Trabzonspor'un Sağ Kroşesini Yakından Tanıyalım

Sosyal medya üzerinde en aktif Trabzonspor grubu olan Tayfa'nın lideri Erman Gedikoğlu ile yaptığımız çok özel röportaj

Trabzonspor'un Sağ Kroşesini Yakından Tanıyalım

Öncelikle Tayfa’yı genel olarak tanımak adına söze “Tayfa Kimdir?” diye başlayalım.

Erman Gedikoğlu: Benim de öncü neferlerinden biri olduğum Tayfa, yaklaşık 3 yıl önce, 10 kişilik bir çekirdek kadronun bir araya gelerek oluşturduğu, bir Trabzonspor’a değer katma projesidir. Tayfa ismi Trabzonsppor’un resmen kurulduğu 1967’den bugüne kadar var olan bütün Trabzonspor taraftarlarına yakıştırdığımız bir isim. “Trabzonspor dünyanın en büyük gemisi ve istisnasız hepimiz bu geminin Tayfa’larıyız” diyerek geneli kapsayan bir tanımlama yaptık ve bugüne kadar, özellikle sosyal medya üzerinden onlarca çalışmayla Trabzonspor’a değer katmaya ve her alanda onun hakkını savunmaya gayret ettik ve etmeye devam ediyoruz. 24 saat faaliyet gösteren, “Tayfa Uyumaz” sözünü zihinlere yerleştiren, sanal ortamda Trabzonspor varlığını iri ve diri tutmaya çalışan koca bir yapıya dönüştük. Bürokratından gazetecisine, öğrencisinden işçisine, memurundan sanatçısına kadar her kesimden yüzlerce insan “Küfreden değil düşünen Trabzonspor”  diyerek üretmeye ve uzun soluklu bu projeye katkı sağlamaya devam ediyor. Tayfa’nın yolculuğu , anlatmakla bitmez.
 
Sadece sanal çalışmalar mı?
 
Erman Gedikoğlu: İnternet ve sosyal medyanın hayatımızdaki yerinden söz etmeye gerek yok. Bu konuda çok gerilerdeydik ve bu alanda yaptığımız çalışmalara ağırlık vererek başladık işe. Bir örnekle açıklayacak olursak; UEFA’ya e-posta gönderilmesi organizasyonumuzun ülke ve dünya gündemine nasıl oturduğu hepimizin malumu. O yüzden, sanal ortamı önemsiyoruz ama sanal ortam dışında da nerdeyse Trabzonspor adının geçtiği her yerde varız. Her taraftar grubuna mensup, birlikte çalıştığımız arkadaşlarımız var. Biz kendimizi, tribünde yeni bir pankart olarak konumlandırmadık veya kendimize ayrı bir pozisyon açmadık. Trabzonspor için çalışan neferleriz ve kendimize; hatta tüm Trabzonspor taraftarlarına yakıştırdığımız “Tayfa” adıyla çalışmalarımızı yürütüyoruz.
 
Taraftar grupları demişken, bu gruplar hakkında düşünceleriniz nelerdir?
 
Erman Gedikoğlu: Şimdi bu konu belki de en çok dertlendiğimiz ve 15 yıldır en çok konuştuğumuz konu. 1996 ve sonrasında yaşananların getirdiği ve derinliği olan bir mesele aslında. Bu boyutuyla değil de geldiğimiz şartlara bakarak özetlersek, şehrimizde taraftarlık bilincinin yerleşmediğini, yönetimlerin taraftarını doğru organize edebilmek adına çalışmalarının olmadığını, yapılan çalışmaların ise beraberinde faydadan çok zarar getirdiğini, Trabzonspor2un maçların lütfedip gelmek için eski yöneticilerinin,, futbolcularının, hatta gazetecilerinin bile önemli maçları veya kongre süreçlerini beklediğini, 96-2005 ve 2011 darbeleriyle ezilmiş onurları, çalınmış mutlulukları ve yenilmişliğin (!) kederiyle Avni Aker’e gitmeye bile yürekleri elvermeyenlerin olmadığını düşünecek olursak,bugünkü taraftar profilimizin ve tribünlerdeki bölünmüşlüğün durumunu daha iyi analiz etmiş oluruz. İyi işler yapan, büyük emek verenler var tabi ve bu arkadaşların hakları ödenmez. Bu, bir organizasyon işi ve başlı başına büyük ve önemli bir iş. Taraftar sorumlusu Sayın Bali’nin bu soruyu cevaplandırmasını ve varsa yaptıkları çalışmaları yahut projelerini bize anlatmasını isterdim. Bizim “Tayfa” olarak bu konuda çok ciddi ve detaylı çalışmalarımız ve projelerimiz var. Yönetim isterse, biliyoruz ki herkes tek vücut bir Trabzonspor taraftarını görmeyi, en büyük transferden bile çok istiyor. Ve buna Trabzonspor’umuzun her şeyden çok ihtiyacı var bana göre. Her grubumuzun Trabzonspor için menfaatsiz emek veren mensuplarına saygım sonsuz ve bu emekleri her platformda destekliyor, teşvik ediyorum.  Ama, dünyada bu kadar tribün grubunun olduğu başka bir kulüp, başka bir tribün yok. Bu da bize yakışmayan bir tablo. Kayıtsız şartsız artık birleşmeli, tek ses olmalıyız.

Kötü bir ilk yarı geçirdik. Durumun daha da kötü olma ihtimali var. Başkana, yönetime, Şenol Hoca’ya, futbolculara ağır eleştiriler oldu. Sizin görüşleriniz?
 
Erman Gedikoğlu: Geçen yıl da iyi bir sezon geçirmemiştik aslında. Geçen yılın bir artısı olarak, Şampiyonlar Ligi’ne katılmamız söylenebilir. Şike sürecinde haklı olmamıza rağmen, yaptığımız hatalarla zayıf düşen biz olduk. Kötü etkileriyse hala devam ediyor. Bugün itibariyle 1461 Trabzon’un Mustafa Akçay ile geldiği nokta, Ünal Hoca’nın geri gelmesi, hatta bana göre devre arası transfer yapılmaması bile iyi gelişmeler olarak görülüyordu. Oysa son olaylar ile birlikte hiçbir olumlu gelişmenin olmadığını ve hem Trabzonspor’un hem de 1461 Trabzon’un bir kaos ortamına sürüklendiğini görüyoruz. Bu olumsuzluklar artık açık ve net. Başkanımız bu ortamda artık bu görevi devretmeli. Yeni kurulacak yönetime müdahaleden de uzak durmalıdır. Tabi bu süreçte, kulübün mali olarak durumu nedir net bir şekilde açıklamalı, “muhasebeci değilim, inşaatçıyım” söyleminin arkasına sığınmamalıdır. Kendisinden istediğimiz, bu sürecin tıkandığı şu noktada, sorumluluk alarak, gerekeni yapmasıdır. Çünkü Trabzonspor başkanının bu kaos ortamını, sade bir taraftardan daha az kaygıyla izleme lüksü yoktur.

"Başkaları haksız davalarında bile Başkanına sahip çıktı, birlik içinde oldu ama biz haklı davamızda bile Başkanımıza sahip çıkmıyoruz, yalnız bırakıyoruz adamı" söylemlerine yorumunuz vardı daha düne kadar? Bugünse Sadri Şener’e karşı yükselen bir öfke ve tepki seli. Bu konuya ne diyorsunuz?

Erman Gedikoğlu:
Biz, ölümü görüp, sıtmaya razı olanlardan değildik. Başkan, yalnızlığı seviyordu. Kendisi ve yönetimi, çok stratejik hatalarla haklı davamızda akıl tutulması yaşamamıza sebep oldu. Mehmet Ali Aydınlar, Fenerbahçe yöneticisiyken desteklendi, başkan yapıldı. 3 Temmuz Şike Süreci’nde fazla tutunamayan Mehmet Ali Aydınlar gitti ve bütün uyarılarımıza rağmen, Yıldırım Demirören desteklendi. Mazeretlerini biliyoruz: “Yönetime 2 adam soktuk, söz verdiler kupamızı verecekler vb.” Bunlar ve sayabileceğimiz yığınla hatası Sadri Şener’e artık bu işten elinin eteğini çekmesini söyletiyor bize.

Haklı davamızdan vazgeçmek veya haklı davamızdaki mücadeleye engel olmak değildi bu hareket tarzını benimseyişimiz. Uzun zamandır Sadri Şener yönetiminin hatalarını, olduğu gibi, götürüleri ile beraber açıkladık ve istifasını hep istedik. Son gelişmeler de bunun doğruluğunu göstermiştir zaten. Üstelik, Fenerbahçe taraftarının bile aslında gösterildiği gibi Aziz Yıldırım etrafında kenetlenmiş olmadığı, ilk yarının sonundaki gelişmelerde ortaya çıkmıştı. Bu noktada, Fenerbahçe tribün liderinin açıklamalarına bakmak yeterliydi aslında. Biz; her şeye rağmen, her platfomda, bu kirlenmişlik sona erene kadar doğru işler yaparak mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu sebeplerle sürekli, ama sürekli, hata yapan bir yönetime sessiz kalmamızı da kimse bizden bekleyemezdi. Fenerbahçeliler Aziz Yıldırım’a destek veriyor yalanının doğru kabul etsek bile bu tutumumuzda Trabzonsporluluk değerlerimiz gereği bir değişiklik olamazdı, olmadı.

Kupanın Trabzon’a geleceğine hala inanıyor musunuz?

Erman Gedikoğlu: O kupa gelecek. Belki köprünün altından çok sular akacak, belki o kupa geldiğinde yüzüne bile bakılmayacak ama haklı mücadelemizin meyvesi olarak, müzemizdeki yerini şerefli bir şekilde alacak.

Son olarak söylemek istedikleriniz neler?

Erman Gedikoğlu: Bir ülke için, ekonomik zenginleşme yeterli değildir. Hak, hukuk ve adaletin de o ülkede tezahür etmesi gerekir. Bunun, kişi, kurum, kuruluş ayırt etmeksizin olması gerekir. Hz Ömer’den söz edip, “ O bile olsaydı bu adaleti sağlayamaz, kaçar giderdi” diyen aklın, Türk futbolunu yöneten akıl olduğunu ve bu TFF yönetiminin Sayın Başbakan tarafından talimatla oluşturulduğunu düşünürsek, ortaya çok vahim bir tablo çıkıyor. Yıldırım Demirören ve Aziz Yıldırım gibi tipler, Sayın Başbakan’ın yanına, yakınlığına yakışıyor mu? Ülkenin yarısının desteğini almış bir kişinin, bu kötü aktörleri sahneden çekmesi gerekmektedir. Durduğumuz yer haklının güçlü olduğu yer olmalı, güçlünün haklı olduğu yer değil. Bunu tartışmayız bile. Sayın Başbakan kızar diye korkanlar, topa girmeyenler, hukuksuzluğa göz yumanlar, Başbakan’a iyilik değil kötülük yapmakta, onurlu insanların vicdan hafızalarına da kötü kazınmaktalar. Kupamız kayıtsız, şartsız verilmeli ve suçluların cezalandırılmasında ve ceza alanların cezalarını çekmesinde sıkı davranılmalıdır. Bunun er veya geç olacağına inanıyorum. Aksi takdirde, gelecekte Türk Futbolu ve toplum vicdanı açısından “iyi şeyler” olacağını ummak, saflıktan ibaret olur. Fenerbahçe, Türkiye Futbol Federasyonu ve hatta onlarca Anadolu kulübü şike çetesinin işgali altındadır. Türk polisi, savcıları ve hakimleri görevini yapmamıştır. Durum ortadadır Yapılacaklar bellidir, ki aklı başında Fenerbahçeliler bile adalet istemektedir. Çalınan sevinçlerimiz ve vicdanımızda açılan yaraların bedeli bir iyilikle değil, sadece adaletle ödenir.

Teşekkür ederiz.

Erman Gedikoğlu: Ben teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Omer Ka - 4 yıl önce
(((( gi̇y formani gel takimini sadri̇den kurtar ))))

(((admi̇n sende paylaşirsan i̇yi̇ olur şi̇mdi̇den saol))) büyük trabzonspor taraftarının dikkatine ; kulübümüzde son zamanlarda yaşanılan saha sonuçları zaten bizleri üzmekteydi. dün yaşanılanlar ise kulüpte dengelerin değişmesine neden oldu. kulübümüzün mevcut yönetimi,daha önceki yapılan bütün yanlışlarına rağmen, şike sürecine zarar gelmemesi adına korunmuş ve kollanmıştır. fakat şenol güneşin istifa kararını kabul ettikten sadece 2 saat sonra takımımız şehre inmeden yeni teknik direktörü trabzona getirerek şeklen yapmış olduğu yanlışa bugünde devam etmiş, ve ‘1461 ruhu diye adlandırdığımız, takımımızın geleceğinin yetiştiği bir ‘yuva olarak nitelendirdiğimiz pilot takımımızın iki önemli oyuncusunu, anlam veremediğimiz bir şekilde satmıştır. 3 temmuz sürecinde camiayı birleştiremeyerek zaten sınıfta kalmış olan yönetimi, kulübün gerçek sahibi olan taraftarı dikkate almayan yönetimleri ve son iki gündür yapılan duyarsızlıklarında
Avatar
Şahin Şahin - 4 yıl önce
tayfayı yıllardır takip ederim. ilk defa kim olduğunu gördüm. sanırım kendisini deşifre ediyor tayfa. bu fikirlerin saklanması, perde arkasında kalması trabzonspora ihanettir. onca insanın ismini ezberlettiler bize yıllardır, ama erman gedikoğlu ismini ilk kez duydum. söylemlerinden çok etkilendim. erman gedikoğlu kardeşim okuyorsa, ve trabzonsporu gerçekten konuşuyorsa sazı eline alsın ve her gün konuşsun. tayfayı bir kera daha sevdim bugün
Avatar
ihsan pederlioğlu - 4 yıl önce
bu olayları başlatan zaten tayipbey,,
Avatar
ali mahmut - 4 yıl önce
tayfa yakın dönemde sazı eline almaya başlamalıdır. trabzonspor geleceği varsa oda tayfadır. sizleri çok seviyor ve tanımak istiyorum