"Trabzon'a Mektup (2)"

Usta yazar Yılmaz Özdil, Trabzonspor gündemini değerlendirdi.


 İki sene evvel...
TOKİ Bakanı Bayraktar “Trabzonumuz’un kupasını almak için çok ince ayar çalışma yapıyoruz” demişti.

Ben de oturup...
“Trabzonspor’a mektup” yazmıştım.

“Henüz 11 yaşındayım, Alsancak Stadı’ndayım. Göztepem küme düşmemek için mücadele ediyordu. Rakibimiz Trabzonspor’du. Karadeniz fırtınası önüne geleni yıkıyor, geçiyordu. Hakem Ertuğrul Dilek düdüğü çaldı, maç başladı. Doğrusunu isterseniz, Şenol Güneş’in ve o muhteşem defansın gol yemeyeceğini biliyorduk. Bir puana razıydık. Gol atmasınlar diye dua ediyorduk. 90 dakika 0-0 bitti. Trabzonspor şampiyon oldu. Sezonun bitimine bir hafta kala, tarihimizde ilk kez, bir Anadolu takımı şampiyon olmuştu. Ve, bu tarihi an’a tanıklık etme fırsatı, İzmirliler’e, Göztepeliler’e nasip olmuştu. İstanbul saltanatına son veren Trabzon, tarihindeki ilk şampiyonluk turunu İzmir’de attı. Bugün gibi hatırlıyorum, 20 bin Göztepe taraftarı, stadı terk etmedi, Trabzon’u dakikalarca ayakta alkışladı. Ahmet Suat Özyazıcı, kafasında meşhur kasketi, futbolcularının omuzlarında... Hayatımda ilk kez ‘Trabzonnnn’ diye orada, o dakikada bağırdım. Bugün bile hâlâ, Göztepem yoksa, kalbimin Trabzon için atması ondan... Ertesi hafta, Göztepem İzmir’de Galatasaray’la oynadı, 2-0 yendik, kümede kaldık. Sorarsanız, kümede kaldığına mı sevindin, Trabzon’un şampiyonluğunu gördüğüne mi? İnanın, Trabzon’un şampiyonluğunu gördüğüme daha çok sevinmiştim. Çünkü, futbol fanidir, düşersin, çıkarsın. Ama tarihte ilk’e tanıklık etmek, herkese nasip olmuyor. O günden beri, hayatımın en önemli figürlerinden biridir Trabzonspor... Futbolun mucizevi spor olduğunu, mütevazı bir kulübün bileği bükülmez devleri dize getirebileceğini, paranın her şey demek olmadığını öğrettiği için, Trabzonspor... Ve bakıyoruz, sporu siyasete alet eden zihniyet, ince ayarlar yapmaya çalışıyor. Trabzon’un siyasi sadakaya ihtiyacı yok. Kazanılmış bir kupa, kaybedilmiş bir kupa, Trabzonspor’un değerini değiştirmez. Ama, hakkı bile olsa, siyasiler tarafından verilmiş bir kupa, Trabzon efsanesinin sonu demektir. Trabzonspor denilen kavram, TOKİ binası değildir. Anıt’tır. Almayın o kupayı!”

Vay sen misin bunu yazan...
Okuduğunu anlamayanlar, yerel basında beni linç etti, rahmetli anama bile küfrettiler.
Okuduğunu anlayanlar ise, senelerdir bana teşekkür ettiklerini unutup, sessiz kalmayı tercih ettiler.

Aradan iki sene geçti.
İşte şimdi bu...
Trabzon’a ikinci mektubum.

“İnce ayar” yapan Erdoğan Bayraktar’ın oğlu, yolsuzluk soruşturmasında gözaltına alındı. Erdoğan Bayraktar hakkında fezleke hazırlandı. Milletvekilliğinden istifa edeceğini söyleyen Erdoğan Bayraktar, ‘u’ dönüşü yaptı, bakanlık koltuğundan alınmasına rağmen, istifadan vazgeçti. Tayyip Erdoğan’ın da istifa etmesi gerektiğini söyleyen Erdoğan Bayraktar, ‘u’ dönüşü yaptı, Tayyip Erdoğan’dan özür diledi.

Bu Erdoğan Bayraktar’dan mı medet umuyordu Trabzonspor?

Trabzonspor’un AKP’yle özdeşleşmesi, Trabzonspor taraflarının ortak kararı mı? Tarihe geçen gezi parkı direnişinde... Üç büyüklerin dışında kalmak, yakıştı mı Trabzonspor’a?

Üstelik...
Aralarında Fenerbahçe davasının da bulunduğu, Balyoz, Ergenekon, askeri casusluk, Odatv davaları hakkında, bizzat başbakan Tayyip Erdoğan ‘paralel’ sıfatını kullanmıyor mu? Bu davaların ‘hukuksuz’ olduğunu söylemiyor mu? Başbakan’ın başdanışmanı paralel’ler için “Kumpas kurdular” demiyor mu? E bu durumda... Hem hukuktan bahsedip, hem hukuksuzluktan mı kupa istiyor Trabzon?

Trabzon işi gücü bırakıp, kupa meselesine takıldığı için... Şenol Güneş’i kaybetmedi mi? En değerli futbolcularını, İstanbul’a kaptırmadı mı? Şampiyonluktan uzaklaşmadı mı? Huzur kaldı mı kulüpte?

Okuduğunu anlayanlar için... Bordo-Mavi bir İzmirli olarak, tekrar yazıyorum. Bitmek bilmeyen kupa beklentisi, hem Trabzonspor’u mahvediyor, hem de yüreklerdeki Trabzon sevgisini.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
selim - 3 yıl önce
kardeş doğru olduğun noktalar var haklısın ama şunuda sen anla senin olanı başkasının almasını kabullenmez bu şehir bizim kayıp ettiğimiz topçular ligin dürüstlüğüne adaletine ınanmadikkarı için bırakıp gitti hak ettiklerini ellerinden alamayacakları klüplere gittiler bizim içimizdeki futbol hevesini adaletsizlik yok etti ve bizim istediğimiz kupa değil adalet öyle ben onu gördüm yok akp bunlar her klüpte olduğu gibi bizimde içimize sızıp menfaat sağlamak isteyen yada sevgisinden şuursuz konuşan insanlar bunlarda sadece akplıler değil öyle ipin ucun tutup sonra götürüp siyasete bağlamakla olmuyor
Avatar
ömer sarı - 3 yıl önce
Haklısın bu kupa mücadelesi yüzünden vasıfsz bir adam başkanlık koltuguna oturdu.trabzonsporumuzu getirdigi yer belli.
Avatar
murat yalçinak - 3 yıl önce
yilmaz ozdil sen ne kadar guzel dusunursen dusun. asla en kotu dusunen bir karadenizliden daha guzel dusunemezsin. hele trabzonludan asla, birak simdi hikaye okumayi. bir trabzonlu olarak bak dalgana diyorum sana. trabzon ve trabzon sporlularida salak yerine koyma......!