banner728

KADER AH BE KADER! 

Trabzonspor yine mutlak kazanması gereken bir maçı daha kazanamadı ve makus tarihinin devamlılığını sürdürdü. Bunun birçok örneği olduğu için yazarak satır israfı yapmak istemiyorum. Ama eminim ki Trabzonsporlu taraftarların %90'ı maç öncesi şu sözleri sarf etmiştir: "Yine kolay maç, yine kazanmamız gerekiyor, galiba yine kaybedeceğiz..." ve öyle de olur.

Peki, Trabzonspor mağlup olmayı hak etti mi? Deplasmanda 5 net gol pozisyonu bulan bir takımı yerden yere vurursanız, haksızlık etmiş olursunuz kanımca... Fakat ligte 4 haftada sadece 1 gol atabilen takımdan, 1 gol yiyor ve 3 de net gol pozisyonu veriyorsanız; şapkayı yavaş yavaş önünüze koyun derim!

Maç boyunca anlam veremediğim bir duruma ayrı parantez açmak istiyorum. Trabzonspor 4. dakikada golü yiyor ve başlıyor bir panik havası... Bordo-Mavililer yediği golün ardından sağdan, soldan, yarı sahasından, topu bulduğu her yerden; rakibin ceza sahasına şişirme toplar atıyor. Şişirilen her topu da maçın yıldızı Merih kesiyor. 1.92'lik kule gibi bir adamın olduğu bölgeye, yüksek top atmak ne kadar mantıklıdır? Hemde 90 dakika... Yapma Ünal Hocam! Dokunsana sahaya, topu indirtsene yere... Nasıl ki Onazi'yi çıkartıp, Ekuban'ı oyuna aldığında "kazanamıyorsam, gerisi kayıptır" mesajını veren Ünal Hocayı cesaretinden ötürü alkışlıyorsak, oyun taktiğini değiştirmediği için de hanesine bir eksi koyuyoruz.

Evet, karaları bağlamaya gerek yok. Takım, geçen sezonun çok önünde. Geçen sezonun önünde olmak başarı mıdır bilmiyorum ama 5 haftayı genel olarak değerlendirdiğimizde; elle tutulur gözle görülür bir pozitiflik var ortada. Devamı da iyi olacak gibi...

YORUM EKLE