HDK ve BDP heyetinin 17 Şubat'ta çıktığı Karadeniz turunun ilk ayağı olan Sinop'ta büyük bir tepkiyle karşılanmıştı. Sinop'ta Öğretmen Evi'nde yaklaşık 10 saat dışarı çıkamayan heyet Karadeniz turuna devam etmek için Samsun'a gitmişti. Ancak Samsun'da da umduğunu bulamayan HDK ve BDP heyeti Trabzon'a gelmeyi göze alamamış ve Samsun'da yaptıkları basın toplantısından ardından Karadeniz turunu iptal ettiklerini açıklamıştı. 

Yaşanan bu süreç sonrasında Türkiye'nin ve Trabzon'un sevilen sanatçısı Volkan Konak'ın açıklamaları olay olmuştu. BDP'lerin ülkenin seçilmiş insanları olduğunu vurgulayan Konak, "Bence onlar bizim insanlarımız. O davranış o şiddet çok yanlış. Diyaloga çok inanıyorum mesela oturup konuşacağız." şeklinde açıklamada bulunmuştu.

Bu açıklamaların üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen ülkede başlayan terör olayları sonrası Volkan Konak'ın açıklamaları tekrar gündeme getirildi. Yeni açıklaması gibi sosyal medyada yayınlanan açıklamalar üzerine Volkan Konak suskunluğunu bozarak Facebook sayfası üzerinden açıklama yaptı.

'Sahibinin sesi sanal alemin katillerine cevabımdır' başlıyla yazılı bir açıklama yapan Konak kendisi hakkında başlatılan linç girişimi ile ilgili olarak şu ifadelere yer verdi;

"Destanımızda uygar olan, en önemlisi insan olan sizler varsınız. Güzel ülkemiz ve dünyamız sizlerle daha yaşanılası ve daha güzel.
           Son günlerde sahibinin sesi olan, ağzı köpürmüş ve karanlık beyinler, salyalarını ve de yalanlarını akıtarak, berrak akan suyumuzu bulandırmaya çalışmaktadırlar.
           Hepinizin bildiği gibi 3 yıl önce Karadeniz gezisine çıkmak isteyen, adı geçen partinin milletvekillerine Sinop ilimizde linç girişimi olmuş ve bu dalga dalga Karadeniz illerimize yayılmış, özellikle de benim şehrimde büyük tepkilere neden olmuş ve linç eylemleri için hazırlıklar yapılmıştı. Bizlerden de yöre de saygınlığı olan büyüklerimiz ve devlet yetkililerimiz insanları sükunete davet etmek için sanatçının toplumdaki kredisini kullanmamı rica ederek yardım istediler. Zira sanat ve sanatçı her zaman kardeşlik ve barıştan yana olmuştur ve olmak zorundadır.
           Bizde herkesi kucaklayan bir dille, insanların seyahat özgürlüğünün olduğunu, herkes her ile gidebilmeli, ( aksini düşünmek ülkenin bölünmüşlüğünü kabul etmek olurdu )tarihi ve turistik yerleri gezebilmeli, hatta geldiklerinde,doğduğum kasaba da onları uygar ve medeni bir şekilde karşılayabileceğimi söyledim. Zira orta çağ zihniyeti olan linç kültürüyle, çok inandığım ve gururla yakamda taşıdığım topraklarımın yan yana konulmasına ve tarihe böyle geçmesine dayanamam.
            Yıllar önce kardeş olan insanların kavgasını engellemek için söylediğim bu sözlerin, bugün katliamların ve hain pusuların kurulduğu bir dönemde söylemişim gibi kurgulanıp yayınlanmasının sebebi sizce ne?
            Merak etmeyin bizlerin sert rüzgarlar ağacı olduğunu söylemiştik. Bizim ne dalımız ne başımız eğilmez. Bu orta çağ zihniyetli insanlar ülkemizi düşürdükleri durumdan panik olup, cepheyi genişletip, suçu paylaştırmak telaşındalar.
            Biz teröristi efsane yapmayı bunlardan görmedik mi? Hırsızlık ve ülkeyi talan etmenin normal bir şey olduğunu, birçok insanı sahte delillerle ve iftiralarla hapse atmayı, çocukları öksüz bırakıp ağlatmayı bunlardan görmedik mi? Yüzlerce korumalarla gezip, cesaretten bahsetme zavallılığını tebessüm ederek seyretmedik mi? Kendi çocuklarını vatan hizmetinden kaçırıp, şehit olan garibanların cenazelerinde boy gösterip, nutuk atmayı bunlardan görmedik mi? ( Ben, para ve torpil olmadan, 1994 -1995 yıllarında, imkanım ve referanslarımın olmasına rağmen, Urfa ve Diyarbakır illerimizde, Anadolu insanının ve toprak insanının kardeşliğine hizmet ederek,vatani görevimi tamamlamış birisiyim.)
             Şimdi bu sahibinin sesi olan sanal alemcilere bir çağrım var; Madem bu iftira ve karalama kampanyasında bu kadar hünerlisiniz , birazcık yüreğiniz varsa adresim belli, çıkın o korkak karanlığınızdan, gelip benim yüzüme söyleyin söyleyebilirseniz. Yoksa bu asil insanların önünde sizi alçak ve korkak sanal alem katili olarak ilan edip, tarihi yüzünüze tükürteceğim.
             Sevgili uygar ve asil insanlar, benim için din ve ırksal söylemlerle insanları ayrıştıranlar ve de şiddeti, ölümü, terörü destekleyip kardeşliğimizi bozan insanlar iğrenç kişilerdir. Bırakın ahbaplık yapmayı yanımdan bile geçemezler.
             Kıymetlilerim, sizleri böyle bir konuyla meşgul ettiğim için üzgünüm ama ne yapayım benim omuzdaşım, benim yoldaşım,yalan ve sahte duygularla beslemediğim, en zor anımda omzunuza başımı dayadığım,biricik sevgi ve insanlık yumağımsınız. Kısaca ağaç düşer, yakınına yaslanır.Bizim destanımızda sadece ‘’ büyük insanlık ‘’ olan sizler varsınız. Hepinizi Uğur Mumcu yurttaşlığı, Mustafa Kemal devrimciliği ve uygarlığıyla selamlıyor,en derin sevgi ve saygılarımı sunuyorum."
Editör: TE Bilişim