Trabzon'da "Diriliş Buluşmaları"

İHH'nın organizasyonuyla Trabzon'da çeşitli STK'ların katılımıyla Diriliş Buluşmaları Programı gerçekleşti. Programda ümmet bilinci ve Müslümanların sorumlulukları üzerinde duruldu.

Trabzon'da "Diriliş Buluşmaları"

 HH Genel Başkanı Bülent Yıldırım'ın davetiyle ve Sosyal Doku Vakfı, Siyer Vakfı, Sahnı Seman İslami İlimler ve Araştırma Merkezi, İlmi ve Fikri Araştırmalar Merkezi(İFAM), Medeniyet Vakfı, Namaz Gönüllüleri Platformu, Aksa Eğitim ve Dayanışma Vakfı (AKDAV) işbirliğiyle organize edilen Diriliş Buluşmaları Programı Trabzon'da gerçekleşti.

Programa konuşmacı olarak Muhammed Emin Yıldırım, İhsan Şenocak, Nureddin Yıldız, Abdullah Yıldız, Beşir Eryarsoy, Ramazan Kayan ve Abdulmetin Balkanlıoğlu katıldı.

Sık sık tekbirlerin getirildiği ve yoğun katılımın olduğu program Hafız Osman Cellak Hoca'nın Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı.

Programda selamlama konuşmasını  yapan İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım, katılımcılara teşekkür etti.

Programa çoğunluk olarak gençlerin katıldığını aktaran Yıldırım gençlere daha gencecik yaşlarında kendilerini İslam'a feda eden Furkan Doğan, Esma Biltaci ve Yasin Börü'yü hatırlatarak gençliğin önemine vurgu yaptı.

Yıldırım devamla; “Öncelikle bu salonu dolduranların genç kardeşlerimizden oluşması ve gençlerin burada çok olması bizi sevindirdiği gibi, zalim israil'i de üzmektedir. Çünkü israil'in kurucusu Filistin'i işgal ettiği zaman demiştir ki: ‘ Filistin'deki yaşlıları öldürürüz gençler ise Filistin davasını unutur.' Şimdi ise gençlerimiz Filistin davasını unutmadı. Gençler! Sizin varlığınız çocuklarınıza, gençlerinize, israil'e büyük bir mesajdır. İnşallah sizler hem Filistin'i hem Suriye'yi, hem Irak'  kurtaracak nesillersiniz. Varlığınız çocuklarınıza, gençlerinize, israil'e büyük bir mesajdır.” dedi. 

‘Hakkın düşmanları, hakkın ve hakikatin sahiplerinden korkmalıdır.'

Bülent Yıldırım'dan sonra konuşan Beşir Eryarsoy ise Müslümanların üzerine düşen sorumluluğu hatırlatarak, dinlenmeye ayıracak vakitlerinin bile olmadığını söyledi.

‘Ümmetin ve insanlığın kurtuluşu Birleşmiş Milletlerde değil, birleşmiş yüreklerdedir.'

Daha sonra söz alan Ramazan Kayan, evrensel İslam kardeşliğinin yeniden canlanması gerektiğine vurgu yaparak Müslümanların beraber olduktan sonra hiçbir şekilde yenilmeyeceğini hatırlattı.

Toplum ve ümmetleri yıkan şeyin korkuları olduğunu belirten Kayan; “Ümmetin ve insanlığın kurtuluşu Birleşmiş Milletlerde değil, birleşmiş yüreklerdedir. Evrensel İslam kardeşliğini yeniden ayağa kaldırmak için buradayız. Beraber olduktan sonra tüm zorluklara göğüs gerebilecek bir güce sahibiz, yeter ki birlik olalım. Bir ümmet savaş ve silahlarla yok olmaz. Toplum ve ümmetleri yok eden korkularıdır. Elhamdülillah bu ümmet bugün korku tünellerinden çıkmış, zillet gömleğini yırtmıştır. Bu ümmet kendi geleceğini inşa etmek için bir aradadır. Bizler geleceğe yürürken diyoruz ki gömleğimiz arkadan yırtık olsun. Allah Mısır'ın iktidarını gömleği arkadan yırtık olan Yusuf'a verdiği gibi, dünyanın da iktidarını gömleğimiz arkadan yırtık bir şekilde bu ümmete verecektir.” dedi. 

‘Bu milleti aldatabilmek için filmler çevirdiler.'

Yaptığı konuşmada, günümüzde Müslümanların dizi ve çeşitli programlarla aldatıldığı söyleyen İhsan Şenocak ise özellikle İslami kimlikli şahsiyetlerin itibarsızlaştırılmak istendiğine dikkat çekti.

Şenocak; “90 yıl önce dediler ki, ‘ Kur'an-ı Kerim yasaklanacak, Ezan-ı Muhammediye Türkçe okunacak, anaların başındaki çarşafa el uzatılacak.' Trabzon'un dağlarında Aşık Kutlular, Dursun Efendiler dediler ki; ‘Siz bu milleti Kur'an'dan ayıramazsınız.' dediler. Nasıl ki siz 90 yıl önce bu milleti Kur'andan ayıramadıysanız, bugün de burada Fatımalar, Muhammedler diyor ki; ‘Bizi Ku'andan ayıramayacaksınız. Kur'an nizamını hayatımıza tatbik etmekten asla koparamayacaksınız.' Bu milleti aldatabilmek için filmler çevirdiler. “Oflu Hoca” adlı bir filmde ahlaksız birini hoca rolüne sokmuşlar. Hoca rolüyle ahlaksızlığı anlatıyorlar. Oflu Hoca kimdir Allah Aşkına! Kur'an-ı Hakim yasaklandığı zaman Of'un dağlarını medreseye çeviren Aşık Kutlu'dur, Dursun Efendi'dir,12 Eylül'de Askeri Mahkemeye üzerindeki cübbesi, başındaki takkesi, elindeki teşbihiyle yürüyen, Çeçenistan'da Zelimhan Yandarbiyevlere kumandanlık yapan Mahmut Efendilerdir Oflu Hocalar. ‘Başımdaki sarık ancak başımla gider.' diyen Bediüzzamanlardır bu milletin hocaları.” şeklinde konuştu.

‘Müslümanlar Kur'an'dan uzaklaştı uzaklaşalı gün yüzü görmediler.' 

Müslümanların İslam'dan uzaklaştırılmak için özel bir çaba harcandığının altını çizen Abdullah Yıldız ise, 1. Dünya Savaşı'ndan 15 yıl önce İngiliz Parlamentosunda konuşulanların önemine dikkat çekti.

Andullah Yıldız, “Üstadımız Sezai Karakoç der ki: ‘Müslümanlar Kur'an'dan uzaklaştı uzaklaşalı gün yüzü görmediler.' Bu cümlenin altını çizmemiz lazım. Acaba bizi Kur'an'dan, bizi yaşayan Kur'an olan Efendimizin sünnetinden, bizi namazdan bizi İslam ahlakından uzaklaştıran şeytani plan neydi ? Ne zaman bu plan başladı. Elbette bizden kaynaklanan sorunlar da vardı ama, bu şeytani planı gerilerde aramalıyız.” dedi.

‘Müminler var oldukça en büyük hakikat Allahuekber'dir.'

Abdullah Yıldız'dan sonra konuşan  Nureddin Yıldız da, zalimlerin Allahuekber nidası karşısında zelil olacağını dile getirerek Müslümanların şu an imkanlar zalimlerin elinde olduğu için ye'se düşmemesi gerektiğini söyledi.

‘Üç damlayı Allah yolunda akıtmalıyız.'

Daqha sonra konuşan Muhammed Emin Yıldırım ise, Allah yolunda akıtılması gereken üç damla olduğunu ve bunları alından akıtılan ter, geceleri akıtılan gözyaşı ve Allah yolunda akıtılan kan olduğunu vurgulayarak, bugünün ayrıca Selahaddin Eyyubi'nin vefat yıldönümü olduğunu hatırlattı.

Yıldırım, İslam'a ak sevda ile bağlanılması gerektiğini, İslam'a sevdanın ispatı için beş şart olduğunu belirten Yıldırım; “ Her birimiz farklı dertlerle buraya geldik. Eğer biz sahabeyi biraz tanımışsak ne kadar derdimiz olursa olsun bizim bütün dertlerin üstünde bir derdimiz olmalı. O da yalnızca Aziz İslam olmalıdır. Bir genç düşünün ki Allaha bağlanıp da nasıl ‘Allah'ım şehadet!' demez. Şehadet en büyük arzumuz olmalıdır. Şehadet sevdamızı yaşayarak ispatlamalıyız. Eğer sevdamızda samimiysek arkamıza bakmamalıyız. Arkasına bakarak konuşanlar aciz insanlardır.” ifadelerini kullandı.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.