Hacıosmanoğlu'nu Sert Bir Dille Eleştirdi

"Trabzonspor'a başkan seçtiğimizi sanmıştık, meğer AK Parti'ye amigo seçmişiz..."

Hacıosmanoğlu'nu Sert Bir Dille Eleştirdi

O Trabzon’un yetiştirdiği entelektüel isimlerden birisi. Sanat, spor, siyaset ve kültürel alanlarda bugüne kadar isminden sıkça söz ettirmiş bir isim. Asıl mesleği Eczacılık. Trabzon’un değerlerine oldukça hakim ve her söyleminin altında Trabzon’un özünü görmek mümkün.

Yerel seçimler yaklaşırken siyasi arenaya dahil olabilecek bu isim;  Mehmet Ongan.

CHP’nin Trabzon’daki en büyük kozlarından birisi.

Ongan’la samimi bir söyleşi gerçekleştirdik.

Siyasetten, spora, Trabzon’un kültürel değerlerinden, söz konusu adaylığına kadar önemli konulardan konuştuk Ongan’la… Çok önemli tespitlerde bulundu elbette…

Trabzon’un bugününü değil, geleceğini düşündüğünü ifade eden Ongan’ın serzenişlerine ve planlarına kulak verdik…

Çok fazla seyahat ettiğinizi biliyoruz. Hatta bu anlamda yakın dostlarınız size “Uçan Hamsi” lakabını takmış… Trabzon’da da yaşıyorsunuz, iş yeriniz burada. Yani Trabzon’u hem içeriden hem de dışarıdan gözlemleme şansına sahipsiniz. Trabzon’u nasıl görüyorsunuz?

Bu kent benim kentim değil, benim çocukluğumun kenti değil. O kadar çok şey değişime uğramış ki. Dostluklar, büyüklere sevgi saygı, arkadaşlıklar, gidilen mekanlar, sosyal yaşam… Şehir eksiye doğru bir grafik çiziyor. Tabiki yapılan çok iyi şeyler var. Erdoğdu yolu, kentsel dönüşümde Zağnos ve Tabakhane projeleri, ama aynı şeyi sahil bölgesi için söyleyemiyorum. Geçenlerde bir kara yolu yolculuğu yaptım. Ordu’ya gittim, Ordu’lularla iftihar ettim. Hiç dokundurtmamışlar sahillerine,  kentlerine. Boztepe’lerine baktım, hala yemyeşil duruyor. Bizim Boztepe’miz hakikatten adı gibi “Boz” Tepe… Yüksek yüksek binalarla doldurulmuş ve bitirmişiz Boztepe’yi.  Bu kentte yapılacak aslında çok şey var. Ben Soğuksu’da  büyüdüm, insan tabii ki çocukluğunu bulamayacaktır ama yeşili yeterince koruyamadık maalesef.Bunları görünce hüzünleniyor insan.

Yani yanlış kentleşme en belirgin rahatsızlık verici unsur öyle mi?

Çarpık kentleşme aslında Türkiye’nin sorunu. Özellikle seçim dönemlerinde oy yatırımı için inanılmaz tavizler yani ruhsatlar verilmiş. Trabzon’un şöyle bir handikapı var; Çok sevdiğim bir benzetme vardır, “Trabzon’u ütülesen Konya’dan büyük olur.’’  Dağlar denize çok yakın olduğu için inşaat teknolojisi gelişene kadar kent güneye doğru büyüyememiş. Doğu ve batı istikametinde gelişmiş. Zaten Samsun’dan Sarp’a kadar baktığınızda kara tarafında 500 metreden daha uzun aralıkta ev-bina görmezsiniz. Şimdi şimdilerde güneye doğru yayılmaya başladı.  Özellikle kentimizin giriş ve çıkışlarında hem yerli hem de yabancı turistler açısından inanılmaz bir görüntü kirliliği var. Ama bu her kentte var. Önemli olan bu yaraları sarmak. Ama bence şu anda Trabzon’un en büyük sorunu özellikle merkezdeki trafik. Maraş Caddesi’nin  “3 dolmuş gidecek bir minibüs gelecek” kararından sonra modern bir köy meydanına çevrilmesi… Ama sanki 3 dolmuş gitti 13 minibüs geldi. İnanılmaz görüntü ve gürültü kirliliği var. Oysa şehrin kalbi burada atıyor. Cumhuriyet Caddesi’nden çıkış inanılmaz kötü. Burada araçlar kırmızı ışıktan sonra sanki ralli yaparmışçasına çıkış yapıyor. Benim eczanemde orada olduğu için görüyorum, insanlar karşıdan karşıya geçemiyorlar. Korku filmi gibi.   Maraş Caddesi trafiğinin mutlaka düzenlenmesi lazım.

Geçtiğimiz seçimlerde halk “AK Parti gelirse daha fazla yatırım gelecek” söylemleriyle hareket etmiş ve AK Partili bir belediye başkanı seçmişti. CHP’li bir belediye döneminin ardından AK Partili bir belediye döneminde daha fazla yatırımın şehre geldiğini söyleyebilir miyiz?

Orhan Bey’den önce Volkan Bey, Volkan Bey’den önce ise Asım Bey vardı. Belediyecilikte devamlılık önemlidir, Kendiproje ve taahhütleri dışında Volkan Bey Asım Beyin, Orhan Bey de Volkan Beyin başlattığı projeleri devam ettirdiler. Yani belediyecilik kentin için bir şeyler yapmaktır. Kendin için değil kentin için bir şeyler yapmaktır. Ben yaşadığım şehirde yaşadığım kenti idare ederken siyaset yapılmasını doğru bulmuyorum. O kentin farklı partilere mensup olan  dinamiklerinden, çok farklı ve doğru fikirler , projeler çıkabilir. O kentin belediye başkanı bunlar arasında inandığı doğruları parti gözetmeksizin yapmak durumundadır. İktidar Partisi Belediye Başkanlarının artıları mutlaka olmuştur. Ama artık büyükşehir olduk ve bu bağımlı sistem artık değişti. Büyükşehire meclisten bir para çıkıyor ve başkan hangi partiden olursa olsun o paranın aktarılma mecburiyeti var. Bunun dışında yurt dışından inanılmaz krediler alınabiliyor. Para vermek değil, para bulmak önemli, o parayı bulacak kadro önemli. Eskişehir’i burada örnek gösterebiliriz. Eskişehir yıllardır muhalefet partisi belediyelerince yönetiliyor, nasıl bu kadar gelişti peki?

Trabzonspor her seçim döneminde kullanılmıştır. Bu seçimlerde de tabloya baktığımız zaman Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu’nun tutumunun AK Parti’den tarafa olduğunu açıkça görmekteyiz. Trabzonspor’un bu kadar siyasete bulaşmış olmasını nasıl yorumluyorsunuz?

Vallaha biz Trabzonspor’a başkan seçeceğimizi sanmıştık ama AK Parti’ye amigo seçmişiz. Üç İstanbul kulübü ve küçük şehirlerin büyük takımları , taraftar beklentilerini karşılamak için siyasileri kullanmadan hiçbir şey yapamazlar. Bunlar siyasete gebedirler. Birtakım masraflarını karşılayabilmek için  milli emlaktan arsa arazi alırlar, kiralarlar, vergi borçlarını ertelerler ve benzeri hamleleri yapmak için siyaseti kullanırlar. Ben ilk defa Trabzonspor’un bu kadar kendini siyasete kullandırdığını gördüm.  Sayın başkan Hacıosmanoğlu Kazlıçeşme’de platforma çıkınca ben kombine bileti almaktan vazgeçtim. Nasıl ki röportajın başında benim kentim bu değil dedim, benim Trabzonspor’um da bu değil çünkü.Bu tavrında da ısrarla devam ediyor sayın başkan.  Aslında çok da yargılamak istemiyorum. Şöyle düşünebilir, “Ben kötü adam olayım ama Trabzonspor’a para kazandırayım”… Ama bu kadar alenen olmaz. Benim yöneticilik dönemimde de siyaseti çok kullandık ama Trabzonspor’u kullandırtmadık.

Trabzonspor yönetimi, enkaz devraldıkları için bu denli çırpındıklarını ifade ediyor. Önceki yönetimin hatalarının kulübü bu hale getirdiğini yineliyorlar. Katılıyor musunuz?

Enkaz devraldık cümlesi, siyasette de sporda da var. Halbuki herkes o enkazı devralacağını bilerek gelir göreve. Yeni yönetimler, eskileri öcü olarak gördüğü sürece hiçbir şey yapamayız. Bunu ben çok yaşadım. Trabzonspor yönetimindesinizdir, yeni seçim olur ayrılırsınız ama eski yönetimden birisi olarak kulübe gittiğinizde , “Yine mi geldi, acaba niye geldi” gibi bir tavırla karşılaşırsınız. Yeni yöneticiler, eski yöneticilerin kulübe hiç uğramamasını istiyorlar. Bu bir gerçektir. Bu böyle olduğu sürece hep yeni yeni gruplar oluşmaya başlıyor. Bir Mehmet Ali Yılmaz grubu var, Faruk Özak grubu var, Özkan Sümer grubu var, şimdi Hacıosmanoğlu grubu var. Her seçim döneminde bu grupların isimleri gündeme geliyor ve yeni isim üretememeye başlıyoruz. Oysa  Trabzon’da yaşayan çok sayıda kaliteli, bilgili insanlar var , ama isimleri hiç gündeme gelmiyor nedense.. Bugün Trabzon’da ne seçimi yapılırsa yapılsın aynı  15-20 kişinin adı geçiyor. Biz 15-20 kişiden başka değer üretemiyor muyuz ? Yeni yeni isimler çıkarıp teşvik etmeliyiz. “O da nerden çıktı, bu nerden geldi, bu ne anlar” söylemlerinden kurtulmadıktan sonra şikayetci olduğumuz yönetimlerce yönetilmeye mahkum oluyoruz .

2010- 2011 şampiyonluk kupamızın geleceği konusunda ümidiniz var mı?

Bir gerçek var ki 2010-2011 sezonu şampiyonu Trabzonspor’dur. Bunun mimarları da Şenol Güneş ve futbolcularıdır. Şike sürecini sayın başkanımız ve yöneticilerimiz mümkün olduğu kadar iyi yönetmişlerdir. Oysa UEFA ve  CAS ın kararlarından sonra ; Bu süreci başarıyla  buraya kadar getiren avukatlar, taraftarlar ve gazetecilerin bütün hamlelerine ve izlenecek yollar konusunda ışık tutmalarına rağmen nedense mevcut yönetimden bu anlamda tek bir hamle yok. Neden yok? Eee siz platforma çıkarsanız, (Kazlıçeşme mitinginden bahsediyor) bunu da isteyemezsiniz diye düşünüyorum. Bunun başka izahı olamaz. Aralık’ta kongrenin olup olmayacağı yargıdaydı. Ne çıktı karar? Mahkeme  ertelendi. Başbakan’a bu kadar yakın bir başkan, yargıya da bu kadar yakın bir Başbakan olursa başka karar beklenemezdi zaten. Bu böyle uzar gider. Ama kupayı Trabzonspor’a vereceklerini sanmıyorum. Fikir Kulübü’nün ve haftalardır meydanlarda “Temiz Futbol” eylemleri yapan gençlerimizin emeklerine de yazık olur doğrusu.

Bakan Erdoğan Bayraktar’ın oğlunun Trabzonspor adına işadamlarından para talep ettiği yazılıyor, konuşuluyor… Bu durumu nasıl karşılıyorsunuz?

Melih Gökçek’in oğlu da Ankaraspor’un başkanıydı. Ankaraspor’un ne hale düştüğünü gördük. Umarım bir an evvel bu tür sistemlerden kurtarırız. Cevabım bu kadar.

Babanızın da ismini taşıdığı Trabzon Devlet Tiyatroları Haluk Ongan Sahnesi’nin taşınması söz konusu. Bu konuda bildiğimiz kadarıyla girişimleriniz oldu. Nedir son durum taşınacak mı?

Kentsel dönüşüm Trabzon’un son yıllardaki en önemli projelerinden birisi. Ne yapıyoruz, eski kent merkezi Ortahisar’ı eski haline getiriyoruz. Yani gecekonduları yıkıyoruz. Oraya yıkılan eski evlerin benzerlerini yapıyoruz. Gerçekten Avrupa’da gittiğimiz başkentlerde “Old city” dediğimiz Sanat, kültür, cazibe merkezi olan eski kent oluşumunu yaratmaya çalışıyoruz. Avrupa’ya baktığımız zaman bütün sanat aktiviteleri bu merkezlerde icra ediliyor. Tiyatrolar, otantik sanatlar, galeriler hepsi o eski kentin içinde konumlandırılıyor. İstanbul’da bir çok yerde yeni sanat merkezleri kuruluyor ama insanlar Taksim’e ve Kadıköy’e gidiyor. Demek ki Sanat eski şehrin içinde olacak. Bugün siz tiyatroyu Akyazı’ya taşırsanız seyirciyi bulamazsınız. Kimse gitmez. O nedenle tiyatro Ortahisar’daki o vadide kalmalı, şimdiki haliyle kalmalı. Bu, babamın adını taşıdığı için değil. Asla böyle bir şey düşünmüyorum. Trabzon’daki bazı mimar arkadaşlarım bu konuda belediyeye bir sürü öneri getirdiler. Bir akşam yine bir eczacılık gecesinin finaline doğru Belediye Başkanı Sayın Gümrükçüoğlu’na en az 50 eczanın şahitliği önünde bu konuyu açtım. Binayı yıkmayacağı sözünü verdi. Şimdi bu röportajı okursa o sözünü de hatırlamış olur. Yeni tiyatro müdürümüz Birkan Görgün, Belediyeye maliyetinin tamamı devlet tiyatrolarına ait olmak üzere yeni bir proje sunacaktı. Mevcut girişteki toplantı alanını yola katacaklarmış. Birkan beyde girişin yandan yapılmasını, dış cephesini de başkanın kabul edeceği ve vadiye uygun dokuda yapılmasını öngören bir proje hazırlamış. Asıl girişi de yol olarak verilecek. Yıkalım da yaparız mantığı doğru değil . Bakın şu anda 81 vilayette toplam 13 yerleşik sahne var Trabzon 6. sıdır. Antalya’da bile bizden sonra Devlet Tiyatrosu kurulmuştur. Biz “Yıkalım da yapalım” dersek o yerleşik Trabzon Tiyatrosu başka kente gider, Trabzonda sanat biter. Trabzon’da tiyatro seyirci sayısında önemli bir artış var. Trabzon Devlet Tiyatrosundan dan geçen sanatcılar çok başarılı olmuşlar, demek istediğim burası aynı zamanda bir okul..

Geçtiğimiz günlerde ünlü görüntü yönetmeni Trabzonlu Aytekin Çakmakçı “Muhafazakarsan Trabzon gerçek bir yaşam alanı” ifadesi çok dikkatimi çekmişti. Trabzon artık muhafazakar insanlara mı hitap eden bir şehir oldu?

 Aytekin hocamın tespitinin altına imzamı atıyorum. Bu  iktidarın politikasıdır. Çok farklı mekanlar açılmıştır. Yaşam görüşü belirli bir çizgide olanlar için güzel bir şehir Trabzon. Bir kentin sosyal yapısı o kentte yaşayan tüm kesimleri mutlu etmelidir diye düşünüyorum. Ancak Trabzon’da her yeni açılan mekan tek bir görüşe hizmet etmektedir diye düşünüyorum. Bugün bir  Süleyman Restoran olmasaydı, üstelik her şeye rağmen kalitesini arttırarak yaşamına devam etmeseydi, Süleyman Hacısalihoğlu burayı “Lanet olsun” diyerek kapatsaydı  , Trabzon’da bana eşinizi, dostunuzu , misafirinizi götürecek şık bir restoran bana gösterebilir miydiniz ? Bakın Trabzon aynı zamanda üniversite kenti. 50 bin civarında öğrenci var. Yasaklarla bu iş olmaz. Öte yandan denize sırtını dönmüş bir kentiz. Yani sahile sandalyede oturup da denizi göremeyen tek kent biziz herhalde. Ganita’mız var umarım burayı kapatmayız. Samsun Atakum’da inanılmaz mekanlar var. Herkes her türden insan gidip orada eğlenebiliyor. Bizim sahilimizi de çay bahçesi doldurduk . Mesela Uzunsokağı nasıl kurtarabiliriz. Eski Valimizle birlikte bu konuda bir toplantı yaptık. Uzun Sokak esnafı alışveriş merkezlerinden dolayı çok zor durumda kaldı. Güvenlik sorunu ortaya çıktı. Uzun Sokak çok önemli bir yer. Burada açık AVM yapılabilir. Ama orada mesela elektrik malzemesi satan bir yer olmamalı. Markaların olduğu,  pırıl pırıl, insanları çekebilen yerlerin olması lazım.  Uzunsokağa Tanjant’tan ve ara sokaklardan çıkan yolları mutlaka kafelerle süslemek gerekir. Sokaklarda masa, sandalyeler olmalı.

Meydan Parkı’nın yeni halini nasıl buldunuz?

Çok beton oldu. Yeşilinin azaldığını görüyoruz. Trabzon 4 bin yıllık bir kent. Yürüdüğün yerden su fışkırmış ya da alttan bir lamba koymuşsun ne fayda… Lambaları koyduğun yerden metaller çıkmış ayakkabını yırtıyor. Yapıyorsun bakmıyorsun. Kiminin vidası çıkmış, kimi yanmaz. Daha bir sene olmamış yapılalı, yağmur yağıyor merdivenlerde su birikiyor. Meydan parkı kötü ama alt taraftaki restoranlar, dışarıdaki masalar güzel bir görüntü yaratmış.

Yaklaşan yerel seçimler öncesinde aday adayları yavaş yavaş şekillenmeye başladı. Bu anlamda CHP Ortahisar Belediye Başkanlığı için sizin de adınız geçiyor. Aday mısınız?

Benim herhangi bir siyasi beklentim hiç olmadı ama bu dönem bir teklif söz konusu. CHP’den Ortahisar Belediye Başkan aday adaylığı için teklif geldi. Ailemle görüştüm, inandığım, bilgilerine güvendiğim arkadaşlarıma, ağabeylerime danıştım. Eğer CHP Trabzon İl ve İlçe örgütü ve genel merkez beni tasvip ederse ben bu kentte belediye başkanlığı yapma şerefini kazanmak için çalışırım ve koştururum.  Ben iyi bir gözlemciyimdir. Bu kenti iyi tanıyorum, sanıyorum ki kentte beni tanıyor. Güzel bir çalışma ortaya koyacağımıza inancım tamdır.

Nasıl bir başkan, nasıl bir Trabzon?

Tabi ki bir parti çatısı altında seçime giren, bir partinin bayrağı altında , o partinin örgütleriyle kazanacak olan, kazandıktan sonra kenti için doğru olabilecek yatırımları yapmaya çalışacak olan bir başkan. Kendi için değil, kenti için.

Son olarak eklemek istediklerinizi alalım. Nasip olurda başkan olursanız neler yapacaksınız?

Yukarıda da ifade ettiğim  gibi bizi uygun görürlerse , Genç , bilgili ve üretken meclis üyeleriyle  iyi bir ekip kurarak bu yarışa gireriz ve kazanırız . Projeleri ise adaylığımız kesinleşirse konuşuruz.

Şanslı buluyorsunuz yani kendinizi...

Evet. Çünkü sporda, sanatta, sağlıkta 52 yıldır bu kentte yaşayan ve  30 yıldır Sağlık sunmaya çalışan birisi olarak neden olmasın diyorum.

Kaynak: Haberzon

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
kurban dastan - 3 yıl önce
Chp nin avukatligini yapsaydi böyle söylemezdiniz adam gibi adam baskanimiz onu seviyoruz
Avatar
Yasin A. - 3 yıl önce
Elestirir tabi. Azinlik kesimden, dogal.
Avatar
Sezgin - 3 yıl önce
Siktir ordan it şimdiye kadar neredeydiniz şimdimi kıymetli oldu trabzonsporumuz defolun hainler