Dilaver'den Flaş Açıklama

"Mahkeme yeniden yargılama kararı vermedi"...

Dilaver'den Flaş Açıklama

 Trabzonspor'un hukukçusu Atilla Dilaver, 13, Ağır Ceza Mahkemesi'nin şike konusunda verdiği kararla ilgili çarpıcı açıklamalar yaptı.
 
 Dilaver, "Kamuoyunda bir yanlış anlama var. Mahkeme yeniden yargılama kararı vermedi. Yeniden yargılanma istemenin kabule değer olduğuna karar verdi. Medya'ya açıklama yapan şike sanıklarının avukatları bu gerçeği kamuoyundan saklıyorlar" dedi.  
 
BİR HUKUK KATLİAMIDIR. ÖLMÜŞ BİR İŞLEM DİRİLTİLEMEZ 
 
Trabzonspor'un haklarını savunmak için hukuk içerisinde ulusal ve uluslar arası bütün kurullar ve yargı mercilerine başvuracaklarını belirten Dilaver, "Mahkeme'nin aldığı bu karar bir hukuk cinayetidir. Bir hukuk katliamıdır. Böyle bir kararı hukuk fakültesinde bir öğrenci sınav kağıdına yazsa sınıf geçirilmez. Ceza temel usül hükümleri çiğnenmiştir. Usül hükümleri derhal uygulanır. Geriye işlemez. Ölmüş bir işlemi diriltemez. 13 Ağır ceza mahkemesi bu temel ilkeyi çiğnemiştir. Bu yeniden yargılanmayı değer bulma gerekçesini hukuki buluyor musunuz? Hiç kimse bu hukukidir diyemez" şeklinde konuştu. 
 
ÇETELER, TERÖRİSTLER, MAFYALAR BU KARARI EMSAL GÖSTERİP, YENİDEN YARGILAMA, TAHLİYE İSTEYECEKLER
 
Mahkeminin ortaya koyduğu gerekçenin Türk ceza hukukunu kaosa götürecek bir süreci başlattığını belirten Dilaver, "Son yıllarda pkk dahil, kck'nın avukatı açıklama yaptı. 'Fenerbahçe için şike davasında kullanılan gerekçe kck da da kullanımalı' dedi.  Uyuşturucu mafyaları ve pkk dahil, kapkaç çeteleri, ihale mafyaları, çek senet hepsi bu gerekçeyi emsal göstererek yeniden yargılama isteyip, tahliye talep edecekler. Hukuk cinayetidir. Geçen sene çocuğunuza uyuşturucu satanları sokakta, karşınızda görürseniz şaşırmayın" dedi.
 
3 TEMMUZ DEĞİL, ŞİKE SÜRECİ. OLMAZSA OLMAZ TALEPLERİMİZ VAR 
 
Şike sürecinin 3 Temmuz süreci olarak adlandırılmasına karşı olduğunu belirten Atilla Dilaver, "Kamuoyunda algı oluşturuluyor. Şike gerçeğinin üstü örtülmeye çalışılıyor. Bu süreç boyunca medyada yer alıp doğruları söyleyemedik; ama hep bizlerin söylediği çıktı. Biz sadece şampiyonluk kupasının peşinde değiliz. Olmazsa olmaz kriterlerimiz var. 1. Şike yapanlar futboldan men edilecek. 2.Şike yapanlardan dolayı kulüplere yansıyan cezalar uygulanacak, aldıkları ödüller iade edilecek. 3. Trabzonspor 2010-11 sezonuna ait bütün hakları iade edilecek. Buna kupa da dahil. 4. Şike sürecinde Trabzonspor uğradığı maddi manevi kayıplar telafi edilecek. bizim adaletten anladığımız budur. Bunu elde edinceye kadar mücadeleye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. 
 
ŞİKE DAVASI HİÇBİR BİÇİMDE BALYOZ, ERGENEKON VB. DAVALARLA AYNI GRUBA KONULAMAZ
 
Şike davasıyla, Balyoz, Ergenekon gibi diğer davaların içerik bakımından aynı gruba konulamayacağını belirten Atilla Dilaver, "Balyoz ve Ergenekon davalarında delil üretilme ve hak ihlalleri var ve çok ciddi. Şike de ise hiç bir delile sanıklar, bugünün mahkumları oldular. Hiç bir delile, tapeye itiraz etmediler. Bu bizim konuşmamız değildir demediler. Burada şike örgütü uzantı ve avukatları siyasileşmiş davalar trenine vagon olarak eklenip bu algıyı yaratmak istiyorlar. Eğer böyle bir şey olsaydı. UEFA'nın ve CAS'ın aldığı kararlar vardı. Var sayalım ki ülkemizde bu iş siyasi CAS ve UEFA'da mı siyasi? O davalarla ne içerik, ne yargılama ne de sorgulama yöntemi olarak hiçbir benzerlik yok" dedi. 
 
ŞİKE YAPTIKLARI SABİT GÖRÜLDÜ 
 
Sivasspor başkanı Mecnun Otyakmaz'ın söylemlerine de değinen Dilaver, "Otyakmaz, Fenerbahçe - Sivasspor maçında şike yaptı. Futbol Mehmet Yıldız da şike yaptı. Hatta Sivasspor asbaşkanı Ahmet Çelebi, ki kendisinin Diyarbakırlıdır, Sivas'la ilgili yoktur, Fenerbahçe kongre üyesidir. Hem Fenerbahçe - Sivasspor maçında hem de İstanbul B.Bldspor - Fenerbahçe maçında şike yaptığı mahkeme kararıyla sabit görüldü. Trabzonspor'un Mehmet Yıldız'a teşvik verdiği yönündeki iddianın mahkemede zaten yalan olduğu ispatlandı" diye konuştu.  
 
UEFA, 17 TEMMUZ'DA TFF'YE "ŞİKE YAPTIRIMLARINI UYGULA YOKSA ÜYELİĞİNİ ASKIYA ALIRIM" DİYECEK  
 
17 Temmuz olarak adlandırılan sürece de değinen avukat Atilla Dilaver, "Bu süreç kamuoyunda yeterli ilgili görmedi. 31 Ocak 2014 tarihinde Trabzonspor olarak UEFA'ya bir ihtarname çektik. 'UEFA, Türkiye'deki şikenin yaptırımlarını gerçekleştirecek gücün ve bu senin görevin' dedik. TFF özerk değil, hukuka, yasaya ve talimatları aykırı biçimde şike yaptırımlarını uygulamıyor. Sonra bir kez daha UEFA'ya rapor verdik. 'Makul süreç içerisinde yaptırımınız olmazsa sizi İsviçre Federal Mahkemesi'ne şikayet edeceğiz' dedik. UEFA; mayıs ayı bitmeden soruşturma açtı. Soruşturmanın muhatabı TFF, doğrudan etkileneni Fenerbahçe Kulübü. UEFA her iki muhataba da '20 gün içerisinde savunmalarınızı verin' dedi. 'Fenerbahçe, bu TFF'ye açılmış bir soruşturmadır, bizi ilgilendirmiyor' dedi. Fakat Fenerbahçe, 18. günde soruşturmayla ilgili savunmasını UEFA'ya sundu. TFF 2 Temmuz'a kadar süre aldı, savunmasını hazırlamak için. Bizim beklentimiz UEFA'nın 17 Temmuz'da TFF'ye 'şikenin yaptırımlarını gerçekleştir, yoksa üyeliğini askıya alırım' demesidir. Özetle bugün bu gelişmelerin bir anda gündeme gelmesinin nedeni 17 Temmuz soruşturması için UEFA nezninde algı yaratmaktır. Ama bunun hukuki temeli yoktur. UEFA bundan ürkmez, bu gelişmeye ancak gülerler. UEFA bizi bizden iyi takip ediyor. 13 Ağır ceza mahkemesinin verdiği kararın hangi saiklerle ortaya çıktığını çok iyi biliyorlar"dedi.  
 
HUKUK BÖYLE İHLAL EDİLİYORSA, SOKAKTA CAN GÜVENLİĞİMİZDEN DE ENDİŞE DUYMALIYIZ 
 
Atilla Dilaver, son olarak "13 Ağır ceza mahkemesinin verdiği karar hukukçuluk bir tarafa Türkiye Cuhmuriyeti vatandaşı olarak beni ürkütmüştür. Adliyelerimizde hukukun en temel ilkeleri bu kadar pervasızca ihlal ediliyorsa bu ülkede sokakta can güvenliği ve hak arama problemi vardır. İnanıyorum ki bu hukuk katliamı bir üst mahkeme tarafından engellenecektir. Biz gerekli süre içerisinde Trabzonspor olarak itirazımı gerçekleştiriyoruz" şeklinde konuştu. 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
gokmen kantarci - 2 yıl önce
Türkiyenin imajını beş paralı ettiler trabzon liktencekilmeli