Osmanlı çileğinin aroması ve kokusu AB projesiyle yeni türlere aktarılacak

- Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Kafkas:- "Ebru, Sevgi ve Kaşka ismini verdiğimiz 3 tür çilek çeşidi geliştirdik. Avrupa Birliği projesi doğrultusunda bu türlere Osmanlı çileğinin aroması ile kokusunu aktarmak hedefindeyiz"

Osmanlı çileğinin aroması ve kokusu AB projesiyle yeni türlere aktarılacak

ZONGULDAK (AA) - Çukurova Üniversitesi ve Avrupa Birliği (AB) üyesi 8 ülke tarafından geliştirilen "Ebru, Sevgi ve Kaşka" isimli 3 çilek çeşidi, Osmanlı çileğinin aroması ve kokusunu alması için Zonguldak'ın Ereğli ilçesinde toprakla buluşturuldu.

Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Kafkas, Osmanlı Çileğini Yaygınlaştırma ve Üreticileri Koruma Derneği Başkanı Şaban Çetinkaya'nın davetlisi olarak geldiği Ereğli'de, kurum ve kuruluşların desteğiyle 5 dönüm alan üzerine kurulan Osmanlı çileği fide üretim merkezinde incelemelerde bulundu.

Kafkas, daha sonra Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürü Osman Günaydın, Dernek Başkanı Çetinkaya, araştırma görevlileri Şule Hilal Attar, Ömer Faruk Bilgin ve uzman biyoteknolog Duygu Ayvaz Sönmez ile "Ebru, Sevgi ve Kaşka" isimli çilek fidelerini, AB projesi doğrultusunda toprakla buluşturdu.

Projeyle 3 tür çilek çeşidinin, Osmanlı çileğinin aroması ve kokusunu alması hedefleniyor.

- "Bu türlerin daha iri ve sert olmasını istedik"

Burada gazetecilere açıklama yapan Kafkas, Almanya, Fransa, İtalya ve İngiltere'nin de bulunduğu 8 ülkenin AB projesi doğrultusunda iri ve dayanıklı çilek üretmek için çalışma sürdürdüğünü belirterek, "Ebru, Sevgi ve Kaşka ismini verdiğimiz 3 tür çilek çeşidi geliştirdik. Osmanlı çileğinden daha iri türler. Kokusu Osmanlı çileğine yakın ancak meyve eti çok yumuşak. Ticari boyutunu da düşünerek, bu türlerin daha iri ve sert olmasını istedik." diye konuştu.

Osmanlı çileğinin gerek aromasını gerekse kokusunu tüm dünyanın bildiğine işaret eden Kafkas, "AB projesi doğrultusunda bu türlere Osmanlı çileğinin aroması ile kokusunu aktarmak hedefindeyiz." dedi.

Kafkas, Osmanlı çileğinin gen incelemesinin yapıldığını, getirdikleri çilek türlerini fide üretim merkezinde toprakla buluşturarak süreci yakından takip edeceklerini belirterek, projenin başarıya ulaşacağını umut ettiklerini söyledi.

- "Kanseri önlüyor, kalp ve damar hastalıklarına iyi geliyor"

Mayısın ilk haftasında İtalya'daki Uluslararası Çilek Sempozyumu'nun bilim komitesinde yer aldığını anımsatan Kafkas, toplantıda, çileğin insan sağlığında ve beslenmesinde ne kadar büyük öneme sahip olduğunun bir kez daha tekrarlandığını aktardı.

Çalışmaların büyük kısmında çileğin antikanserojen özelliğe sahip olduğunun saptandığına dikkati çeken Kafkas, şu bilgileri paylaştı:

"Çilek, kanseri önlüyor, kalp ve damar hastalıklarına iyi geliyor. Ellajik asit içeriği çok yüksek bir meyve. Bu özelliğiyle kanser ilaçlarında da kullanılmaktadır. Yapılan araştırmalarda çilek tüketen kişilerde kanserin az olduğu ortaya çıkmıştır. Tabii bu bir kere çilek yemekle olmuyor. Yapılan çalışmalarda 6 ay sürekli çilek tüketen kişilerde tespit edilmiştir."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER