Şike Uzmanından Trabzon'da Unutulmayacak Sözler

" Türk Futbolunun Bir Mustafa Kemal'e İhtiyacı var "

Şike Uzmanından Trabzon'da Unutulmayacak Sözler

Trabzon Kürsüsü tarafından bugün 3.'sü organize edilen Şike Paneli'nde bu akşam dünyaca ünlü şike yazarı Declan Hill konuk oldu.

Karadeniz Teknik Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi'nde yapılan şike paneline önceki günlerin aksına bu kez yoğun ilgi oluşmadı. Panele Trabzonspor Genel Sekreteri Hasan Yener'de katılıdı.

Panelin açılışında konuşan Trabzon Kürsüsü Başkanı Ulaş Özdemir, panele yeterince ilgi gösterilmemesini eleştirdi. Şike panellerinin daha önce Trabzon Merkez'de 5 yıldızlı bir otelde yapıldığını burada yoğun ilgi olduğunu kaydeden Özdemir, "Declan Hill, Kanada'dan geldi. Biz Trabzonluyu Meydandan Atatürk Kültür Merkezine getiremedik. Hiç kimse kusura bakmasın Trabzon kentinin özeti bu salondur. Bizim enformasyon eksiğimiz yoktur. Gerek yerel medyada gerek intenet sitelerinde gerekse sosyal medyada olağanüstü bir çalışma performansı gösterdik.

Ama görüyorum ki sahaya yansıyan sadece bu kadarmış. Tabi bizi ekranları başından izleyenler var. Onlara çok teşekkür ediyorum. Üzüntülüyüm. İstanbul’dan da misafirlerimiz var. Gazeteci meslektaşlarım. Trabzon’un 3 Temmuz’dan bu yana şike mağduriyeti ile ilgili ellerinden gelen çabayı gösterdi. Şike var diyen İstanbul medyasının ender insanlarından..

Declan Hill, "kişi önemli değil. Salon dışından izleyen insanlar da var.  Onların da bu salonda olduğun varsayarak konuşacağım" dedi. Onun bu söylemi bizim moralimizi düzeltti" diye konuştu.

TÜRKİYE BU KONUDA ŞANSLI
Panelde ilk olarak Belçika’da yayın yapan Spor Medya dergisinden Jan Hauspie konuştu. Hauspie, Belçika’dan örnek vererek başladığı konuşmasında, Türkiye’nin bu konuda şanslı olduğunu çünkü Belçika’da şike konusunda 8 yıl geçmişine rağmen hala bir sonuç alınamadığını kaydetti.
Hauspie, “Fenerbahçe’den Şampiyonluk unvanı alınmalı mı? Evet alınmalı” derken kimseye verilmemesi gerektiğini kaydetti.

Bu noktada Bisiklette Amstorng örneğini veren Hauspie, “ Şampiyonluklara başka bir bisikletçiye vermeyi düşünmediler. Böyle bir karar almalıdır. O zaman o karar arkasında düşünce çok fazla bisikletçi hala ve geçmişte de ilaç veya doping kullanma şüphesi altındaydılar. Yani burada şampiyonluğun başka bir doping kullanma riski olan kişiye verilme riski büyüktü.

TÜRK FUTBOLU KİRLİ
Aynı şekilde bakacak olursak Türkiye futbolunda genel anlamda büyük bir yolsuzluk olduğunu söyle biliriz. Bochum vakasına bakacak olursak Almanya’da ki şike operasyonuna bakacak olursak burada Türkiye’de ki Şampiyonluğun oldukça büyük bir zan altında olduğunu görüyoruz. Bence 2010-2011 sezonun Şampiyonluğun kimseye verilmemesi güçlü bir caydırıcı önlem olacaktır.
Ben sizin adalet konusunda ki savaşınıza katılmadığın anlamına mı geliyor. Hayır! benim size vereceğim tavsiyem UEFA ve Türk futbolu üzerinde ki baskıya devam edin” dedi.

Hauspie'nin ardından ise Decla Hill, konuşmasını yaptı. Hill, 1996'da meydana Susurluk kazasından örnek vererek başladığı konuşmasında, "Türkiye’de 3 Kasım 1996’da hızlı giden bir Alman Otomobili vardı. Yolda hızlı ilerliyorlar. Bir kamyonun arkasına çarptı. O gece 3 kişi öldü. Bir tanesi önemli bir şahsiyet. Bir tanesi polis memuruydu. Bir tanesi de bir milletvekiliydi. Çok da güzel bir hanım efendi vardı. Bu cesetler bulunduktan sonra çok fazla hikayeler soruşturmalar yazıldı. Teoriler ortaya atıldı. Ancak bu tarihten iki tane gerçek çıkıyor ortaya" dedi.

HİLL: TÜRKİYE'DE İKİ HÜKÜMET VARDI
Hill şu şekilde devam etti: "Birincisi Eskiden Türkiye’de iki hükümet bulunmaktaydı. Bir olarak halkın bildiği kamunun bildiği hükümet ve birde resmi olmayan hükümet. İşlerin gerçekleştirildiği alışverişlerin yapıldığı hükümet.

2. gerçekte bu tarihte 3 kasım 1996’da eski Türkiye vardı. Şuan yeni Türkiye’deyiz. Biz hala Türkiye’de ve Kanada’da iki hükümet olduğunu biliyoruz.
Ancak bu Türkiye’de resmi olmayan hükümet de çok küçük. Şuan aramızda AK Parti’yi sevmeyen nefret eden insanlarda olabilir. Ancak bu araba kazası Türkiye’yi değiştirdi. Ve şuan da ki mevcut hükümeti ortaya çıkardı. Eski Türkiye’yi yeni Türkiye’ye çevirdi"

TÜRKİYE'DE BAŞKA ARABA KAZASI DA OLDU
3 Temmuz şike sürecini Susurluk kazasına benzeen Hill, "Türkiye’de başka bir araba kazası daha oldu. 2 Temmuz 2011 tarihinde. Aynı durumu bir kez daha yaşadık. Hikayeler yazıldı teoriler ortaya atıldı. Ancak iki gerçek ortaya çıktı.
1 Türk futbolunda iki hükümet bulunmakta. 1 tanesi herkesin gördüğü onu gözlerimizle görebiliyoruz.. İkincisinde başka bir hükümet. Burada alışverişler yapılıyor burada bazı kişilere ihtimas geçiliyor. Burada yolsuzluk var. Sorumuz şu: Biz bu eski hükümeti mi alacağız eski Türk futbolunu mu alacağız. Yeni bir hale mi getireceğiz. Eğer bunu yapmazsak Türk futbolunu unutabilirsiniz artık.

Bu uluslararası sporun geleceği ile alakalı bir olay. Siz savaşıyorsunuz mücadele ediyorsunuz. Bu da önemli bir savaş. Ben buraya 36 saat boşuna uçmadım. Sporla ilgili suçları 15 yıl izledim. İlk olarak Rus mafyası ile ilgili belgesel hazırladım. Sonrasında olimpiyatlara baktım. Sonrasında Oxford’a gittim. 5 yıl boyunca şike üzerinde çalıştım. Bu konuda ki düzenlemeyi yazdım" dedi.

FENERBAHÇE İKİNCİ LİGDE OLMALI
Hill, konuşmasına şu şekilde devam etti:
"Fenerbahçe şuan ikinci ligde olmalıdır. Bir çok arkadaşım meslektaşlarım İstanbul’da. Ben Trabzonspor veya Fenerbahçe taraftarı değilim. Umurumda değil. Ancak şua ki durum mantıklı gelmiyor. Bir takımın başkanını içeri almak ve takımı cezalandırmamak hiç mantıklı gelmiyor bana. Bunu tekrar etmek istiyorum. Burada Fenerbahçe karşıtlığı da yapmıyorum. Burada aklı selimden yana davranıyorum. Bu kadar zor olmamalı. Ancak bu yapılmadı. Başka bir şikeci ile konuşmaktaydım"

HİLL: TÜRK FUTBOLUNUN KEMAL ATATÜRK'E İHTİYACI VAR
Hill, "Çarşamba gecesi. Türkiye’ye gidip konuşma yapacağımı söyledim. Bana güldü. ‘Türkiye’de çok kolay olduğunu söyledi bu işin. Yani şuan karanlık bir gece yaşıyoruz. Şikeciler gülüyor karşımızda. Hem üstte yer alan takımın başkanı bir suçla suçlu bulunmuş mahkeme tarafından ve biz takımı cezalandıramıyoruz. Ben yabancı olduğum için belki de anlamıyorum. Bu çok karanlık bir gece. 

Türkiye’de başka zamanlarda da bir karanlık gece yaşanmıştı. Ama o zaman hiç umut yoktu. İnsanlar korkuyordu. Kimse Türkiye’ye inanmamaktaydı. İngilizce’de biz şu şekilde söyleriz: Karanlık saatler geldiğinde o zamanın adamı gelir. Ve sizin tarihinizde sizde saatler karanlıkken Mustafa Kemal Atatürk geldi. Işığı o getirdi. O sizi kurtardı.
Türkiye futbolunun Kemal Atatürk’e ihtiyacı vardır şuan…
Bizim Türkiye futbolunu dondurmamız ve bir Kemal Atatürk getirip bu ligi temizlememiz gerekiyor.. Ne yapardı o olsa…" dedi.

Hill, konuşmasını şu şekilde bitirdi: "Türkiye'yi kurtaran adamdan bahsettik. Onun korumaları nereliydi. Trabzonluydu. Siz hiç kimseden savaştığınız özür dilemeyin. Siz adalet istemeye devam edin" dedi.

HAUSPİE: TRABZONSPOR TERTEMİZ
Hauspie’ye  2010-2011 Şampiyonluğunun verilmemesi ile ilgili, “Trabzonspor yargılandı ve tertemiz çıktı” şeklinde ki soruya; “Trabzonspor’un şampiyonluk ünvanını alıp olmamak noktasına gelirsek bence en önemli nokta bu değildir. Bence en önemli konu şikeyi yapan kişilerin cezayı almasıdır. Tabi siz Trabzonspor’un şampiyonluğunu alıp alması sizin için önemlidir. Bu noktada şike olayı olmasaydı. Bunun ne olacağını bilmiyoruz. Ancak Trabzonspor için hiçbir şey söyleyemem. Trabzonspor’un temiz bir kulüp olduğunu biliyorum. Ancak benim ilk hedefim Türk futbolunu temizlemek olacaktır. Fenerbahçe’yi ligden düşürmek Şampiyonluğu Fransa’da bisiklet turunda olduğu gibi boş bırakmak olur” diye cevap verdi.

UEFA’DA DA BİR ŞEYLER OLUYOR
UEFA’nın şike ile ilgili tavrına ise, “Bence UEFA’da bir şeyler oldu. Kitabım 2008’de çıktı. Fransa’da ki yayıncım Platini’yi tanıyordu. Mektup yazdık. Mektupta sayın Platini sizin her zaman bir taraftarınız oldum. Şuan burda tartışma çıkaracak kitap yazıyoruz. 25 Eylül tarihinde UEFA özel bir toplantı düzenledi. Ve UEFA içerisinde ki anti şike çalışmaları için bir komisyon kuruldu. Bu benim kitabım yüzünden mi gerçekleşti. Kitabımın kısmen etkisi olabilir mi? Evet.. Kısmen kitabımın etkisi olduğunu biliyorum. Çünkü UEFA beni Lyon’a gönderdi. Orada bir toplantıya katıldım. Orada ki üsttek i insanlar bana “Kitabımı okuduklarını söylediler” kitabımda Türkiye ile ilgili meselelere değindim. Ne yapalım dediler. Çok agresif tavırları vardı. 4 yıl sonrasında geldiğimizde o kadar agresif olduklarını düşünmüyorum. Neyin değiştiğini bilmiyorum tavırlarında. Her şeyin uzmanı gibi görünmek istemiyorum ama UEFA’da birşeyler değişti. Şikeye karşı eski gösterdikleri direnci göstermiyorlar” 

Kaynak : 61Saat


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Emrullah Zengin - 4 yıl önce
ktü güvenlik sıkı önlemleri(öğrenci kimliği olmayanları içeri alamamak gibi) nedeniyle millet gelememiştir.
Avatar
osmanakbas - 4 yıl önce
adam konuya bizden daha hakim nerde bizim dalkavuk yalaka yazar yorumcular
Avatar
ayhan gümrükçü - 4 yıl önce
evet doğru ama türk futboluna bir mustafa geldi zaten ne yazıkki bu mustafa tarafını şaşırdı fenerin mustafası oluverdi. fenevin mustafası tayyip...