacağına sabah güneşiyle akşam karanlığına kadar ok atmanın daha hayırlı olacağını sahabelerine telkin etmiştir. 

Peygamber Efendimiz aynı zamanda yenilmez bir güreşçidir. Mekke’nin meşhur güçlü pehlivanı  Rükane b. Abdi Yezid ile güreş yapmış ve Rükane’yi tuş etmiştir.

Torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin ‘i kendi huzurunda güreştirmiştir.

Peygamber Efendimiz çocukluk yaşında yüzmeyi öğrenmiş ve yüzmenin önemini hadislerinde dile getirmiştir.

Bu kadar spora önem veren ve spor yapan bir peygamberin ümmeti nasıl olurda sporu angarya boş bir iş olarak görür. 
Belki bu yazım tenkit edilecektir fakat düşündüklerimi söylemekten çekinmem. Müslüman bir adamın kilo vermek için diyetisyenle işi olmaz.

Çünkü Müslüman adam nasıl beslenmesi gerektiğini bilir. Peygamberimiz; "Ademoğlu karnından daha kötü bir kap doldurmamıştır. Oysaki Ademoğlu için belini doğrultacak birkaç lokma yeterlidir. Şayet mutlaka yemesi gerekiyorsa, o zaman (midesinin) üçte birini yemek, üçte birini su, üçte birini de nefes için ayırsın." (Tirmizi, Zühd, 47) diyerek ümmetini asırlar öncesi uyarmıştır. Ve yazımın sonunu  son peygamberin sözleriyle bitiriyorum. Peygamberimiz “Ümmetim hakkında en çok korktuğum şeyler: Göbek bağlamak, çok uyku, tembellik ve yakîn (iman) azlığıdır” buyurmuştur. 

                         Müslüman insan için bunlardan ibret alınacak bir hal yok mudur ?

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
MUAMMER TOSUN - 4 yıl önce
hasan arkadaşimiza teşekkür ediyorum güzel ve doğru tesbitlerde bulunmuş spor yapan bir peygamberin ümmetine spor yapmak ve spora yönlendirmek sünnettir ibareleri cok vurgulayici ve anlamli olduğunu duşünuyorum.. ayrica avrupa gençliği spor kunusunda bizden önde doğru ve bilincli yetişmeleri aileden geliyor bizde tam tersi aile boş birakmiş. dilerim hasan kadeşimizin yazilari bu anlamda ailelere ve bizlere yön gösterici ve aydinlatici bir sebep olur.