28 YIL SONRA & 28 NO’LU FORMA

“ Arşivde birden karşıma çıkan bu yazıyı, yaklaşık ‘ On “ sene önce yazmışım..

Trabzonsporluluk ruhunu unutmamak ve daima diri tutmak adına, yeniden yayınlamak ve o günlere hep beraber yeniden bir selam göndermek istedim..

Trabzonspor sevgisini yaşamak istemeyenlere de selam olsun..

Ahde var, vefa var...

----------

Yine bir 14 Eylül günü…

Rakip yine Inter..

Lastikleri aşınsa da

Yine güçlü, yine koca bir DÜNYA  devi..

Yer bu sefer Milano..

Eski adıyla San Siro, yeni adıyla Giuseppe Meazza mabedi..

İşte tarihi günlerden biri..

Ve son anda devler ligine vizesi onaylanan Trabzonspor.

Şenol Güneş ve öğrencileri yıllar yıllar sonra, bu dev karşısında bütün acabaları yerle bir edercesine tarihi tekerrür ettirdiler.

Tuncay Soyak bundan”  28 yıl önce “ bizleri sokaklara dökmüştü.

Ve yine 28 yıl sonra, aynı gün Celustka “ 28 numaralı formasıyla; Üstelik bu sefer deplasmanda Trabzonspor’u, sokakların dışına, dünyanın gündemine taşıyordu..

Uğurlu sayı : 28

28 rakamı evlendiğim yaş olması nedeniyle, benim hayatımda da önemli ve ayrı bir anlam taşıyordu.

Şimdi hiç unutmayacağım bir rakam oldu dün akşam  bana yaşattıklarıyla.

Öyle ki,..

Maça dair ne yazsam ki diye düşünmüyorum bile…

Gittik ve yendik…

Geliyoruz…

Şenol hoca ve öğrencileri bu lige, şampiyonların ligine  renk vermeye, sempati katmaya geliyorlar.

Ülkemizin böyle bir zafere ihtiyacı vardı.

Fenerbahçe’nin yaşattığı acıları tam silemese de, en azından  hafifletmek için; Trabzonspor’un daha nice zaferler kazanması gerekiyor.

Bu daha başlangıç olmalı.

Benfica ve Bilbao  maçları sonrası, bu şaşırtıcı olmamalı diye düşünüyorum.

Artık futbol konuşsun diyorduk ya, evet artık futbolun konuştuğu ve konuşulduğu bir evreye girdik.

Şenol Güneş’in düşler gezegeninde en güzel rüyalara dalmak ve bu rüyaları gerçeğe dönüştürmek için…

İleriye bakıp, sadece futbol konuşalım..

Eskiden saçına başına laf edenlere, değil; O’nun hümanist kişiliğiyle herkesi kucaklayan o homojen felsefesine sarılalım..

Futbol diliyle anlatmak istediklerine kulak verelim.

Bu sayede..

Futbolla güzelleşecek çirkinliklere elveda diyelim..

Bize her yer Trabzon..

Bize her yer TÜRKİYE..

Zokora, Cech, Halil, Colman ve Tolga…

Harikaydılar…

Altın çocuk Celustka muhteşemdi..

Şenol hoca mütevazi, Ünal hoca sorumluk sahibi..

Oyun disiplini had safhada..

İşte Trabzonspor, işte Türkiye..

Harika akşamın bende bıraktıkları bunlardı..

Alanzinho  her attığı ikinci çalım sonrası, üçüncü çalımı düşünmese dün akşam ki düşlerimiz,  çok daha farklı aksiyonlara gebe olacaktı.

Hamit’in topsuz alandaki oyunu aslında dün akşamın en kayda değer teknik detayıydı. Gol öncesi topu istemesi ve gecenin gol kadar muhteşem vuruş  aksiyonuna imza atması bu düşüncemizi destekler nitelikteydi.

Gecenin saha içi şefi Zokora..

Seni Trabzon’a getirtene helal olsun..

Evet sevgili dostlar.

Anlatacak çok şey var..

Bu şiir gibi geceye dair.

28 Yıl  önce İskender dışında hemen hemen herkesin Trabzonlu olduğu o efsane kadronun yaptığını tekrarlayan bu çocuklarıda bağrımıza basalım.

Bize her yer Trabzon ise, bizde oynayanda Trabzonsporludur diyelim…

Tarih notlarını düşerken nereli olduğuna değil, nerede oynadığına bakıyor…

Tıpkı Celustka gibi…

Teşekkürler çocuklar..

Öpüldünüz….

Hasan Akbaş

 15/09/2011

YORUM EKLE