AK Parti Vekili Üstün Trabzonspor'un Hakkını Savundu

" Yedinci Şampiyonluk Kupası Trabzonspor'un Hakkı "

AK Parti Vekili Üstün Trabzonspor'un Hakkını Savundu

AK Parti Gümüşhane vekili Feramuz Üstün "Düşünün ki büyük bir takım, üç tane büyük takımdan biri küme düşse, son zamanlarda değil ama 10 sene önce düşseydi, Fenerbahçe ya da Galatasaray ya da Beşiktaş düşseydi, ordu yönetime el koyardı. İhtilal olurdu böyle bir şey olsaydı. " dedi.

KUTU  KUTU KUTU

Ak Parti Gümüşhane milletvekili Feramuz Üstün 1966 yılında Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde doğdu. Kelkit Lisesi’nin ardından Uludağ Üniversitesi  İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü’nü bitirdi. Serbest mali müşavir olarak çalıştı. Ankara Büyükşehir Belediyesi Altındağ Meclis Üyeliğine seçildi. İller Bankası Yönetim ve Denetim Komitesi Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. Ankara Karadenizliler Derneği’nin yönetiminde bulundu. İyi düzeyde İngilizce bilen Üstün, evli ve 2 çocuk babası.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın bütçesi görüşülürken AK Parti Gümüşhane Milletvekili Feramuz Üstün, Trabzonspor’un yedinci şampiyonluğunun elinden alınmasına neden olan şike davasına değindi. Üstün, mahkeme kararını gerekçe göstererek 2010-2011 sezonu şampiyonluk kupasının Trabzonspor'a verilmesi gerektiğini söyledi. Trabzonspor’un mağduriyeti konusunda anlaşılmaz bir sessizliğe bürünen siyaset erbabının bir üyesi olarak  Üstün’ün bu sıra dışı çıkışı önce Trabzonspor kulübünün internet sitesinde yankı buldu. Resmi siteden Üstün’e teşekkür edildi. Başta Doğu Karadeniz bölgesinden olmak üzere ülkenin her yanından Trabzonspor taraftarları Trabzonsporlu vekili telefon ve mektuplarla  kutlayıp teşekkür etti.

Feramuz Üstün’den o gün o toplantıda ne olduğunu anlatmasını istedik. Şike sürecinde yaşananların Meclis’te nasıl yankı bulduğunu, Trabzonsporluluğunu, Trabzonspor maçlarından hatıralarını sorduk. 

- Trabzonsporlu bir politikacı olarak şike sürecinde sesiniz Trabzonspor’un yanında bir hayli gür çıktı. Bu yanınızla dikkat çektiniz. Trabzon’da da bu tavrınız çok takdir topladı. Nasıl gördünüz tepkileri?
Trabzonsporlu olmak için çok gayret göstermemize gerek olmadı. Aynı bölgenin çocuğuyuz. Başarılı dönemlerdi bir de çocukluğumuzu yaşadığımız yıllar. Çok fazla Trabzonsporlu var Kelkit, Torul ve Gümüşhane’nin diğer ilçelerinde. Benim Meclis’te kupa konusundaki konuşmamdan sonra Trabzon’un yanısıra diğer illerden çok fazla sayıda teşekkür mesajı aldım. Bölge hep bir. Yani aynı coğrafyada yaşamaktan ileri gelen bir şey. Ayrımız gayrımız yok ki Trabzon ile. Bundan birkaç yıl öne bir hazırlık maçı için Trabzonspor Gümüşhane’ye geldiğinde yer yerinden oynamıştı.

-Meclis’teki bütçe toplantısı  esnasında 2010-2011 sezonu şampiyonluk kupasının Fenerbahçe’den alınıp Trabzonspor’a verilmesi gerektiğini dillendirdiniz. Ardından size karşılık verenler oldu galiba. Tam olarak neler söylediniz o toplantıda. Bir de sizin ağzınızdan burada dinleyebilir miyiz?
Alakasız bir yerde olmuş bir konuşma değil o. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın bütçesi görüşülüyordu. Maddi kaynaklar görüşülüyordu. Son zamanlarda milli takımdaki başarısızlığa da dikkat çektiğim bir andı. Altyapıda çok güzel gelişmeler olmasına rağmen futboldaki başarısızlığımızın nedenleri üzerine konuşuyordum. Yabancı futbolcu kontenjanı sayısının fazlalığının zarar verdiğini vurgulamak istediğim bir anda bir arkadaşımız “Feramuz Bey dargın, 2010-2011 sezonunun kupasını Trabzonspor’a vermediniz, kendisi dargın şimdi diye takılınca (çünkü arkadaşlar arasında sürekli biz konuşuyorduk bu konuyu) ben de “Kupa Trabzonspor’un hakkıdır, Trabzonspor’a verilmelidir.” dedim. Hakikaten  ben futbolun da her alanın olduğu gibi temiz olmasını istiyorum.

Trabzon milletvekillerindeki suskunluğu neye bağlıyorsunuz?
Ben de Trabzon milletvekili olsam, ben de belki suskun olurum. Trabzon milletvekillerinin bir sorumluluğu var, o ili temsil ediyor. Ben Trabzon milletvekili değilim, Gümüşhane milletvekili bir Trabzonspor taraftarı olarak konuşuyorum. Bir taraftar kimliği ile konuşuyorum.

Sizce siyasi dengeler etkiliyor mu? Örneğin başbakanın tutumu ya da ana muhalefet partisi liderinin Fenerbahçe kulübü ve başkanı ile olan yakınlığı ya da uzaklığı. Bunlar da milletvekillerinin bu konuda söz söylemelerini ya da söylememelerini etkiliyor olabilir mi sizce?
Sayın bakanımız Erdoğan Bayraktar Bey konuşuyor, Faruk Özak Bey konuşuyorlar bu konularla ilgili zaman zaman. Çok yakından takip ediyorlar. Ama diyorum ya bu söylenen laf, söylendiği ortam için biraz da o sataşmaların etkisi ile bu hale geldi. Yani tekrar söylüyorum Trabzonlu siyasiler bu işi takip ediyorlar, ilgileniyorlar. Zaten Trabzonsporlunun ilgilenmemesi mümkün değil.

-Meclis’te milletvekilleri şike sürecini konuşuyorlar mı? Trabzonspor’un haksızlığa uğradığını düşünen hatırı sayılır sayıda milletvekili bulunuyor mu Meclis’te?
Futbol basketbol ve voleybol federasyonlarına yabancı sporculara bir yılda verdikleri parayı sordum

Her zaman konuşulur bu. Kahvelerde sokaklarda ne konuşuluyorsa aynı şeyler Meclis’te de konuşuluyor. Çünkü insanların hepsinin duyguları aynı. Benim sözlerimi gazeteye haber yapan da Galatasaraylı bir muhabir. Ben bunları söylerken gitmiş koşarak haber yapmış.
İşin özü şuraya geliyor: Futbol artık devasa paraların döndüğü bir endüstri oldu. Ben futbol basketbol ve voleybol federasyonlarına yabancı sporculara bir yılda verdikleri parayı sordum.  İnanın doğru dürüst cevap alamadım. TFF, bir yılda yabancı teknik direktörlere verilen para 10 milyon TL’dir dedi, resmi belgesini de gönderdi. Aynı gün gazetelerde şu yazıyordu: Hiddink’in gönderilmesi için verilen para 20 milyon dolardır. Çok uçuk, afaki paralar bunlar, kontrolsüz.

-Türkiye’de 3 Temmuz süreci olarak anılan ve odağında Fenerbahçe Kulübü’nün olduğu olaylar Türkiye’de futbol kültürü için nasıl sonuçlar doğurdu, doğuracak?
Kişilerle kurumları ayıramazsınız.
Nasıl bir netice alınacağını bilmiyorum ama kesinlikle insanlar açıktan söylemese de vicdanen bu işin çok temiz gitmediğinin farkında.

Aydınlar ve Demirören federasyonları sizce gerekli kararları neden zamanında alamadılar?
İnanın o ayrıntıları bilmiyorum. Ben sadece şunu biliyorum. Mahkeme 5 maçta Fenerbahçe’nin şike yaptığını belirledi ve bir üst mahkemeye gitti. Ben şunu bilirim: Bir hakem dahi, futbolcuyu  küfür ettiğinde ihraç ediyor, kırmızı kart için  iki maç üç maç caza veriliyor. Mahkemenin verdiği kararın işi biraz aydınlattığın düşünmek gerekiyor. Bir kulübün idarecileri ceza alacak, teşvik ve şikeden dolayı. Kulübün idarecileri suçludur kulüp suçsuzdur deniyor. Kulübün idarecileri bu işi yapmışsa, bundan menfaat sağlayan o kulüptür. Ve başka kulüp de zarar görüyor demektir. Çok temiz görünmüyor olanlar maalesef.

-Futbol ekonomisinin her şey olduğunu iddia eden ve bu dil ile konuşanlar, “eğer şike yapan takım çok büyük bir takım ise küme düşürülmemeli” çünkü futbol ekonomisi çöker gibi bir savunmaya girdiler. Bu gerekçeyi ahlaki açıdan toluma dayatılan değerler açısından nasıl değerlendirmek gerekiyor?
Böyle bir düşünce topluma da saygısızlıktır. Hakkı, adaleti ön plana çıkarmadan sadece paraya önem vererek futbolu kurtaracaksak, batacaksa batsın o futbol zaten. Temiz gitmiyorsa, bir taraftar, kulübünün şaibeli olduğunu bildiği şampiyonluğu kabul etsin deniyorsa, o sektör batacaksa batsın zaten.

-Trabzonspor tarihinden unutamadığınız maçlar arasında en önde hangileri gelir.
Lyon maçının ikisini de hiç unutamam. Bir de Dinamo Kiev ile 80’lerin başında oynadığımız bir maç vardı. Şenol Hoca kaleciydi. Dobi Hasan atmıştı galiba golü. 1-0 bitmişti. Unutulmayacak maçlar çoktur ama lyon maçları ayrıdır. Bu maçlara gitmiş miydiniz.

Param yoktu gidememiştim Öğrenciydim o zaman.

Bugünkü Trabzonspor kadrosunda en beğendiğiniz futbolcular hangileri?

Kulübün taraftarı olan futbolcuda önce yürek olur, sonra profesyonellik

Yerliler. Yabancı düşmanlığım yok ama Trabzonspor başarılı olmak istiyorsa boş yere yabancı futbolcuya para verip durmasın. Futbol biraz duygu işidir. Yerliyi çok önemsiyorum. Mesela son zamanlarda Emre Güral,  Zeki Yavru altyapıdan çıktığı için çok iyi. Tolgayı kaleci olarak çok beğeniyorum. Trabzonspor bir şekilde Anadolu’nun bir başkaldırısıdır.

İstanbul takımlarından biri, isim vermeyeyim, küme düşse ordu yönetime el koyardı herhalde. Böyle bir şey olabilir mi? Düşünün ki büyük bir takım, üç tane büyük takımdan biri küme düşse, son zamanlarda değil ama 10 sene önce düşseydi, Fenerbahçe ya da Galatasaray ya da Beşiktaş düşseydi, ordu yönetime el koyardı. İhtilal olurdu böyle bir şey olsaydı. Daha sezonun başında iş belli, yüzde 30’ar üç takıma, yüzde 10 da Trabzonspor’a şans veriyorlar. Trabzonspor bunu kıracaksa, etrafındaki illere destek olarak kıracak. İnan o kadar basit ki. Zeki Yavru olsun, diğerlerinin olsun nasıl canla başla mücadele ettiklerini görüyorsunuz. Yörenin insanı olsun yeter. Yörenin insanı, milliyetçilik anlamında söylemiyorum ama, taraftarlık başka bir şey. Kulübün taraftarı olacak futbolcuda önce yürek olur, sonra profesyonel olur.  Trabzon’da veya  Doğu Karadeniz’de globalleşme sonra gelir, önce yürek olur, sonra profesyonellik olur. Ona ağırlık vermesi lazım Trabzonspor’un Rize Giresun, Artvin, Bayburt bu yörelere altyapı olarak da Trabzonspor’un da destek vermesi gerekiyor. Bütün bu yabancıları gönderirse Trabzonspor ne olur, küme düşecek hali yok. Yörenin çocukları ile denemeli . 14 yane yabancı olabilir mi? Hakikaten tesislerimizde ikinci lig kulüplerinde bile yedekte yabancı futbolcu bekliyor. İkinci ligde yedekte yabancı futbolcunun ne işi var? 

Kaynak: Devrim Hacısalihoğlu


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.