Bağcılar'da "18. Çocuk Şurası" yapıldı

- Bağcılar Mahir İz Ortaokulu öğrencisi Halepli Esra Ali: - "Türkiye bize kucak açtı ve İstanbul'a geldik. Kalacak bir yer bulmak, maddi olarak ihtiyaçlarımızı giderebilmek için ben de çalıştım" - Öğrenci Lemya Mustafa: - "Türkiye'ye açılan o kapı bizim hayatta kalmamız, bir arada yaşamaya devam etmemiz için bir umut kapısıydı. Hep şunu umut ediyorum, bir gün bizim topraklarımıza da barış gelecek ve biz o barış dolu ortamda yaşayabileceğiz"

Bağcılar'da

İSTANBUL (AA) - Bağcılar Belediyesi tarafından "18. Çocuk Şurası" düzenlendi.

Belediyeden yapılan açıklamaya göre, Bağcılar Belediyesi Halk Sarayı'ndaki şura, aralarında Suriyelilerin de bulunduğu farklı okullardan öğrencilerini buluşturdu.

Açılışta konuşan Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, ülkeyi, ecdadın gurur duyacağı gençleri yetiştirerek inşa edeceklerini belirterek, yeni Aziz Sancarlar, Fuat Sezginler yetiştirmenin zorunluluğuna işaret etti.

Şurada, Vakıflar Ortaokulu öğrencileri "Ders Dışı Etkinliklerin Çocukların Gelişimine Etkileri", Sebahattin Zaim İmam Hatip Ortaokulu öğrencileri "Sosyal Medya ve Aile İçi İletişim", Erol Battal Ortaokulu öğrencileri ise "Deprem Konusunda Ne Kadar Bilinçliyiz?" başlıklarını ele aldı.

Mahir İz Ortaokulu'nda okuyan ve Suriye'deki iç savaşın canlı tanığı olan Halepli Esra Ali ve Lemya Mustafa'nın "Savaşın Çocukları: Türkiye'deki Göçmen Çocukların Sosyalleşme Süreci" adlı sunumları, şuranın dikkati çeken oturumlarından oldu.

Esra Ali, ülkelerindeki savaş nedeniyle bilmedikleri yerlere savrulduklarını ve hayata tutunmaya çalıştıklarını anlatarak, yaklaşık 7 yıldır, 8 kardeşi, annesi ve babası ile Türkiye'de yaşadıklarını kaydetti.

Suriye'deyken her çocuk gibi mutlu bir hayatı, oyunlar oynadığı sokağı, bir okulu olduğunu ancak bunların fazla sürmediğini belirten Ali, şunları aktardı:

"Bir sabah gözlerimi silah ve bomba sesleriyle açtım. Nereye gideceğimizi bilemiyorduk. Türkiye bize kucak açtı ve İstanbul'a geldik. Kalacak bir yer bulmak, maddi olarak ihtiyaçlarımızı giderebilmek için ben de çalıştım. Dilini, öğretmenlerini ve derslerini bilmediğim bir okulda eğitim göreceğim için endişeliydim. Hiçbir zaman arkadaşım olmayacağından korkuyordum ama sandığım gibi olmadı. Çok sıcakkanlı arkadaşlarım oldu. Zamanla Türk arkadaşlarımla vakit geçirerek ve Türkçe kitaplar okuyarak dilimi ilerletmeye çalıştım."

Ülkesini çok özlediğini vurgulayan Ali'nin seslendirdiği "Vatanım" şiiri ise katılımcılara duygusal anlar yaşattı.

- "Bir gün bizim topraklarımıza da barış gelecek"

Lemya Mustafa da 8 kardeşi, annesi, babası, akrabaları, komşuları ve sevdikleriyle ülkelerinde mutlu şekilde yaşarken savaşın kendilerini savurduğunu anlattı.

Suriye'de savaş başlamadan önce her çocuk gibi sıradan bir hayatı olduğuna değinen Mustafa, şunları kaydetti:

"Şehrimize düşen bomba sesleriyle, yıkılan evlerle, gözyaşları içerisinde ağlayan kadınlarla ve çocuklarla, ailesini nasıl koruyabileceğini düşünen babalarla Halep yaşanmayacak hale gelmişti. Ben de 6 yaşında bir çocuk olarak ne olup bittiğini anlayamıyordum, sadece korkuyordum. Hafızama kazınan ve unutamayacağım anlardan biri sınırda yaşadıklarımızdı. Yaşlı annelerini, hasta babalarını, eşlerini, çocuklarını sırtında taşıyan insanlar, üzeri çamur olmuş, kıyafetleri yırtılmış perişan görünen annem ve kardeşlerim. O sınırdan geçebilirsek bizim için yepyeni bir hayat başlayacaktı. Türkiye'ye açılan o kapı bizim hayatta kalmamız, bir arada yaşamaya devam etmemiz için bir umut kapısıydı. Hep şunu umut ediyorum, bir gün bizim topraklarımıza da barış gelecek ve biz o barış dolu ortamda yaşayabileceğiz."

Programa, AK Parti İlçe Başkanı İsmet Öztürk, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz, Çocuk Meclisi Başkanı Zeynep Yaren Gümüş, öğretmen ve öğrenciler katıldı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER