Şükrü Kuleyin Döktürdü

"Osmanlı çadırda kuruldu, sarayda yıkıldı"

Şükrü Kuleyin Döktürdü

 Tam bir Trabzon sevdalısı, Trabzonspor aşığı Şükrü Kuleyin, Türkiye’nin bu son yıllarını Osmanlı’nın son dönemlerine benzetiyor, “Osmanlı çadırlarda kuruldu, saraylarda yıkıldı” diyor.

TS’de kaybolduğunu öne süren Şükrü Kuleyin, 2010-11 şampiyonluğunun alınmamasını isteyen bir yapı olduğunu iddia ederek, “İç barış sağlanmadıkça kazanılan zaferler geçicidir” ifadesini kullandı.

*

Trabzon’da 80 öncesi ülkücü hareketin önemli isimlerinden biriydi. Sarp sınır kapısı açıldıktan sonra Rusya’ya ilk ticaret yapan isimlerden oldu. Ankara’da yaşamını sürdüren işadamı Kuleyin, TS’nin Ankara temsilciliğini yapmıştı. Ama Trabzon sevdasından ve Trabzonspor aşkından hiç vazgeçmedi. Memleketi Trabzon’a gelen Şükrü Kuleyin, gazetemizin misafiri oldu. Kendisiyle siyasetten ekonomiye ve Trabzonspor’a kadar biz sorduk kendisi samimiyetle cevapladı. İşte o röportaj…

ÜLKÜ OCAĞI BAŞKANIYDI

- Şükrü Kuleyin kimdir?

“Bu şehrin evlatlarından biriyim. Vakfıkebirliyim. 1961 doğumlu, doğuştan fanatiğim. Vakfıkebir’de siyasetle ilgilendim. Ülkü ocakları başkanlığı yaptım. Daha sonra 12 Eylül’ün mağdurlarından olduk. Üniversiteyi kazanmıştık. ‘Askeri noter’ kararıyla cezaevinden çıktık ve kayıt yaptırdı bizi rahmetli babam. Sonra yurttan atıldık. Suçumuzu sorduk. Dediler ki;  ‘toplu yerlerde bulunman sakıncalı’. Daha sonra üniversiteden de atıldık. Diplomamı vermediler. Orda da suçumuz örgüt kurmakmış. Askere gittik sonra orda 18 ay boyunca tüfek de vermediler bize. Yine suçlu muamelesi gördük. Bugün mağdur edebiyatı yapanlara buradan sesleniyorum; biz o kadar mağdur olduk ki sesimizi hiç çıkarmadık. Rüzgar bizi savurdu. 12 Eylül’den sonra üniversiteden atılmalar. Orada 18 yaşındaki delikanlıların fiziki işkence dışında manevi yönden gördükleri işkencelerin yansımalarını anlatmak bile istemiyorum. Bunda ülkücü veya devrimci hiç fark etmez. Günümüz ülkücülerini gördüğüm zaman ben o dönemin ülkücülerini saygıyla selamlıyorum.”

RUSYA İLE TİCARET

- Siz Rusya’ya ilk gidenlerden biriydiniz?

“İlk gidenlerdenim. Kapı açıldığında Ömer Sarı, rahmetli Zeki Polat beraberdik. Vakfıkebir’deki otelden dolayı Trabzon’da turizm işlerine girdik. Gruplar getirmeye başladık. Sonra biz Rusya’ya geçtik uzun yıllar boyunca ithalat ihracat yaptık. 5 yıla yakın Sochi’de kaldım. Bakü’de bir sene kaldım, Batum’da bir sene kaldım. Osmanlı döneminde akıncılar Rusya’ya giderlerdi. Biz Rusya’ya giden akıncılarız. Bugün Rusya ile olan o milyar dolarlık işlerin temelinde biz varız.”

GİDİŞAT İYİ DEĞİL

- AKP iktidarlarını ve bugünü değerlendirir misiniz?

“Ben ülkemin durumunu, gidişatını iyi görmüyorum. Temennim ve dileğim; Allah’ın bu ülkeye yeni bir İstiklal Marşı yazdırmamasıdır. Türkiye’nin ekonomisi de şu an bir balon gibi! İktidarı eleştirdiğimizde hemen karşı atağa geçiyorlar. Dış güçlerden bahsediyorlar. O dış güçler, koalisyon hükümetinin yıkılmasında ve bugünkü iktidarın gelmesinde yok muydu? Yolsuzluk, rüşvet, gezi olayları ve daha onlarca olayı dış güçlere bağlıyorlar. Türkiye bu iktidar döneminde betonlaştı. Türkiye AVM’lerle Rezidanslarla çağ atladı. Konut, yol bir sorundur, çözülmesi gerekir. İktidarda hangi parti olursa olsun bunu çözerdi. Zaten başlangıcı da önceki koalisyon hükümeti yaptı. Trabzon’a bir bakalım, yol, konut ve iki dönüşüm projesinden başka ne yapıldı. Bu kentin ekonomik göstergesi Avni Aker’deki kişi sayısıdır. Dün ortada olmayan insanlar bugün holding sahibi. Bu holding sahibi olmak bu kadar kolay mı? Ülkenin ihracatı ve ithalatı ortada. Üretim yok. İşsizlik tavan yapmış. Bütçe açık üstüne açık veriyor. Sokaklar üniversite mezunları ile dolu. Memlekette en fazla açılan işyeri kafe, pastane ve çay ocağı. Bir fabrikanın açıldığını duyan var mı? Hükümet, para eden ne varsa satıyor. Hem de yabancılara. Bankaların yarısı da yabancıların! Millet tarihi, geçmiş dönemlerde yaşananları okumuyor, demiştim. O günlerle bugünleri mukayese edin. Ben ediyorum ve ‘Osmanlı çadırlarda kuruldu, saraylarda yıkıldı’ diyorum. Osmanlı’nın son dönemi bu son yıllarda yaşanılanlara benziyor.”

KİMSE HAK ARAYAMIYOR

- Güneydoğu’daki olaylara ne diyorsunuz?

“Ne diyeyim, her şey ortada. Açılım, dediler ayrılıkçılara yol verdiler. Teröristle masaya oturdular. Orada ikinci bir devlet kuruldu. Hakkârili Trabzon’a gelebiliyor. Hadi gidelim Hakkari’ye. Hakkari’ye gidip de orada iş yapan, gezen bir Allah’ın kulu yok ortada. Ülkenin askeri polisi oralarda tokat yiyor! Bölgede devlet otoritesi zayıflamış. Ben AKP’li arkadaşlara hayret ediyorum. MHP ve CHP’yi de savunmuyorum. Çünkü bu iki parti de üzerlerine düşeni yapmıyor. Biz yıllar önce Ankara’da miting yapmıştık. Ecevit iktidardan düşürülmüştü. Kimseyi asıp kesmekle olmaz bu iş. Trabzon’da toplanıp bağırılıyor. Gelebiliyor musun Ankara’ya? Gidebiliyor musun Taksim’e? Türkiye’de bir algı oluşmuş kimse hakkını arayamıyor.”

HERKES GÖRÜYOR, BİLİYOR

- Bir de paralel yapı işi var? Nedir bu paralel olayı?

“Paralel neye benzer biliyor musunuz? Define arayanlar gibi. Bulmasan da kavga olur bulsan da kavga olur. Ve her zaman ifşa olurlar. Ergenekon ne oldu, Balyoz ne oldu? Bu operasyonun savcısı nerede? Bu paralel yapının sorumlusu kim? Bunun bedelini kim ödeyecek? Cezaevinde suçsuz yere yıllarca sıkıntı çeken insanların bedelini kim ödeyecek? 17 Aralık olmasaydı biz paralel devlet diye bir şey bilmeyecektik. MHP de seçim öncesi vurgun yedi! Kasetleri savunmuyorum. O kasetler neden yayınlandı? MHP’nin oylarını aşağı çekmek için. Kimler yayınlandı? Kasetler montaj mıydı, değil miydi? O kasetler ve Deniz Baykal’ın kasetleri montaj değilse herkesten özür dileriz. Bu olayın perde arkası hala gün ışığına çıkarılmadı. Diğer yandan 17 ve 25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonları. Her şey milletin gözü önünde cereyan ediyor sonra bu kasetler montaj deniliyor. Herkes olan biteni görüyor ve biliyor.”

ADAM GİBİ ADAM AMA!

- MHP’nin durumunu nasıl görüyorsunuz?

“Devlet Bahçeli partimin genel başkanı. Sevmesem de saymak zorundayım. Bu bir yapıdır. Mesela bugün Trabzonspor’un bir başkanı var. Sevmeyebilirsin ama Trabzonspor’un başkanı. Saygı duymak zorundasın. Ben Devlet Bahçeli’yi tanıyorum adam gibi adamdır ama siyasette artık yeter demeli. Yani bakın MHP’de bir değişim CHP’de bir değişim olsa AKP iktidardan düşer. Ama ne yazık ki olmuyor.”

BİLMEYEN BİR TOPLUM!

- Sosyal medyada zaman zaman tarihi konularda yazıyorsunuz? Vatandaşımızın büyük bölümünün Türk tarihini bilmediğini iddia ediyorsunuz? Bu konuyu açar mısınız?

“Evet bizim vatandaşımızın büyük kesimi tarihini bilmiyor. Bilen de sesini çıkarmıyor. Meydan da birilerine kalıyor. Sosyal medya sayesinde bunu tekrar görmüş oldum. Bu ülkenin % 80’i bırak Osmanlı’yı Türk tarihini bilmiyor. Bu ülkenin Çanakkale’sini Sarıkamış’ını Kurtuluş Savaşı’nı bilmeyen bir toplum. İkincisi sosyal medyada ben şunu öğrendim; bu ülkede saygı, sevgi, anlayış bitmiş. Ben herkese bir şey söylemek istiyorum. Bir yerden okumalarında gerek yok artık internetten öğreniliyor. Osmanlının son dönemini, Kurtuluş savaşını,1923’den sonra 1940’a kadar bu ülkede neler yapıldı? Yolu, elektriği olmayan bu ülkede neler yapıldı bir öğrensinler. Bu son 10 yılda yapılanlarla dalga geçer, Komik gelir. Bu ülkede 40 sene önce bir köprü yapılmış, 20 sene önce de bir ikincisi yapılmış üçüncüyü de sen yapıyorsun. Allah sana kısmet etmiş.”

CUMHURİYETİ YAŞATACAĞIZ

- Türk Eğitim sisteminde bu iktidarla birlikte din öne çıkarıldı. Bu konuda ne diyorsunuz?

“Bu iktidar imam hatipleri neredeyse genel lise yapacak. İmam Hatipte okuyan öğrencisi sayısı 1 milyona ulaştı. Bu okulların sayısının artması siyasidir. Doğru da değildir. Avrupalı, Amerikalı, Çinlinin eğitim sistemi ortada. Milli Eğitim politikası bu ülkeyi farklı bir mecraya taşıyacaktır. Biz dinimize bağlı, inanan insanlarız. Ama bunların yaptıklarını asla tasvip etmiyoruz. Bunların lugatında Türk yok, ümmet var. Atatürk, ‘Bu memleket tarihte Türk’tü, bugün de Türk’tür ve ebediyen Türk kalacaktır’ diyen biri. Atatürk ve arkadaşlarının bize emanet ettiği bu ülkeyi bu cumhuriyeti yaşatacağız. Buna kimse engel olamaz.”

TS’DE SEVGİ KAYBOLMUŞ

- Trabzonspor’un mevcut yönetimini desteklediğiniz söyleniyor.

“Ben Trabzonsporluyum.  Başkan kim olursa olsun Trabzonspor’u destekliyorum. Başkanı eleştirebiliriz. O ayrı. Kulübü kişilerle endekslemeyelim. Trabzonspor bir genel kurul yaptı. 5 aday çıktı. Trabzonspor bu kadar adayı kaldıracak bir kulüp mü? İki bilemediniz üç aday çıkar. Trabzonspor da sevgi kaybolmuş. Trabzon’a geliyorum bir yere gidiyorum, o sırada başka biri arıyor falanca yerdeyim diyorum ya ne işin var onunla diyor. Bu kadar mı sevgi bitti? Gazeteciyle oturamıyorsun, idareciyle oturamıyorsun? Hiçbir şey paylaşamıyorsun. Aşamıyoruz bu kompleksleri. Trabzonspor çok büyük bir camia. Bunun değerini kimse biliyor. Trabzonspor yöneticiliği herkese müthiş bir şekilde onur veriyor. Ama ne yazık ki şehrime gelince utanıyorum. Trabzonspor mesela benim evimde çocuklarla beraber yaşam tarzımızdır. Hayatımızı ona göre yaşıyoruz.”

KONUŞANLAR NEREDEYDİ?

- Başkan son günlerde hedef tahtası, herkes eleştiriyor…

“Ben o zaman o eleştirenlere bir şey söyleyeyim; Biz o Sadri Bey’in 176 trilyon borcunu neden idare ettik. O küçük müydü? Beni yanlış anlamayın ben kimseyi savunmuyorum. Yine yanlış politikalar devam ediyor. Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete. Ne kupamızı isteyebiliyoruz ne de şikeye bir şey yapabiliyoruz. Sadri Şener ve birkaç yönetici gözaltına alındı. Polis merkezine götürüldü, kimse yok, Sadri Bey’in Hanımı var. Oradan Beşiktaş Adliyesine götürüldü. Mahkemeye intikal edildi Çağlayan’a yine kimse yok. İyi de bu kulübün eski başkanları nerede? Eski yöneticileri, bugün konuşanlar nerede? Ben iddia ediyorum; o dönemki şampiyonluğun alınmamasını isteyen yapı vardır. Mahkemede kimse yok, medyada yok. Neredeyse Sadri Şener hapse girecek duruma geldi. Fenerbahçe camiasına bakıyorum alayı başkanlarının yanında, Biz ise şikecileri bıraktık Sadri Şener’de kusur aradık.  Trabzon’da herkes yönetici olmak istiyor. Kimse aynaya bakmıyor, bakan da kendisini dev görüyor. Haklılar, Trabzonspor’da yöneticilik o kadar sıradanlaştı ki, insanlar, o yaptı ben neden yapmayayım, diyor. 25 yıllık kongre üyesiyim. Benim haricimde herkes idareci oldu. Kimse kusura bakmasın. Trabzonspor’da tam sayısını bilmiyorum ama bugüne kadar yöneticilik yapanların sayısı 500 civarında imiş. Bu 500 eski yöneticinin 50’si maça gidiyor mu? Nerede bu büyük Trabzonsporlular? Bu şehrin iç barışını sağlayamadıktan sonra kazanılan zaferler geçicidir.”

Kaynak: Kuzey Ekspress


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.