RTEÜ'de "Şimşir ormanlarının Korunması ve Geleceği" konulu panel gerçekleştirildi

RTEÜ'de

RİZE (AA) - Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) dünyada korunması gereken 200 ekolojik bölgeden biri olarak belirlenen Kaçkar Dağları Milli Parkı içerisindeki şimşir ormanları ile ilgili "Şimşir ormanlarının Korunması ve Geleceği" konulu panel düzenledi.

RTEÜ'den yapılan yazılı açıklamada, tüm dünyada olduğu gibi 2011 yılından itibaren kuruma ve yok olma tehlikesi altında olan şimşir ormanlarının Doğu Karadeniz'de de benzer tehdidi yaşadığı ifade edildi.

Şimşir ormanları için gerekli önlemleri alarak, olumsuz tabloyu ortadan kaldırmak ve geleceğe yönelik yol haritasını belirlemek amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı 12. Bölge Müdürlüğü işbirliğinde interaktif ortamda "Şimşir Ormanlarının Korunması ve Geleceği" konulu panel düzenlendiği belirtilen açıklamada, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Bilgin öncülüğünde, Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şengül Alpay Karaoğlu tarafından gerçekleştirilen etkinlikte, Türkiye'de şimşir ağacının genetik çeşitliliği, doğal yayılışı ve biyolojik çeşitlilik açısından önemi konusunda sunum yapıldığı kaydedildi.

Prof. Dr. Karaoğlu'nun, Fırtına Vadisinde bulunan şimşir ormanının son üç yıllık durumunu aktaran çalışmaları gündeme getirerek, zararlı böceklerle ve hastalık etkileri ile biyolojik mücadele çalışmalarını anlattığı kaydedildi.

Açıklamada, toplantı sonunda alınan kararlar şöyle sıralandı:

"Şimşirin ülkemizdeki durumu ve acil olarak alınması gereken tedbirler ve önlemler konusunda fikir birliğine varıldı. Bu kapsamda, Türkiye'de doğal yayılış gösteren şimşir ağacının genetik çeşitliliğinin tanımlanması, canlı kalan şimşir ormanlarının ve ağaçlarının ülke genelinde belirlenmesi, canlı olan ağaçların canlılığının korunması ve sürdürmesi amacıyla uzun vadede böcek ve biyolojik mücadele yöntemleriyle devam edilmesi, canlı ağaçlardan gerek tohumla gerekse çelikleme yöntemiyle ve mümkünse doku kültürü teknikleriyle çoğaltılması, laboratuvar ortamında hastalıktan arındırılan fidelerin saha ortamında çoğaltılması gerektiği dolayısıyla mevcut gen kaynaklarının yerinde veya özel alanlarda korunmaya alınması gerekliliği gibi somut öneriler ortaya konulmuştur."


YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER