Özkan Sümer Ayrıldıktan Sonra Basın Açıklaması Yaptı

Trabzonspor’da konumu ile en çok tartışılan isimlerden biri olan Özkan Sümer, 'Para almadım ama çıkarcı oldum' diyerek önemlşi açıklamalarda bulundu.

Özkan Sümer Ayrıldıktan Sonra Basın Açıklaması Yaptı

Özkan Sümer, bugün saat 11.00’de Gazeteciler Cemiyetinde bir basın toplantısı düzenledi. Sümer basın toplantısında önce kendi ile ilgili olarak ortaya atılan spekülasyonlara cevap verdi. Ardından kendi ile ilgili olarak yönetim uygulamaya koymak istediği sisteme açıklık getirdi. Sümer, görevde olduğu sürece, alt yapının elde ettiği başarıları da istatistiki olarak açıkladı.

AÇIKLAMANIN SATIR BAŞLARI
"İşimize son verilmesinden dolayı bir hesaplaşma içerisinde dğiliz Bizi demek ki gereksiz ve yetersiz bulmuş olacak ki görevimize son verdi. Trabzonspor'a zarar vermek doğrultusunda bir duygu ile davrandığına ihtimal vermiyorum.  Asıl vurgulamak istediğim; ne yazık ki Trabzonspor olarak Trabzonpor üzerinden hesaplaşma camia olarak bir standart haline geldi. Oysa Camia olarak en önemli noktalarımızdan biri zorlukları beraber aşmak olmalı."

Bu yeni değil bugüne ait değil. Öteden beri son başkanlık adayı olduğum Nuri Albayrak döneminde kaybetiğim döneminde bir açıklamam vardır. Kaybedenler kulüpten uzaklaşmamalı iyi niyetle birikimle takkı yapmayı düşünmeli. Buna ihtiyaç var. demiştim. 

TRABZONSPOR HIZLA PARÇALANMA YAŞIYOR
Bu doğrultuda yine uzun zamandır Trabzonspor hızlı bir parçalanma yaşıyor. Bu parçalanma farklı düşüncelerden farklı beklentilerden yada farklı hesaplaşmalardan kaynaklanan bir parçalanma. Burda kişiselleştirilen konular var. Kulüple alakalı olmayan veya yararına olmayan bu parçalanma her dönem Trabzonspor'a büyük zarar vermiştir. Trabzonspor parçalarının tamamına muhtaç. Parça parça bir Trabzonspor bütün bütün olan diğer kulüplerle rekabet şartlarında baş etmesi oldukça zordur. 

Biz birliği sevgiyi bir kenara itip kendi ölçeğimizde kendi bir kısım grupsal yetinmelerle ve ilişkilerle devasa bir olayı kotarmaya çalışıyoruz. Bu bakımdan bir kez daha Trabzonspor'un bütünlüğe duyduğu ihtiyacı vurgulamak istiyorum. Bütünlüğe ihtiyacı iyi bir takım yapmak kadar önemlidir. 

ÇOK YANLIŞ KANAATLER
Çok yanlış kanaatlerden ötürü bir kısım saplantılardan ötürü ön yargılardan ötürü hakkımızda çok olumsuz beyanlar ve olumsuz bir kısım söylentiler bizi son derece rahatsız eden bir olgu. O bakımdan hiç yapmadığım gibi bu defa kendi dönemimle ilgili bir kısım çalışmaları rakamsal değeri ile ortaay koymayı gereklilik gördüm. Bunları görmek istemeyen insanlara göstermek gibi bir şansımız yok. 

ALT YAPIYI BEN KURDUM
Alt Yapı Faaliyetleri tarafımdan kuruldu ve Trabzonspor bünyesinde kurulmadı. O zaman ki adı Beden Terbiyesi olan şimdi ki Gençlik Geliştirme Kurumunun bünyesinde fahri futbol antrenörü olduğum dönemde bir alt yapı etkinliği başlattım. Kısa süre sonra Altyapıyı Trabzonspor'a aktardık. Şuan da 40'ıncı yılını tamamlayan Alt yapı gerçeği var ve Türkiye'de bu bir ilk. 

BENİ 1 LİG KULÜPLERİ İSTİYORDU AMA GİTMEDİM
Ben alt yapıda devam ederken sözleşmem yok. Birini lig kulüpleri beni istiyor. Bazıları ile birebir görüştüğümüzde 'Benim kulübe sözüm var. Kendileri izin verdiği takdirde gelebilirim" dedim. Sayın Faruk Özak buna şahittir. Biz bunlara rağmen sözleşmemiz olmamasına rağmen birinci lig tekliflerine ilgisiz kaldık alt yapıda görevimize devam ettik. O oluşumların yanında mükemmel bir üretim çıktı. 36 tane futbolcu profesyonel takıma çıkma başarısını gösterdi. Altyıpada unutulmuşluğa, kaderini terkedilmişliğe ve bunlara razı olan bir Özkan Sümer, bugün verimliliği ile bir tartışılır durumda. 

36 oyuncunun hepsi verimli olmadı. Bazıları uzun süre bazıları kısa süre. Ama 36 oyuncunun Profesyonel takıma katılma gerçeği var. Bu sadece benim ürünüm değil. Herkesin katkısı var. Bizim kattıklarımız var, bizden sonra profesyonel takıma katılanlar var. 

12 OYUNCU MİLLİ TAKIMA YÜKSELDİ
Trabzonspor'un alt yapısından yetişip A takıma yükselen 12 futbolcumuz var. 12 futbolcunun 1 tanesi hariç her birinde katkım var. Bu 12 oyuncunun A takıma yükselmesi Altyapının üretkenliği noktasında bir fikir veriyordur. 

2006 yılında tekrar Altyapının başına gelmem istendi. 2 ay bayağa bir tepki gösterdim. Trabzon'da duyarlı olan önemsenecek insanların önerisi ve etkisi ile sonunda Altyapının sorumluluğunu üstlenme kararını verdim. Bu kararlılıkla ve alt yapıdan neler olup bittiğine değinmek istemiyorum. Hoşuma gitmiyor. Ama alt yapının ciddi bir toparlanma yaşadığını üretkenliğin başladığını söyleyebilirim. Daha sonra sizlerin de bildiği gibi kulüpten transferle ilgili görev almam yönünde ısrarcı olundu. kulübün alt yapı üretimi kadar transferde başarılı olmasına ihtiyaç vardır. o doğrultuda katkı yapacağım inancımla alt yapıyı yine de denetlemek kaydıyla bırakarak bir kadro oluşturup transferle ilgilenmeye başladık. Bu transfer çalışmaları arzu edilen sonucunu ürettiğini söyleyemeyiz neden... Bizim çalımalarımız boşa düştü ve o faaliyetten ayrıldık. 

İLK FUTBOL AKADEMİSİNİ KURDUK
Sonrasında alt yapı ile ilgili yeni bir oluşum hazırlamaya başladık. Dünyada alt yapıların faaliyetlerini inceledik. Baktık hızlı bir bir akademi süreci yakalanıyor. Alt yapılarda akademi faaliyeti çalışmaları öncelik almış. Bizde ülkemizde kulüe ait ilk futbol akademesini kurmuş olduk. Bu ilk futbol akademisi... 

BAŞKANLIK YAPTIM ALT YAPIYA GELMEM ELEŞTİRİLDİ
Çok eleştirildim. Başkan olmuş bir Özkan Sümer geldi alt yapıda çalışı falan şeklinde eleştiriler kırgınlıklar daha da ileri gidiyorum şiddete dönük bir kısım çıkışlar ne kadar haklıdır. 2001 yılında Başkanlığa katıldık. Başkan olduk. yönteim kuruluyla çalışmalara başladık. Şimdi düşünün.. Başkan ve yönetici olan herkes kendi işini de yapar. Sonra ayrılır yine işini devam ettirebilir. Ama bir antrenör başkanlık yaptıktan sonra işini yapma şansı varmıdır?. Ben kendi işimi feda ettim. Trabzonpor'un gönüllü başkan olmadım. Gönüllü olmadım. Açık söyleyeyim. Ben işimi seven bir insanım. Ve tek bildiğim işte bu. Bu ihtiyacı gideremediğim için bir kısım insanın teşviki ile aday oldum ve başkan oldum. Antrenörlük hayatımı kapatmış oldum. Başkanlıktan sonra bir avukat bir tüccar gibi kendi işimizi yapma şansımız yok. Bu nasıl birşey. Tek bir işim var antrenörlük. Ben bunu Trabzonspor'a hizmet etmek için feda ediyorum. Daha sonra geldiğim noktada bir profesyonel çalıştırıcılığı yapmıyorum. Alt yapıda Türkiye'de en yetkin insanlardan biri olarak Trabzonspor'a katkı yapmak için katıldığım bir hadise.. 

YURT DIŞINDAN İKİ TEKLİF ALDIM
Ve başkanlıktan sonra buraya katılmam inanılmaz bir şekilde eleştirildi. Ben Başkan oldum tek işim vardı antrenörlük, işimi feda ettim. Biri çıksın bu derece fedakarlık yaptığının örneğini versin, biri desin ki ben futbola işimi terk ettim. Bir kişi çıksın bende bu konud özür dileyeyim. Başkaları da vardır. Benim yaptığım önemli birşey dğilmiş diyebileyim. Ne kadar büyük haksızlığa uğradığımı ve o tarihten sonra antrönörlük yapmama etik anlaşımını devam ettirdik. Hatta yurt dışından 2 tane teklif aldık ona da katılmadık. Bir başkan gidip profesyonel takım çalıştırıyor denmesin dedik. 

BENİ GÖNDERMEK İSTEYENLERDEN NASIL PLAKET ALIRIM
Geçen hafta İbrahim Başkan ile bir araya geldik. Konuşmamda alt yapıya dokunmamaları rica ettim. Bunun devamını sağlayın dedi. O da olumlu düşündü. İyi çalışıyorlarsa bizde dokunmayız dedi. Kendisi basın toplantısını kulübümüzde yap dedi. Plaket verelim oldu ve bende olmaz dedim. Cuma akşamı bir takım sıkıntılar oldu ve bende basın toplantısını iptal ettim. Pazar günü Altuğ beni aradı. Yöneticiler plaket vermek istiyor dedi. Bende plaket almam söz konusu değil beni göntdermek isteyen insanlardan nasıl plaket alırım dedi. Yönetim kurulu da  o gün görevden alındığımı medya kanalı ile duyurdu. Bu ifademe dayanarak. 

YENİ TEKNİK KADROYU NASIL DEĞERLENDİRİYOR?
Yeni Teknik kadro Trabzonspor'un bünyesinde üretilmiş bir kadro. Çoğu deneyimsiz falan diyor. Elbette birinci lig deneyimleri yok. GEçmişten de hatırlatmak istiyorum. Ben 38 yaşında genç takım çalıştırıcısı iken o zaman Profesyonel takımı çalıştırdım ve Şampiyon olduk. 40 yaşında ulusal takım, 41 yaşında Galatasaray'ı çalıştırdım. Bu arkadaşların deneyim yetersizliği noktasında ön yargı yanlış. Kulübün bu konuda ki değerlerini iyi biliyorlar. bunları kullanma kabileyitin de göstereceklerine inanıyorum. Yalnız bu gelen arkadaşların iyi bir iş çıkarması için yalnızca oyuncular iyi olması kendilerinin çok yetenekli olması yetmiyor bunlara gerekli desteğin gerekli ortamın sağlanması da işlerini iyi yapması doğrultusunda önemli ihtiyaçlardan biridir. Ve bunlara güvenmeyi bilmeliyiz. Desteklemeyi bilmeliyiz. Yani pat diye gelip Trabzonspor'u uçuracak beklenti içinde olmamalıyız. Biraz onlara sabretmek ve zaman tanıdığımız takdirde önemli işler başaracaktır bu arkadaşlar...

ŞİKE OLAYI İLE İLGİLİ NE DÜŞÜNÜYOR
Bu şike senaryosu siyasetin, Futbol Federasyonunun, Kulüpler Birliğinin, Tahkim Kurulunun büyük bir oyunuyla kabileyitiyle mükemmel bir film Oscarlık film halin geldi. Yani gerçketen bir Oscar almaya layık bir film bu. Geldiğimiz noktada UEFA'nın yeni çıkışını biliyorsunuz. Göreceğiz. Yalnız UEFA'nın fenerbahçe'yi mahkum etmesi Beşiktaş'ı mahkum etmesi Türk futbolunun ahlakını iade etme şansını yaratmıyor. Siyaset, TFF ve Kulüpler birliği nasıl aklanacak. Çok ciddi bir rahatsızlık. Türk futbolu 10 basamak geriledi FİFA sıralamasında. Bu gerileme değil bu bir felaket. Ve futbol federasyonu özerkliğini kaybetti. Özel federasyon. Gördüğünüz bildiğiniz etkilerden ötürü buna özerk Federasyon denir mi. B ukadar işi bilmeyen bir insan tayinle iş başına gelipte devasa bir olayı nasıl kotarabilir. Önemli işlerin başına önemsiz insanı getirdiğinde o işi önemleştiremezsin, yok edersin. 

29 AY PARA ALMADAN ÇALIŞTIM
Trabzonspor bana 600 bin dolar ve çeşitli şartlar önerdi. Ben bunlardan 600 bin dları almam dedim. Ve 29 ay ücret almadan çalışan bir Özkan Sümer, şimdi Trabzonspor'dan çıkar sağlayan bir özkan Sümer oldu. Şimdi 1 gününü Trabzonspor'a veren insanlar gelsin. Benim tek işim tek kaynağım. Ne kadar bu suçlamaları hak etiğime toplum karar versin. Yada böyle bir özverinin böyle bir suçlamaya dönüşmesi camia olarak nasıl utandırıcı bir durumdur. Vefasızlık şeklinde ki yorumu ben bir kenara iteyim. 

YOL HARİTASI NASIL OLACAK
Bu dernekte 1999 yılında bir ifadem vardır. Kırgınım olduğum hırslı olduğum bir kısım şeylere baş kaldırdığım dönemde yine bir gazeteci arkadaş şunu söyledi. Başkanlığa aday olurmusunuz diye. benim de cevabım Trabzonspor'un bana ihtiyaç duyduğu heryerde varım dedim. Bana ihtiyaç duyduğu heryerde olmaya özen gösterdim. Her yerde oldum. Üstelik çıkara dönek değil hizmete dönük. Şimdi parçalandım. Ama emin olun o parçalarımı toplarım daha etkin daha yetkin bir Özkan Sümer oluştururum. Bu kulüple ilgili imkan olursa hizmet, gerekirse göğüs göğüse savaşırım. 

KOLEJİN KURULMAMASI OSMAN PEPE YÜZÜNDEN
Kolej konusunda 1999 yılında toplantı yaptık. Sonrasında gelip burada araştırma yaptık. Sonrasındü düşünüdük ki burada bu koleji yaparsak diğre okulları karşımıza alırız. Burada ki çocuklar bizim. Bizi bu çocuklar oluşturuyor. Sonra İstanbul'da bun kolej ve üniversiteyi kurmaya karar verdik. Ardından o dönem yönetim değişiklikleri falan yaşandı. Sonra biz başkan olduk. Ardından yeniden bu araştırmayı yürüttük. İstanbul'da araştırma yaptık Ancak bizim işimizi o dönemin Orman Bakanı Trabzonlu Osman Pepe yıktı. Pepe, başka kulüplerde bizden ister diye bize arsayı vermedi. 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.