Hıncal Uluç: Şampiyon Trabzonspor

Hıncal Uluç'tan gündeme dair bomba açıklamalar...

Hıncal Uluç: Şampiyon Trabzonspor

 3 Temmuz'da başlayan şike süreci durulmuş görünüyordu. Sessizlik UEFA'nın Fenerbahçe ve Beşiktaş'ı disiplin kuruluna sevk edilmesiyle bozuldu. Fenerbahçe'nin 2 yıl, Beşiktaş'ın ise 1 yıl Avrupa kupalarından men edilmesi isteniyor. Sürpriz bulanlar var, siz ne düşünüyorsunuz?

Bir defa karar sürpriz değil. Türk mahkemeleri bir karar verdi. Şu anda Yargıtay'da... Aylardan beri Yargıtay'da... Bu karar çıkacak. Ama bugün çıkacak ama yarın çıkacak ama seneye çıkacak. Ama çıkacak. Hepimizin beklediği bir şey nasıl sürpriz olur!

UEFA'da durum neydi; adamlar, 'Konuyla ilgili bütün evrakları tercüme etmeden bize gönderin' dedi. 400 dosya evrak gitti UEFA merkezine... Bu 400 dosya tercüme ediliyor ki UEFA'daki yetkililerin önüne konsun. Hatta ben birkaç hafta evvel, "Amma uzadı bu çeviri işi!" dediğimi hatırlıyorum. Ama UEFA'nın bir eyleme geçeceği belliydi. Eline 400 dosya gelmişken ve de Şampiyonlar Ligi'nden Fenerbahçe'yi alıp, Trabzonspor'u koymuşken... Neticede bunu disiplin kuruluna, deyim yerindeyse UEFA mahkemesine sevk etmesi doğal..

Sevk ederken de bir iddia ile sevk edeceksin. İddianame de bu... Ne olay sürpriz, ne de bu iddianame kesin mahkumiyet kararı... Kararı UEFA'nın adli organları verecek. Savunmaları istediler. İşi uzatmayacaklarını da söylediler. Gelecek seneye yansımayacak. "Temmuz başında biz bu işi bitireceğiz" dediler.

Federasyon, 'Şike sahaya yansımamış' diyerek ceza vermeye gerek duymamıştı. Mahkeme ise mahkumiyet kararları verdi. Şimdi Yargıtay bekleniyor. UEFA çıkan iki karardan nasıl bir sonuç çıkartır?

UEFA'nın yargıyla uzaktan yakından alakası yok. Bunu bir kere anlamamız lazım. Türkiye'deki federasyonun da yargıyla alakası yok. Çünkü yargı, kesin kanıt ister. Yargı da şüphe sanığın lehinedir. Emenike olayında olduğu gibi... Emenike temize çıkmadı mahkemede... Mahkeme 'Şüphe var' dedi. 'Şüphe olan yerde de ben kimseyi mahkum edemem.'

Bütün federasyonların, UEFA ve FIFA'nın disiplin kararlarında ise 'kanaat' yeterli. Yargının tam tersine şüphe sanığın aleyhine... Şüphe ettiği bir takımı oynatmaz UEFA... Yargı şüphe ettiği takımı serbest bırakırken... Taban tabana zıt hukuk uygulamaları bunlar...

Onun için UEFA'nın bizim mahkemenin, Yargıtay'ın kararıyla falan bağlı bir yanı yok. Tercüme ettirdikleri dosyalara bakacaklar, savunmalara bakacaklar ve karar verecekler.

UEFA, Beşiktaş'a gönderdiği yazıda, "Türk Futbol Federasyonu'nun şike ile ilgili vermediği cezalar sebebiyle biz bu olaya müdahil olduk" dedi. Bu da bakış açısının ipuçlarını veriyor gibi...

Uluslararası kuruluşların müdahale tarzı da budur. Uluslararası Doping Ajansı da Türk Atletizm Federasyonu'nun tavrını bekliyor, Aslı Çakır'a ceza vermek için... Bizimkiler uyuturlarsa ya da verdikleri cezadan tatmin olmazlarsa kendileri ceza verecekler. Ama ilk hakkı daima yerel kurumlara bırakıyorlar. Bunlar doğal prosedürler.

Verilen kararlara inanmadığı zaman, tatmin etmediği zaman 'Siz az verdiniz, örtbas etmeye çalışıyorsunuz' deyip kendi cezasını kendi kesiyor.

Fenerbahçe, Yargıtay kararının beklenmesini istiyor. UEFA bu konuda bir esneklik gösterir mi?

Fenerbahçe'nin hukukçuları, hukuku pek bilmiyorlar. Yargıtay beraat ettirse bile UEFA'yı bağlamaz. Çünkü temelleri ayrı, sistemler ayrı... Yargıtay kesin bulmaz, şüpheli bulursa, Aziz Yıldırım ve arkadaşları için 'beraat' der. Ama UEFA şüpheli bulursa, biter Aziz Yıldırım ve arkadaşları... İki ayrı sistem...

Olası bir ceza çıkması halinde...

O konuyu konuşma dava açar hakkında ve benim hakkımda!.. 'Aziz Yıldırım ceza alabilir' dersek mahvoluruz. Bütün avukatlarıyla üstümüze çullanır! Onun için ben "Almayabilir!" diyorum.

Esas Platini tehlikede!.. Onu da mahkemeye verecek. Ünal Aysal'ı mahkemeye veren adam Platini'den çekinir mi?

Fenerbahçe'nin mahkemeye verdiği Aysal'ın "Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım ceza alacak" sözleri UEFA'nın kararıyla daha da önem kazandı. Acaba gerçekten bir şey biliyor muydu?

Olayları bilen herkesin tahmini, 'Fenerbahçe'nin ve Aziz Yıldırım'ın ceza alacağı' şeklindeydi. Ünal Aysal da bunu ifade etti. 'Almalı' demek başka bir şey, 'Durum öyle gösteriyor ki Aziz Yıldırım ceza alır' demek başka bir şey... Birinde yargı organlarına baskı var, öbüründe yargı organlarından çıkacak kararın tahmini var.

Öteki taraftan UEFA'nın disiplin kurulunu sevk etmesi Trabzon cephesini umutlandırdı. Şampiyonluk beklentileri arttı.

Fenerbahçe ceza alırsa Trabzon şampiyon ilan edilir. Bu kadar basit.

Fotoğrafa biraz daha geniş baktığınızda Türk futbolu açısından neler ön görüyorsunuz?

Dünyada spor kirleniyor. Kirleten iki şey var:

1- Doping...

Bütün dünya bununla mücadele ediyor ve kimsenin gözünün yaşına bakmıyorlar. Amerika'nın George Washington'dan öte kahramanı ilan edilen Lance Armstrong bitti. Sokağa çıkamıyor şimdi. Doping yaptığı ortaya çıktı. Öyle tepkiler gösteriliyor dünyada...

2- Şike...

Şikenin sebebi de Aziz Yıldırım'ın ya da başkasının takımına kupa kazandırmak için 3-5 kuruş dağıtması değil esas sebep... Bunlarla uğraşmaz FIFA, UEFA... Esas şikeyi uluslararası mafyalar bahis şikesi ile yapıyor ve yaptırıyor. Uzakdoğu kaynaklı bir şirket aracılığıyla, Türkiye'de adını duymadığımız dördüncü lig takımının maçına büyük bahis oynanıyor mesela... Orada milyon dolarlar dönüyor. Burada dördüncü küme takımının oyuncularını 300-500 liraya ayarlamak mümkün... 'Al şu bin lirayı cebine koy 5 gol ye' diyorsun bir kaleciye... Adamın da umurunda değil zaten her hafta 5 gol yiyor.

Şike böyle veba gibi yayıldığı için çok sert uygulamalara geçti FIFA ve UEFA...

Bunların yanına son yıllarda ırkçılığı da koydu. Dünyanın bugün sporda üç hedefi var: Irkçılık, doping ve şike... Hangi sebeple olursa olsun... 'Ben sadece mafya, bahis şikelerinin peşinde değilim' diye bir ayrım yapamazsın. Anlaşarak maç yapıyorsan bunun adı şikedir.

Bu herkes için iyi olacak. Çünkü küresel olarak spor kirleniyor.

Mesela ben, atletizmde Grand Prix yarışlarının hepsini izlerdim. Yayın kuruluşu naklen verip de * bandan vereceği zaman o yayın kuruluşuna gider kayıt sırasında canlı izlerdim. O kadar meraklıydım. Şimdi evde otururken bir tanesini açmak içimden gelmiyor.

Bayıldığım, hayran olduğum alkışladığım adam yarın sahtekarın biri çıkabilir. O kadar yayılmış iş... Bu neticede tabii sporu felakete götürüyor. Bununla uğraşmak gerekiyor. 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
yusuf aksoy - 3 yıl önce
basbakanimiz varken fb den kupa alinamaz
Avatar
yusuf aksoy - 3 yıl önce
basbakanimiz varken fb den kupa alinamaz