Emerson Trabzonspor'u Neden Tercih Ettiğini Açıkladı

Trabzonspor’un Brezilyalı oyuncusu Emerson Da Conceiçao, Trabzonspor'a gelmeden önce Benfica'da oynarken gelen teklif sonrası onu en çok neyin etkilediğini söyledi.

Emerson Trabzonspor'u Neden Tercih Ettiğini Açıkladı

Her futbolcunun bir hikayesi vardır. Senin futbola başlama hikayen ne?

Ben futbola 14 yaşında başladım, Brezilya’da pek çok yerde seçmelere katıldım. O dönem annem ve babam kesinlikle futbolcu olmamı istemiyorlardı. Bana hiçbir şekilde olur vermiyorlardı ama çok yakın bir arkadaşım sayesinde seçmelere katılma şansı buldum çünkü o annemleri ikna edebildi ve beni Brezilya’nın pek çok yerinden menajer ve gözlemcilerin katıldığı bir turnuvaya götürdü. O turnuvadayken Coritiba için 10 oyuncu arandığı söylendi ve o şekilde Coritiba’nın kapıları bana açılmış oldu. Seçilen 10 oyuncudan biriydim. Diğer dokuz arkadaşım uyumaya gitmişti. Ben antrenmana çıkmayı tercih ettim. O sayede, o antrenmandan bir hafta sonra henüz 17 yaşındayken profesyonel bir kulüple ilk sözleşmemi imzalamış oldum. Orada iki sene geçirdikten sonra Lille’e transfer oldum.

Benfica'da oynarken rakip olarak karşınıza Trabzonspor'un çıkacağını öğrendiğinizde ilk aklınızdan geçenler nelerdi?

Trabzonspor ile eşleştiğimizi öğrenince eşleşmenin çok zorlu geçeceğini düşündüm. Sıkı bir maç olacaktı çünkü Trabzonspor’un Türkiye liginin en iyi takımlarından biri olduğunu biliyorduk; bir önceki sezon kendi liginde çok iyi bir performans gösterdiğini biliyorduk. Kadrosunda Halil Altıntop gibi çok deneyimli isimler olduğunu, çok iyi kalecileri olduğunu biliyorduk ve tüm bunları dikkate alarak bir değerlendirme yapmıştık. Her iki maç için de çok iyi bir hazırlık süreci yaşamıştık. Hem Lizbon’daki hem İstanbul’da Olimpiyat Stadı’ndaki maçta Trabzon bize oldukça zorluk çıkarmıştı; atmosfer olarak da bizim için zor karşılaşmalardı.

Maç sonrasında Trabzonspor hakkındaki izlenimleriniz ne olmuştu?

İki maçı da oynadıktan sonra Trabzonspor’un ne kadar üst düzey bir takım olduğunu çok iyi anlamıştım. Özellikle hücum gücünde kullandığı oyuncuları; Halil Altıntop ve onu destekleyen Burak; kalecileri ve savunma hattındaki oyuncuları bir bütün olarak çok iyi izlenim vermişlerdi. Eşleşmenin ilk maçında inanılmaz fırsatlar yakalamış ancak onları değerlendirememişlerdi. İkinci maçta ise İstanbul’daki seyirci desteğini arkalarına almışlardı. O maçta öne geçip avantaj yakalamamıza rağmen bize ciddi zorluklar çıkarmışlardı.

Trabzonspor o maçı İstanbul’da oynamasına karşın tribünlere oldukça hatrı sayılır taraftar kitlesi toplamıştı. Bu sizi nasıl etkilemişti?

O kitleden gerçekten etkilenmiştim. Benfica’daki takım arkadaşlarımla da konuşmuştuk bunu. Saha içi sonuç nasıl giderse gitsin, takımlarına müthiş bir destek veren taraftarları görmek beni etkilemişti. Türkiye’ye gelmeden önce böyle bir taraftar kitlesiyle karşılaşacağımızı düşünmemiştim.

Kariyerinde sadece bir gol varken, Trabzonspor'da şuana kadar iki gole imza attın. Burada sana verilen görevle doğru orantılı mı bu durum?

Bu sorunun cevabı tamamen özgüvenle alakalı. Tabi ki takımda size verilen görevler saha içindeki performansınıza etki eder ancak en az bunun kadar önemli olan antrenmanlardaki çalışmalarınız ve takım arkadaşlarınızla ortaya çıkardığınız özgüven daha büyük önem arzeder. Bu özgüven ne kadar üst düzey olursa saha içerisindeki beceriniz de o kadar artar. Teknik ekibin bana büyük bir güven duyduğunu hissediyorum. Bu güvenle sahaya ekstra katkılar sağlamaya çalışıyorum. Takımdaşlık ruhu ne kadar sağlam olursa herkesin sahada ekstra işler yapma olanağı oluyor. Bu tüm takım için geçerli. Bu durum ne kadar yüksek olursa zirveye oynama becerisi de o kadar yüksek olur.

Trabzon'da mutlu musun?

Ligin ilk yarısında yaşadığım deneyimi dikkate alacak olursam insanların bana karşı yardımsever tavırları, benimle kurdukları diyaloglar, gerek kulüp içerisinde, gerek kulüp dışında insanların hal ve tavırları gayet olumluydu. Büyük bir memnuniyet içerisinde devam ediyorum.

Karşılaştığın zorluklar ve buraya adapte olmanda sana yardımcı olan hususlar neler?

Açıkçası buraya adaptason konusunda bir sıkıntı yaşamadım çünkü hazırlıklıydım. Çünkü Lille’de altı sene dolu dolu bir deneyim yaşamıştım. Orası az önce söylediğim gibi Avrupa’daki ilk durağımdı ve artık yeni deneyimlere yeni ülkelere gitmeye hazırdım. Trabzon’a uyum sağlamam konusunda bana en çok yardımcı olan kişiler benimle sürekli birlikte olan annem, abim ve de kulüpteki tercümanımız Halil ile kişisel asistanım Serkan oldular. Onlar bana gündelik hayatla ilgili çok yardımcı oldular, buradaki işlerimi kolaylaştılar. Bunun dışında en kısa zamanda İngilizce öğrenmeye çalışacağım.

Annen seni Trabzon’da yalnız bırakmıyor. Sanırım annen Trabzon için annen ifadesi kullandı. Buna katılıyor musun?

Annem şimdiye kadar Trabzon’da sadece birkaç ay geçirmiş olmasına rağmen Trabzon’u çok sevdi ve çok çabuk alıştı. Burada benimle birlikte yaşamaktan çok memnun. Onunla beraber abim de bana çok yardımcı oluyor. Fransa’da da Portekiz’de de böyleydi. Sürekli olarak benimleydiler. Aynı hayatı burada da devam ettiriyoruz. Hem ben memnunum hem de onlar. Halimizden şikayetçi olmak nankörlük olur.

Annen seni hala bir bebek gibi mi görüyor? Senin için dua ediyor mu? Batıl inançları var mıdır?

Annem bizim için sürekli dua eder ve bizi hala korunması gereken bebekler gibi görüyor. Açıkçası o evimizin direğidir. Çünkü babam ben Lille’de oynarken vefat etmişti. Hatta o zaman benim için çok zor bir dönemdi çünkü lig devam ediyordu ve Brezilya’ya cenazeye gitmeme de izin vermemişlerdi. Çok üzücü bir anıydı.

Annenin yaptığı yemekler arasında favorin hangisi?

Her annenin yemeği güzeldir, benim annem de güzel yemek yapar. Özellikle et yemeklerini çok güzel yapar, çok güzel soslu makarnalar yapar. Zaten abimle damak zevklerimiz birbirine çok yakın, benzer şeyleri seviyoruz. Trabzon’a geldiğimizden beri annem daha çok balık yapar oldu, pazara gittiğinde farklı balıklar alıyor ve biz bundan gayet memnunuz.

Türkiye'de bir ilk yarı geçirdin. Önemli izlenimler edinmen için yeterli bir süre. Türk futbolu hakkında neler söylersin?

Türkiye liginin ilk yarısında ilginç bir deneyim yaşadım. Çünkü ortaya öyle bir puan sıralaması çıktı ki birçok takım dar bir puan aralığına sıkıştı. Zaten ben de tam da buna dayanarak ligin ikinci yarısının ilk haftalarında, kısa bir zaman içinde eğilimlerin değişebileceğini, beklenmedik sonuçlar çıkabileceğini düşünüyorum. Birbirine puan olarak yakın durumdaki takımların birbirlerine karşı alacakları sonuçlarla önde olan takımların geriye düşebileceği, geride olanlarınsa bir anda peşi sıra hamleler yapabileceği bir surum var. Buna göre de takımımız hakkında çok olumlu düşünüyorum. Birkaç hafta dinamizm ve ivme yakaladığımız takdirde ligin seyri içerisinde beklenmedik şekilde öne doğru sağlam hamleler yapabiliriz. Bu hamleleri yapabilmemiz için bu hazırlık dönemini verimli geçirebilmemiz gerekiyor.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.