Gümüşhane'deki "Dipsiz Göl"de define aranması

- AK Parti Gümüşhane Milletvekili Cihan Pektaş: - "Bilim adamlarımızca yapılan incelemeler neticesinde buranın bir buzul gölü olmadığı tespit edilmiştir" - "Bazı televizyonlarda görüntüleri yayınlanan Dörtkonak köyündeki Dipsiz Göl, kazı yapılan alana 80 kilometre uzaklıktadır. Biz daha çok bu gölün görüntüsünü medyada gördük. Bu gölümüz en doğal ve en tabi haliyle yerinde durmaktadır"

Gümüşhane'deki

GÜMÜŞHANE (AA) - AK Parti Gümüşhane Milletvekili Cihan Pektaş, bilim adamlarının yaptığı incelemeler neticesinde, Gümüşhane merkeze bağlı Dumanlı köyü sınırları içindeki alanda bulunan gölün, bir buzul gölü olmadığının tespit edildiğini söyledi.

Pektaş, beraberindeki AK Parti Gümüşhane Milletvekili Hacı Osman Akgül, Gümüşhane Belediye Başkanı Ercan Çimen, AK Parti İl Başkanı Celalettin Köse, İl Genel Meclisi Başkanı Mehmet Emin Erdoğdu ile DSİ 223. Şube Müdürlüğü Sosyal Tesisleri'nde, Dumanlı köyü sınırları içindeki alanda gerçekleştirilen kazıya ilişkin basın toplantısı düzenledi.

Bu alanda define aramak maksadıyla müracaatta bulunulduğunu belirten Pektaş, ilgili kurumların da olumlu görüşleri alındıktan sonra sit alanı olmayan, ayrıca burasının herhangi bir korunan alan statüsünde de bulunmadığı gerekçesiyle rapor hazırlanarak kazıya izin verildiğini anımsattı.

Pektaş, alanın her ne kadar korunan alan statüsünde olmasa da görsel güzellik olarak değerlendirilmesi ve kesinlikle kazıya izin verilmemesi gerektiğinin altını çizerek, "Hele hele define aramak maksadıyla böyle bir iznin verilmesi asla tasvip edilebilecek bir durum değildir. Kazı işleminin yapıldığı Valiliğimiz tarafından duyulunca, Valimiz hemen olay yerine intikal etmiş, duruma vaziyet etmiştir. Daha sonra başta Rektörümüz olmak üzere -ki kendisi coğrafya profesörüdür- Gümüşhane Üniversitesindeki diğer yer bilimci ve uzmanlarla birlikte kazı, tahribat yapılan alana gidilmiş ve orada rehabilite çalışmalarına başlanmıştır." dedi.

Alanın fotoğraflarını gösteren ve 28x26 metre ebatlarında bir çukur olduğuna işaret eden Pektaş, şu değerlendirmede bulundu:

"Zeminde çalışmalar yapılmış, sonrasında bu civara bağlı 100 metre mesafede akan bir derenin suyu bu göle verilmiş, cazibeli bir şeklide göle akmaktadır. Şu anda gölün su seviyesi 2,5 metrenin üzerindedir. Bilim adamlarımızca yapılan incelemeler neticesinde buranın bir buzul gölü olmadığı tespit edilmiştir. Alanın rakımı 2 bin 85 metredir. Türkiye'deki buzul kar sınırının da en az 2 bin 600 metre rakımdan geçtiği belirtilmiştir. Dolayısıyla buranın daha önceden bir buzul gölü olduğuna dair bir tespit yapılsa burası zaten koruma altına alınırdı."

Pektaş, bu alanda yapılan incelemeler neticesinde alanın herhangi bir akarsu ile beslenmediğinin tespit edildiğini vurgulayarak, "Dipten bir su kaynağı tespit edilemedi, akiferlerden sızmalarla beslendiğine dair de bir bulguya rastlanılmadı. Bölgenin rakımı dolayısıyla yağan kar örtüsü orada uzun süre kalmaktadır. Havaların ısınmasıyla birlikte de kar suları eriyince alan su dolmaktadır. Dolayısıyla buranın çanak şeklinde bir çukur olduğu bilim insanları tarafından belirtilmektedir." diye konuştu.

- Farklı göllere ilişkin görüntülerin yayınlanması

Olayın medyaya yansıyış biçiminin kendilerini çok üzdüğünü dile getiren Pektaş, "Merkeze bağlı Dörtkonak köyünde bulunan ve Dipsiz Göl adını taşıyan alanın görselleri, kazı yapılan alan gibi kamuoyuna sunuldu. Bazı televizyon kanallarında görüntüleri yayınlanan Dörtkonak köyündeki Dipsiz Göl, kazı yapılan alana 80 kilometre uzaklıktadır. Biz daha çok bu gölün görüntüsünü medyada gördük. Bu gölümüz en doğal ve en tabii haliyle yerinde durmaktadır. Yine medyada farklı göllere ilişkin görüntülere de şahit olduk. Ancak o görüntülerin nereye ait olduğunu henüz bilmiyoruz çünkü bunlar Gümüşhane'ye ait görüntüler değildir." ifadelerini kullandı.

Pektaş, kazı yapılan alanla ilgili olarak bilim adamları ile gerçekleştirdikleri görüşmelere ilişkin şu bilgileri paylaştı:

"Biz burayı jeolojik, hidrografik ve jeomorfolojik olarak inceledik. Buradaki bu çöküntünün muhtemelen yer altındaki kireç tabakasının erimesiyle birlikte boşluk oluşarak bu çöküntünün meydana geldiği şeklinde değerlendiriyorlar. Ancak bunun kesin tespiti için veya o 'Dipsiz Göl' olarak bilinen yerin kesin yaşının tespiti için zemin sondajlarının yapılarak yer altındaki tabakların incelenmesinin ardından ancak kesin bir yargıya varılacağını da belirtmişlerdir. Dolayısıyla bizler kamuoyunun hassas olduğu konularda bilgilendirme yapılırken çok daha dikkatli olunması gerektiği kanaatindeyiz. Bu süre içerisinde yapılan incelemeler neticesinde eldeki bilimsel verilere dayanarak kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi açısından bu açıklamayı yaptık."

YORUM EKLE
YORUMLAR
Mustafa MOLLAOĞLU
Mustafa MOLLAOĞLU - 2 hafta Önce

Sayın vekilim bu konuda çok abartılar olabilir. Ancak ruhsat alanların kimlikleri neden açıklanmıyor. Selamlar.

SIRADAKİ HABER