Bakan Pakdemirli: "Doğanın dengesini korumak ancak hayvanlarla mümkündür"

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, "Hayvanlara merhamet ve sevgi ilkesiyle çalışmalarını yürüten bakanlığımız, hayvanlara şiddet ve kötü muamele gösterenlere en ağır cezaların verilmesi maksadıyla 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda değişiklik yapılmasına yönelik çalışmalarına devam etmektedir" dedi.

Bakan Pakdemirli: "Doğanın dengesini korumak ancak hayvanlarla mümkündür"

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, "Hayvanlara merhamet ve sevgi ilkesiyle çalışmalarını yürüten bakanlığımız, hayvanlara şiddet ve kötü muamele gösterenlere en ağır cezaların verilmesi maksadıyla 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda değişiklik yapılmasına yönelik çalışmalarına devam etmektedir" dedi.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü dolayısıyla bir mesaj yayınladı. “Yaratılanı sev, yaratandan ötürü” sözünü anımsatan Bakan Pakdemirli, "Atalarımızın kendi çevrelerine ve bu çevrede yaşayan her türlü canlıya karşı takındıkları tutumu en veciz şekliyle dile getirmektedir. Yüce Peygamberimiz, sadece insanlara değil, bütün canlılara karşı merhametli olunmasını istemiştir. Peygamberimiz, ’Merhamet edenlere Allah da merhamet eder. Siz yerdekilere merhamet ediniz ki, göktekiler de size merhamet etsinler’ buyurmuşlardır. Ayrıca peygamberimiz hayvanların korunmasını, onlara eziyet edilmemesini, temizlik ve bakımlarının yapılmasını, yaratılışlarına uygun işlerde kullanılmasını, fazla yük yüklenmemesini tavsiye etmiştir. Hayvan dostlarımız, bizim sosyal yaşantımızın bir parçasıdırlar. Onlar evlerimizin, sokaklarımızın asli unsurlarıdırlar. Doğanın dengesini korumak ancak hayvanlarla mümkündür. Bir toplumu ancak şefkat iyileştirebilir. İnsanoğlu olarak çevremize ve de özellikle de hayvanlara şefkat hisleri içerisinde olmalıyız. Hayatımız onlarla daha güzel, onlarla daha anlamlı. Bu yüzden çocuklarımıza hayvan sevgisini küçük yaşlarda öğretmek büyük öneme sahip. Sevgi ve saygı dolu bir toplumun inşasında çevre ve hayvan sevgisi büyük bir öneme sahip. Özellikle hayvan sevgisi, aynı zamanda medeni bir toplum olmanın da gereğidir" ifadelerini kullandı.

Bakanlık olarak hayvan hakları konusunda büyük duyarlılık gösterildiğini dile getiren Pakdemirli, "Özellikle sokak hayvanlarının kayıt altına alınması ve yaşam koşullarının iyileştirmesi adına çalışmalarımıza devam ediyoruz. Başta belediyeler ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte işbirliği yapıyoruz. Okullarda hayvan sevgisini aşılamak ve bilinçlendirmek maksadıyla tiyatro ve benzer etkinlikler düzenliyoruz. Sahipsiz hayvanların korunması çalışmalarını belediyelerle işbirliği halinde aşıla, kısırlaştır, işaretle, kaydet, sahiplendir, izle ve denetle ilkeleri çerçevesinde yürütüyoruz. Bakanlığımızın 2013/8 ve 2013/16 sayılı Geçici Hayvan Bakımevi Yapımı ile İlgili Ödenek Tahsisi Hakkında Genelgeleri kapsamında bakımevlerine sözleşme bedelinin yüzde 40’ına kadar destek sağlıyoruz. Bu doğrultuda Bakanlığımızca, Türkiye genelinde hayvan bakımevi yapımı maksadıyla 61 yerel yönetime 31 milyon 269 bin 315 TL katkı sağlanmıştır. Ayrıca belediyelere kısırlaştırma çalışmalarına destek olmak maksadıyla hayvan başına 65 TL destek verilmektedir. Hayvanlara merhamet ve sevgi ilkesiyle çalışmalarını yürüten bakanlığımız,; hayvanlara şiddet ve kötü muamele gösterenlere en ağır cezaların verilmesi maksadıyla 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda değişiklik yapılmasına yönelik çalışmalarına devam etmektedir. Hayvanlar evimizin, sokağımızın, yaşadığımız çevrenin asli unsurlarıdırlar. Onların huzurunu bozan, onlara kötü muamele ya da eziyet eden şahıslar hakkında en ağır cezaların verilmesi konusunda elimizden ne geliyorsa yapacağız. Sağlıklı ve medeni bir toplum inşa etmek istiyorsak, hayvan dostlarımıza hak ettikleri değeri vermeliyiz. Onlar, Yaradanın sessiz kulları gibidirler. İnşallah yapacağımız yeni düzenlemelerle, onların sesi olacağız. O gariplere kol kanat gereceğiz. Unutmayalım, onlar bize bir emanet. Komşusu açken, tok yatan, bizden değildir demiş peygamberimiz. Hayvanlar da bizim komşumuz gibidirler. Eğer biz tok uyuyor ve çevremizdeki hayvan dostlarımıza duyarsız kalıyorsak, inanın bunun inanan insanlar olarak bizim üzerimizde büyük vebali vardır. Onlara bir kap yemek, bir kap su vermek, daha doğrusu mutluluğu vermek ellerimizde" dedi.
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER