Koray Aydın'ın Trabzonspor Sevdası

Şike yasası değiştirilirken, partisinin genel merkezine rağmen dik duruş sergileyen Koray Aydın, Kuzey Ekspres Gazetesi ve HaberTS.com'a çok özel açıklamalarda bulundu.

Koray Aydın'ın Trabzonspor Sevdası

HaberTS.com Genel Yayın Yönetmeni Ali Çil'in sorularına büyük bir içtenlikçe cevap veren eski Bayındırlık ve İskan Bakanı, dönemin Trabzon Milletvekili Koray Aydın, Trabzonspor'a karşılıksız sevgisini anlattı.

Şike sürecinde 6222 yasalı kanun değiştirilirken, Trabzon’un seçtiği vekiller arasında sadece siz “red” oyu vererek dik duruş sergilediniz. Fakat bu dik duruşunuzun, partinize Trabzon şehrinden oy olarak dönüşü olmadığını görüyoruz. Bu durumu nasıl yorumluyorsunuz?

Siyasi hayatımda 3. dönem milletvekilliğim. Tabi, zaman insanları olgunlaştırıyor. Çok farklı yere, farklı bir konuma getiriyor. Ben içime sinmeyen, vicdanıma oturmayan hiçbir şeye “evet demeyeceğim” şeklinde, kendime verdiğim bir kararım ve sözüm var. 

“ŞİKE YASASINI DEĞİŞTİRMEK AHLAK DIŞI BİR TUTUMDU”

Şike gibi, benimde taraf olduğum bir kulübün hakkının bariz yendiği bir ortamda, getirilen bu yasayı ben bir defa ahlaki bulmadım. Bunu sadece Trabzonspor açısından düşünmeyelim. Genel ahlak olarak baktığımızda da, ahlak dışı bir tutumla karşı karşıyayız. Yani, birden bire oyunun kurallarını değiştiriyorsunuz. Bunun gibi bir durumla karşı karşıya kaldık. Dolayısıyla bu şekilde bir yasaya, zaten benim vicdanen, ahlaken “evet” deme şansım hiç yoktu. Genelde partilerin milletvekilleri, partilerinin genel tutumlarına uygun hareket ediyorlar. Bizim diğer milletvekili arkadaşlarımız böyle bir handikap içerisine düştüler. Ama benim bu konuda tavrım net oldu. Yani yaptığım harekette bir bedel ödemek dahi olsa, bunu göze alabilmek gerekiyor. Ben onu göze aldım. Yaptığım odur ve doğru olduğunu düşünüyorum. Ben çok tabi bir insanım ve hareketlerim çok spontane gelişir. Doğru bildiğimi yaptım ve gene olsa gene aynısını yaparım.

Partinizin aldığı karara uymayarak, doğru bildiğiniz kararı verdiniz. Bunun sonucunda genel merkezin bir tepkisiyle karşılaştınız mı?

Hayır. Benim zaten diğer milletvekili arkadaşlarım, tutumumu biliyorlar. Ben, düşündüğümü söyleyebilen bir insanım. Onlarla her ortamda tartışıyorum zaten. 

“GENEL BAŞKANIMIZ DA DOĞRU BULDU”

Şahsen bizim genel başkanımız da benim bu konuda ki tutumumu da iyi bilir. Hasta bir Trabzonsporlu olduğumu, dünyayabordo-mavi baktığımı, onun dışında bir rengin benim için bir anlamı olmadığını genel başkanımız da bilir. Daha sonra oda makul karşıladı bana, ”sen doğrusunu yaptın. Seni de takdir ettim. Dolasıyla böyle bir tutum sergilemen beni de mutlu etti” dedi. Tabi o öyle söyleyince, bende mutlu oldum. Yani insan bir tutum sergileyince, partisinin genel başkanının da ne düşündüğü onun için de bir müddet sonra önemli oluyor. Oylamadan sonra bunları duymak beni çok mutlu etti.

Trabzon, Trabzonspor ile yaşayan bir şehir olmasına rağmen sizin haricinizde 5 vekilimiz şike yasası değiştirilirken
 sizin sergilediğiniz dik duruşu sergileyemedi. Bu konuda Trabzon’un seçtiği diğer vekil arkadaşlarınız ile daha sonra hiç konuştunuz mu?

Ben bunu hiç sorgulamadım. Şunun için sorgulamadım, ben onların ruh halini anlıyorum (Gülüyor). Gelmeyenin niye gelmediğini biliyorum. Orada çekimser oy verenin, neden çekimser oy verdiğini biliyorum. Evet oyu verenin de hangi psikoloji ile bunu yaptığını biliyorum.  Şimdi o davranışlar sonrasında onlarla konuşursam, çok kötü tartışırım. Yani, dolayısıyla hiç tartışmamak için öyle bir ortama girmedim.

Trabzon’un seçtiği vekiller adına konuşursak, şike yasası değiştirilirken, çekimser oy vermenin, katılmamanın ve evet oyu vermenin bir bahanesi olabilir mi?

Benim en kızdığım şey çekimserdir. Nefret ederim yani. Ne demek çekimser? İnsanın bir tavrı olur. Hayatta insanı ayakta tutan şeyler vardır. Evet demekte bir tavırdır. Hayır demekte bir tavırdır yani. Ben evet demeyi bile bir tavır kabul ederim. Ama çekimseri asla kabul etmem. Dolayısıyla o arkadaşlarımın yaptığı şeyi sorgulamak istemem. Bunun bir faydası da yok.

Şike yasası değiştirilirken verdiğiniz karar sonrasında bedel ödeme ihtimalini düşündünüz mü?

Beni danışmanlarım çok uyardı. “Riskli bir iş, zor duruma düşeceksin. Dikkat et ve tavrını ona göre belirle” şeklinde. Ama ben biraz hesapsız bir insanım. Sonuçta hesap, kitap yapmadım.

Bu sergilediğiniz duruşu fazla dile getirmediniz. Reklamını yapmadınız. Dolayısıyla bu durum sandığa fazla yansımadı. Oylama sonuçları açıklandığında pişmanlık hissettiniz mi?

Ben hiçbir hareketi oyu düşünerek yapmam. Benim yapım buna müsait değil. Ben doğal bir insanım ve doğaçlama yaşıyorum. Ben bu kulübün taraftarım, hatta “en fanatik benim” diye iddia ederim. Ben kendimden daha fanatik görmüyorum. Dolayısıyla tavrımı çok normal karşılıyorum. 

“AİLEM TRABZONSPOR İÇİN DUA EDİYOR”

Ben size bir şey anlatayım. Ben bakanlık yaptığım dönemde, Trabzonspor’un maçı olduğunda, bir toplantıda veya konuşma yaparken, sonucu getirir bana verirdiler. Ben o sonucu aldığımda, eğer Trabzonspor mağlupsa, yakın çevremden herkes belli bir süre benim çevremden uzaklaşırdı. Çünkü o dönemde kırıcı olabilirim. Sert olabilirim. Yani söylememesi gereken şeyleri söyleyebilirim. Benim hayatımı etkileyen bir olgudur Trabzonspor.  Mesela ben evde de maçı seyrettiğimde eşim beni ezberlemiştir. Hep hanım dua eder, ”inşallah Trabzonspor yener” diye.  Dua etme gerekçesini de şuna bağlar genelde, eğer Trabzonspor bugün galip gelirse bizim cumartesimiz, pazarımız iyi geçecek. Trabzonspor yenilgiye uğrarsa gene cumartesimiz, pazarımız çekilmez hale gelecek diye, böyle bakar ve değerlendirirler. 

“TRABZONSPOR EMPERYALİZME BAŞKALDIRIDIR”

Yani ben bunu şunun için söylüyorum, yeni değil ben çocukluğumdan beri sıkı bir taraftarım. Kulübümü seviyorum. Renklerini seviyorum. Takımıma aşığım. Ben Trabzonspor’u, İstanbul emperyalizmine bir başkaldırı hareketi kabul ediyorum. Trabzonspor böyle bir takımdır. Niye? Basın onlarda, yazılı ve görsel basına tamamen hakimler. Bütün gazetelerin köşe yazarları üç kulübün yetkilileri tarafından işgal edilmiş. Bunlara kafa tutup, dikilip, tokat atan, yere seren bir kulüptür Trabzonspor. Dolayısıyla bunlar emperyaldirler aynı zamanda. 

“FENERBAHÇE’NİN SLOGANI BİLE İTİCİ”

Yani Fenerbahçenin sloganına bakın,” bir gün Fenerbahçeli olacak.” Ne kadar aşağılayıcı bir slogan! Ne kadar itici! Ne kadar rijit! Böyle bir sloganla nasıl ortaya çıkabilirsiniz? Bu diğer bütün kulübün taraftarlarını aşağılamaktır. Diyorlar ki, ”neden kimse Fenerbahçe’yi sevmiyor?” Nasıl sevsinler? Sloganı bile itici bir slogan. Dolayısıyla Trabzonspor İstanbul’un bu hegemonik yapısına başkaldıran bir kulüp olarak varlığına devam ettirmeli. Yaşamalı. Güçlü olmalı. Onun için biz hep Trabzonspor’un hep iyiliğini isteriz.

“15 YIL GEÇTİ BUNU HİÇ SÖYLEMEDİM”

Ben bakan olduğum dönemde, o zaman Mehmet Ali Yılmaz Bey kulüp başkanıydı. Kongre oldu ve o zaman ben kongrede Mehmet Ali  Beyi destekledim. Yönetiminde değer verdiğim arkadaşlarım da oldu. Kongreyi Özkan Sümer Bey kazandı. Ankara’da bana geldiler. O zaman kulübün çok sıkıntılı bir dönemiydi. Genç taraftarlar o dönemi pek hatırlamazlar. Yani Trabzonspor çok sıkıntıdaydı. Ben hesapsız, kitapsız o kadar yardım da bulundum, organizasyon yaptım ki, üzerinden neredeyse 15 yıl geçti bunu hiç söylemedim. Daha yeni söyleyebiliyorum. Kendisi sağdır ve halen yaşıyor. Tekin Küçükali bey Ankara’ya geldi. O zaman UEFA kriterlerine uygun olarak kulübe bir merkez yapılması gerekiyordu. UEFA kriterlerinin de sonuna yaklaşılmıştı ve biran evvel yapılması gerekiyordu. Benden yardım istediler. Diğer yaptığım yardımların haricindedir bu. “Senin adını verelim. Bunu organize et.” dediler. Dedim ki, ”adı için kulübüne yardım eden bir konuma kendimi düşürmem”. Kulübün banka hesap numaralarını aldım. O zaman 50 kişilik liste yaptım, parayı 50 kişiye böldürüp tek tek arattırdım. İnsanlar yardım etti ve o bina yapıldı. Yani biz hep, “ben yaptım. Ben yardım ettim” şeklinde görünmekten hep kaçtım. 

“TRABZONSPOR’U SİYASETE ALET ETMEDİM”

Kulübüne yardım edipte bunu kullanan bir insan konumunda olmak istemedim. Çünkü ben Trabzonspor’dan güç alarak siyaset yapmıyorum. Çocukluğumdan beri siyasetin içerisindeyim. Kendi inanç değerlerim var. Onun çerçevesinde mücadele eden, koşan, koşturan bir insanım. Trabzonspor’u bu işe alet etmedim. Ama Trabzonsporlular bunu dikkate alarak, “Koray abinin olduğu yere de omuz verelim. Güç verelim. Ona vereceğimiz her oy, böyle bir Trabzonspor aşığı olan bir insanı siyaseten güçlendirir. Kuvvetlendirir. Belki yarın daha iyi yerlerde olur. O daha iyi yerlerde olursa, Trabzonspor’a da eli değer ve faydası olur. Faydası olur.” Diye düşünerek oy verirken benim bu pozisyonumu dikkate almalarını tabi ki çok isterim.

Kongre sürecinde Özkan Sümer destek vermediğiniz bir aday olmasına rağmen, başkan seçildikten sonra destek verdiğinizi sizden ilk defa duyuyoruz. Siyasi görüşleriniz de çok farklı olmasına rağmen destek vermek nasıl bir duygu?

Benim için Trabzonspor söz konusu olduğunda, parti ve görüş ortadan kalkar.

Siz siyasi gücünüzü Trabzonspor’un menfaatleri doğrultusunda kullanırken, Trabzonspor’un gücünden faydalanmadınız. Bunun için pişmanlık duydunuz mu?

Hayatım boyunca yapmadım. 

“ÜÇ OĞLUMDA BENİM GİBİ TRABZONSPOR’U KARŞILIKSIZ SEVİYOR”

Öyle bir beklentim olmadı. Benim çocuklarım benden fanatik. Tabi baba öyle olunca ne olacak yani? Öyle bir geçti birbirimize ki,üç oğlum var. Üçü de kongre üyesi.  Mesela benim çocuklarım buraya maça gelir. Kimseye haber etmezler. Havaalanından araba kiralarlar. Ben “oğlum sizi aldırayım. Maça göndereyim” derim. İstemezler. Giderler, biletlerini alır maça gider seyrederler. Bağırır çağırır, seslerini kısacak kadar boşalırlar, rahatlarlar. Ondan sonra da döner Ankara’ya gelirler. Yani sadece ben değil, bizim reklamsız tutumumuz, benim çocuklarıma kadar işlemiş vaziyette. Biz Trabzonspor’u karşılıksız seven insanlarız.

Seneler önce bitirilmesi gerekip, bitirilemeyen bir Akyazı Projesi’nin sonuna gelindiğinde “Recep Tayyip Erdoğan” ismi gündeme geldi.  Bu konuda düşünceniz nedir?
Ben olaya farklı boyutlardan bakıyorum.  Benim bakış açım Trabzonspor’un menfaati. Şuanda statların isim hakkı, iyi bir gelir kaynağı oldu kulüpler için. Trabzonspor borçlu bir kulüp. Taraftar farkında değil. İnanılmaz derecede bir borç yükünün altına girdik. Eğer bu kurduğumuz takım başarılı olamazsa, borç yükünü biz çeviremeyiz. Zor duruma gireriz. Bizim güvendiğimiz önemli gelir kaynaklarından bir tanesi, stadın isim hakkının satılabilmesi ve bunun paraya dönüştürülebilmesidir. 

“SADAKATİ İSPAT İÇİN AKYAZI PROJESİ KULLANILAMAZ”

Şimdi böyle bir şey varken, Trabzonspor’u düşünmesi gereken Büyükşehir Belediye Başkanının, çıkıp da burayı “Recep Tayyip Erdoğan” yapacağız demek, Trabzonspor’a yapılacak en büyük kötülüktür. Bu şehrin oy verip seçtiği bir belediye başkanı, kulübünün menfaatini değil, genel başkanına olan sadakatini ispat için bunu kullanırsa ben buna isyan ederim. Ettim de zaten. Bu konuda kimseye hatır edecek durumda değiliz. Orası Trabzonspor’un bir ekonomik değeridir. Bırakacağız, yöneticilerimiz onu en iyi şekilde pazarlayacaklar ve kulübe oradan gelir elde edecekler. Dolayısıyla, şimdiki Cumhurbaşkanının adını oraya vermek, Trabzonspor’un bu ekonomik beklentisine çok ağır bir darbe yapmaktır. Yoksa bizim kişilerle ve şahıslarla bir kavgamız yok.

Trabzonspor’un gerçekleştiği son kongrede çok sayıda parti üyeniz olan delege olmasına rağmen taraf olmadınız ve sadece bireysel oy kullandınız. Bu konuda pişman oldunuz mu?

Son kongrede kimseyi organize etmedik, taraf olmadık. Biz şunu gördük, partimiz içinde inanılmaz derecede Trabzonspor delegesi var. Benim bunları niye organize etmediğim yönünde arkadaşlardan tepki oluştuğunu söyleyebilirim. Ama şimdi arkadaşlarımız Trabzonspor delegesi olanları listeliyorlar. 

“BENİM GÜCÜM RAHATLIĞIMDAN GELİYOR”

Bir dahaki kongrede Trabzonspor’un menfaati yönünde bir adım atmak gerekiyorsa onu atabiliriz yani. Düşünüyorum. Çünkü benim bir beklentim yok. Ben rahatım. Benim gücüm rahatlığımdan geliyor. Ben bakarım, Trabzonspor’un hayrına kim iş yapabilecek, en doğru olana destek veririm. Diğer kriterler benim için geçerli olmaz. Benim oğlum aday olsa ve yapacaklarına inanmasam, yemin ediyorum. Kalben söylüyorum. Vallahi de oy vermem Billahi de oy vermem. Yapabilir mi? Trabzonspor’u iyi yönetebilir mi? Tarbzonspor’a bir katkı sağlayabilir mi? Bir vizyonu var mı? Bir gelecek perspektifi var mı? Gelecekle ilgili düşünceleri var mı ve bunu hayata geçirebilir mi? Buna bakarım.

HABERİN VİDEOSU;


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.