Sadri Şener Kendini Başarılı Buluyor mu?

Trabzonspor başkanı Sadri Şener’den çarpıcı açıklamalar. Şener Trabzonspor’daki sürecini değerlendirdi.

Sadri Şener Kendini Başarılı Buluyor mu?

Trabzonspor Başkanı Sadri Şener, kulübün gündemini değerlendirdi ve zor günler geçiren bordo-mavili ekip ile ilgili planlarını açıklarken, bir oyuncu ile anlaştığını belirtti.

Trabzonspor Kulübü Başkanı Sadri Şener, Lig Tv'ye verdiği özel röportajda, seçim sürecinden yeniden başkan adayı olup olmayacağına, futbol takımının bugünkü durumundan, transferlere birçok konuda çarpıcı açıklamalar yaptı.

Sadri Şener, "Eskişehir'e gelmem gerekiyordu. Sizi şu anda kongre çok ilgilendiriyor ama beni de maç sonuçları ilgilendiriyor. Belki bir faydam olur diye Eskişehir'e geldim." dedi.

- Kongreyi daha fazla düşünenler mi var sayın başkanım?
- Mesela siz basın bayılıyorsunuz. Bu ara Trabzon'da da ticaret odası seçimleri var. Trabzon tarihinin en güzel zamanlarını yaşar bu seçim zamanları, kulisler, yemekler falan..

- 2008 yılında başkan oldunuz kendinizi başarılı buluyor musunuz?
- Evet. Ben Trabzonspor'u teslim aldığım zamanki durumuna bakıyorum, bir de şimdiki haline bakıyorum, arada dağlar var. Teslim aldığım zamanki bütçe yapısına bakıyorum bir de şimdi bakıyorum.  Mesela millet diyor ki, 150 trilyon borç var, o kadar da alacak var. Hep bu tarafına bakıyorlar, öyle yapmak işlerine geliyor. Bu belki yarın 300 olur 300 de alacak olursa büyüklüğünü gösterir.

- Biz finans kuruluşu değiliz sıfır borcumuz var, bankada şu kadar paramız var, bu değil. Bizde para olduğu zaman oyuncu alacaksın, tesis yapacaksın, yeni projeler yapacaksın. Şimdi siz mesela bu konularda yazıp çiziyorsunuz, adaylara diyorsunuz ki, proje üret. Hepsi de diyor ki, proje üreteceğim ama ne yaptıkları belli değil. Şimdi ben bizim ürettiklerimizi sayayım:  İki şirketi birleştirdik, yıllık faizden 15 trilyondan kurtardık, ama unutuldu. Temettü ödemesi kalktı ortadan. İstediğimiz gibi hisselerimizi satıp alabiliyoruz. 1461 Trabzon'u kurduk. İlk başlarda millet '1.5 trilyon verilir mi?' falan diye karşı çıktı, şimdi bir sürü sahibi var. 'Bu takımı satmayın.. vs...' bir sürü şey var. Bu da bir projeydi, çok önemli.

- Kulüp içindeki ve tesislerdeki yapılanmaya bakıyorsunuz, çok köhne bir stat aldık, çok medeni bir stat haline getirdik. Aşağı yukarı 15 trilyona yakın yatırım yaptık. Bence bundan sonra gelecek arkadaşlar şunu yapmalı; yeni yapılacak stadı bir kere yaptırmalılar, bitmeli. Sonra onun pazarlaması Beşiktaş'ın yaptığı gibi, biz de o firmayla görüşüyoruz, şu anda kalan sürede o hamleyi de yapıyoruz. Sermaye artışı yapmak lazım. Galatasaray bir yaptı, bir daha yapıyor, biz daha birincideyiz halen. Bizimkiler diyor ki 'Niye satıyorsun?' Satıyoruz ama belki gelecek ay da geri alacağız. Bu ticari bir operasyon.

- Onun dışında tabi alt yapıdan oyuncu yetişmiyor deniyordu, 1461 Trabzon'da bunun en güzel örnekleri var. 3-4 tane A takıma alınacak oyuncu var. Bunların hepsi başarıdır. Gelelim başarısız tarafa. Yurt dışından alınan oyuncular çok kötü. Gerçi, kötü mü, iyi mi, buna benim karar vermem doğru değil. Çünkü benim mesleğim değil. Şunu da herkes bilmeli ki, yurt dışından alınan oyuncular bir hocanın veya bazı hocaların tavsiyesiyle alınmıştır. Çünkü ben kendi, kendime oyuncu alamam. Ha bunlar şampiyonluğa oynayan bir ekip midir? Yoksa üçüncülüğe oynayan bir ekip midir? Ama hiçbir zaman şu duruma oynayan bir ekip değil bu yabancılar. Bunların hepsi ülkelerinde milli takımda oynuyorlar. Böyle bir tezat var. O zaman sorunu ben de aramayın, sorunu 'hoca' diye tabir ettiğimiz arkadaşlarda arayacaksınız.

- Siz de nedense şöyle bir eksiklik var; Trabzonspor'da hocaların üstüne çok gitmiyorsunuz, yöneticilerin üzerine çok gidiyorsunuz. Hocaların doğumundan bu güne kadar ki yaşamlarını izleyin, başarılarını ve aldığı sertifikaları izleyin, en önemlisi de aldıkları paraları. Çok büyük paralar alıyorlar. Değer mi o paralara? Bilmiyorum, tabi ki biz verdik, vermek mecburiyetindeyiz. Çok büyük paralar alıyorsun ve övgü alıyorsun, eleştiri yok.  Bizde hemen unutuluyor, bunu sık sık hatırlatmak lazım. Bir hoca, bir oyuncuyu istemeden aldıysa, ertesi gün istifasını vermesi lazım.

- Göreviniz süresince bu oyuncuyu nereden aldım dediniz mi?
- Bazı oyuncuları oynatıyorlar, hayret ediyorum. 'Ben anlamıyorum' diyorum ve kendimi öyle teselli ediyorum. Bazen takılıyorum, hocaya da söylüyorum. Mesela, bizim Mustafa Yumlu ile Giray Kaçar son maçta önlerinde 30 metrelik boş alan var, herkes bir adam tutmuş  onlar burada duruyor, diğerleri öbür tarafta. Ne onlar geliyor, ne bizimkiler gidiyor. Bakıyorlar sağlarına sollarına... Ya sür topu ileri, karşı tarafta başka fonksiyonlar oluşmaya başlasın, gelmiyor her halde akıllarına... Veriyor yan pası, 'oynamıyorum' gibisinden... Bir de kaleciye veriyorlar; kalecinin sanki topa vuruşu çok muazzammış gibi... Böyle bir sürü şey.  Mesela, bizde bir Celutska var; adamla yan yana koşuyor, adam bunu geçiyor. Bu da kolundan tutmaya çalışıyor.. Git o zaman hocaya de ki 'Bu beni geçiyor, değiştir beni'. Demiyor... Bamba var mesela, bomba... O zaman dedik, 'İngiltere'de İkinci Lig'de oynayan bir oyuncu böyle süperse, bunu Birinci Lig'den alırlar, biz nereden çıktık?' Alamadı hiç kimse, İngiltere'den görmediler, biz hemen gördük, onu aldık.

- Hiç şu oyuncuyu nasıl alamadım dediğiniz oldu mu?
- N'Doye. 6 milyona kadar çıktım, ama birisi bana arkadan kuvvet verseydi yediye de çıkardım.  Ödemiştim de şimdiye kadar. Şimdi mesela, hiçbir oyuncuya bonservis borcum yok. Bunlar hep bizim oyuncular. Bir de mesela, bir takım devralırsın, şu kadar borcu vardır, ödenecek bonservis bedelleri vardır, hiçbir futbolcumuzla UEFA'lık, mahkemelik değiliz biz. 'Paralar nereye gitti diyorlar' ya işte gitti, buraya gitti.

- Bu sezonki hedefiniz artık Ziraat Türkiye Kupası?
- O var evet, onu alırsak Süper Kupa var. Boş değiliz yine, ama bir Sivasspor maçı seyrediyorsun, evlere şenlik. Adam alıyor topu, yavaş yavaş sürüyor. Sonra biraz hızlanıyor, bizimkiler bakıyor, geri çekiliyor. Adam geliyor geliyor gol atıp geri gidiyor, böyle bir şey yok.Bizim takımda birisi mutlaka onu durdurur diyorlar ya da bizim takım o kadar büyük ki o top bizim kaleye girmez diyorlar. Giriyor işte bir tuhaflık var. Şunu da düşünüyorum bazen, paraysa biz bunların bütün ödemelerini yapıyoruz, hiç galip olmamalarına rağmen. Galip olmayınca para alamıyorsun federasyondan. Prim icat ediyoruz, normal pirimlerin haricinde. Millet zannediyor ki, para yok kasada da bunlar para arıyor. Aradığımız paralar bu yarattığımız pirimler için. Futbolcuların arabaları, evleri, otobüsleri, hepsi var. Hava alanı olan her yere özel uçakla gidiyoruz. O yüzden benim aklıma şu geliyor, bu futbolcular ya Trabzon şehrini sevmiyor, ya Trabzonspor'u sevmiyorlar veya yönetimi sevmiyorlar, ya da beni sevmiyorlar ,başka da bir şey gelmiyor aklıma.

- Siz bu görev süreniz boyunca hiç sevilmediğinizi düşündünüz mü?
- Ben esasında çok güleç yüzlü bir insanımdır. Beni sevmemek çok agresif bir adamın davranış biçimidir veya az okumuş bir adamın davranış biçimidir. Ben kötü bir şey yapmam, esprili konuşurum. Niye sevmeyeceksin ki? Ama angut bir adam gelir sevmezsin, adamın tipine bir bakarsın sevilecek hiçbir tarafı yoktur, o da var. Bir de ben herkese çok sempatik yaklaşırım. Oyunculara kızmaya gidiyorum, yine görünce 'Hadi bağırmayayım' diyorum, bağıramıyorum.

- Akhisar Belediyespor  maçı dönüşünde hak etmediğiniz bir davranışla karşılaştınız. Eşiniz ne dedi bu olaya?
- Bizim hanım şu anda en büyük eleştirmenimiz. Onu yanlış yapıyorsunuz, bunu yanlış yapıyorsunuz. Kendisine göre haklı tabi onun da bir çevresi var, oraya gittiği zaman, ablamın torunu var, yenildiğimiz zaman okul servisinde çocuklar dalga geçiyorlarmış, ondan şikayetçi. Aileme çok tesir ediyor, ama yapacak bir şey yok. Eşim 'Bu böyle çekilmez' diyor, ama ne yapayım yapacak bir şey yok başkanlık özveri işi, mesela bu gün tatil herkes bir yerlere gitti, ama biz Eskişehir'deyiz. Halimden memnunum yani. Bunu özveriyle yapıyoruz. Özveri ile yaptığın işte eleştiri az olur, az olmalı. Az önce söylediğim hoca konusu. Hocalar büyük para alıyor, orada eleştiri büyük olmalı.

- Avrupa'da da böyle oluyor mudur sizce?
- Avrupa'da çok büyük kulüpler var, adam 50 trilyon verip oyuncu alıyor, eleştiriler bitiyor. Ona gidecek oyuncu sayısı çok fazla, bana gelecek oyuncu sayısı az. Bizim orada insanlar bir şeyi daha kabul etmek zorunda. Trabzon'a yabancı oyuncuyu, Türk'ün de meşhurunu getirmek zor. Bunu kabul etmek lazım. Niye gelmiyor sosyal aktiviteden dolayı. Bunlar genç adamlar. Çok örnek var, Selçuk ve Burak'ın niye gittiğini benden daha iyi bilen var mı kulüpte? Aynı paranın fazlasını orada alıyor, üstüne bir de orada sosyal aktiviteleri daha fazla. Burada yok, yoksa da bu benim kabahatim değil, ama ona rağmen biz yine getirmeye çalışıyoruz. Okul yok mesela, ben 1990'larda başkanken yine bu sorun vardı. Bundan 22 sene önce de 'Trabzon'da İngilizce ve Fransızca eğitim veren bir okul açılsın' dedik, bizde daha bir okul açılmadı. Colman'da da düşüş var, çocukların okul çağı geldi diyor, ama gönderebileceği yabancı dilde eğitim veren bir okul Trabzon’da mevcut değil. Kimse ciddiye almıyor bu konuyu, benim de yapacak çok fazla şeyim yok.

- Kongrede tekrar aday olacak mısınız?
- Bildiğim kadarıyla 1-2 aday var. Yönetimdeki arkadaşların da hiçbiri istekli değil, onlar da yıprandılar tabi haliyle. Bizde 'Köşemize çekilelim’ duygularımız ağır basıyor. Şunu da açıkça söylemek isterim, ben ömrümün büyük kısmını bu kulübe verdim. Aday olarak biraz daha Trabzon formatında kişiler ya da proje adları belli kişilerin olmasını arzu ederim. 2013’e gelmişiz, Trabzonspor kulübü yurt dışı ile çok teması olan bir kulüp. Başkanı biraz lisan bilmeli. Bakıyorum yöneticilerimiz de yurt dışına gidince bizim 1980’lerde bize tercüme yapan, işte zamanında oraya yerleşmiş arkadaşlardan halen medet umuyorlar. Bununla dalga geçiyorlar Trabzon’da, ama yurt dışına gidince de onlar bizimle dalga geçiyorlar. Başkan veya yönetici dediğin adamın da iyi bir eğitimi olmalı. Kimse aday olmazsa ortada bırakmam, ancak aday olursa kimsenin karşısına çıkmam. Kongreye daha uzun süre var, bu işler değişir. Ancak zordur bu işler, ben idare etmiş biri olarak söylüyorum, bu işler zordur şu anda en eski yönetici benim.

-  Yöneticilerin parasının olması gerekiyor mu?
- Para bulman lazım. Zannetmeyin diğer kulüplerde başkanlar para veriyor. Veriyor parayı 5 dakika sonra geri alıyor. Kredi gibi bir şey o, geçici kredi. Finansal çok imkanlar var, onları bilmeniz gerekiyor. Bankanın genel müdürüyle çok yakın olacaksın, derdini anlatabileceksin, onların nazarında güvenilir olacaksın ki onlar da sana yardımcı olsun. Arkadaşlar da bu işe heves ederken perde arkasını da düşünsünler olayın.  Bu iş parasız olmaz. Mağlubiyetlerle dolu bir sezonun ardından başa geçecek gelecek yönetim. İlk sıralardaki takımlara prim var. Biz böyle gidersek pirim de yok. Bizim tek haziranda yayın gelirinden bir gelirimiz var, ama eskiden ikincilik üçüncülük vardı. Prim geliyordu, şimdi onun yarısı var.

- Tolunay hocanın performansını nasıl buluyorsunuz?
- Şu ana kadar bir başarı yok. Biraz süre tanınmalı. Bu mevcut takımdan başarı beklenmez diye bir ifade kullanıyor. Mesela çok meşhur bir oyuncu maça giderken tavla oynuyor diyor. O duygulardan uzaklaşmışlar diyor. Ben de diyorum ki, bu oyunculara antreman falan yaptırmana gerek yok, psikolojik tedavi yap bunlara, nasıl yapılacaksa. O heyecanları yok oyuncuların. Hocanın başka türlü yaklaşması lazım dolayısıyla. Tolunay hocaya da önce vakit tanıyacaksın, sonrasında bir de transfer hakkı tanıyacaksın. Bir listesi var, ondan çok mutluyum, yani şu şu şu diyebiliyor sana.

- Anlaştığınız oyuncu var mı şu anda?
- Bir oyuncuyla anlaştık şu anda. Ben gidince hemen alır gelirim yani. Türk oyunculara daha fazla ağırlık vereceğiz. Ama önce oyuncu satmamız gerekiyor.

- Trabzonspor’un önümüzdeki sezon kadrosu nasıl şekillenecek?
-  3-4 tane 1461 Trabzon’dan alınacak yukarıya... Birkaç tane Almanya ve Belçika ekollü oyuncular var, bunlara bakılıyor. Türkiye’de büyük takımlardan flaş bir oyuncuyu Trabzon’a getirmek zor. Kendi oyuncularımız var, bunlardan bir karışım oluşturup kadromuzu şekillendireceğiz. Bir de madalyonun öbür yüzü var. Seyircine heyecan vermek için flaş transfer yapıyorsunuz ve bu transferler de kötü çıkıyor. Bu sefer o transferler olmayacak.  O zaman da kombine satamıyorsun. Bu yıl mesela uyduruk bir kombine sattık.

- Size göre lig bitti mi?
- Tabi, 7 puan var. Galatasaray’ın iyi kadrosu var.  İşte hisse senetlerini niye satıyorsun, adamlar sattı, iyi kadroları var. Bir daha satıyor şimdi. Bu beceri taktir.

- Çıta çok yükseldi mi?
- Yükseldi bizim aramızda çıta çok yükseldi. Beşiktaş ile değil de öbür ikisi ile çok açıldı ara. Fenerbahçe de bu yıl o kadar badire atlattı, ama Galatasaray ile Avrupa’dan çok iyi paralar kazandılar. Biz maalesef sezonun başında Macaristan’ın bilinmeyen bir takımına elenip yola koyduk. Futbolda başarılı olacaksın, yoksa bütçeni tutturamazsın. Bir trilyon bir maç, maç kazanamazsan para da yok. Biz kaç maç kaybettik bu yıl, sonra da bizim saf futbolcular gelip kazandıkları maçın primini istiyorlar. Versem alır mısınız diyorum. Alırız diyorlar. Çok ayrı duygularda uğraşıyoruz yani. Mesela bu hafta yeniliyoruz, hafta arasında bakıyorum yaş günü kutluyorlar. Moral olsun diye. Ondan sonra yine yeniliyoruz. Bunun sebebini biri bana anlatmalı. Mesela 1461 Trabzon’da da bir düşüş var, onlar da haklı, ne olacaklarını bilmiyorlar. 13 Mayıs’a kadar süremiz var. Hisseleri değiştireceğiz, birine satacağız. Birkaç arkadaş var aslında, ama herkes 'Vergi gelir mi?’ diye korkuyor. Biz burada nelere imza atıyoruz hiç korkmuyoruz, bana bir şey gelir mi diye. Diyelim ki vergi geldi, öderiz. Ne yapabilirim ki... Bir kişi de şöyle candan 'Sadri bey sen bunu düşünme’ demedi.

- Trabzon’a maç izlemeye ne zaman geleceksiniz?
- Gelirim, o sorun değil. Alıştık artık, sol tarafta gurbetçi gençler bağırıyor “Sadri Şener istifa” diye. Gol yiyince bağırıyorlar. Bir de yandan, sağdan soldan birkaç kahraman çıkıyor. Ondan sonra da diyorsun ki, aday olacak mısın? Aday olunur mu böyle bir şeye? İnsanlar Trabzon’da iyi yönetici bulabilmek için teşvik etmeli.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
yesiller diyari - 4 yıl önce
şenol güneşsiz bir hiçsin o kadar