Trabzon Toplu Açılış Töreni

- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: (2) - "Aşkı ve davası olmayanlar, şehir felaketin pençesinde kıvranırken önceliğini tatile verebilir. İşte, İstanbul bunu yaşadı" - "Tıpkı Trabzon gibi Fatih'in emaneti olan İstanbul'a hep birlikte sahip çıkacağız. İstanbul'da yaşayan Karadenizli kardeşlerim başta olmak üzere tüm hemşerilerimizle bu aziz şehrin bölücü örgütün destekçilerine peşkeş çekilmesine mani olacağız"

Trabzon Toplu Açılış Töreni

TRABZON (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Aşkı ve davası olmayanlar, şehir felaketin pençesinde kıvranırken önceliğini tatile verebilir. İşte, İstanbul bunu yaşadı." dedi.

Erdoğan, 15 Temmuz Şehitler ve Hürriyet Parkı'nda düzenlenen toplu açılış töreninde halka hitap etti.

Trabzon'a yapılan yatırımlar hakkında bilgi veren Erdoğan, eğitimden sağlığa her alanda Trabzon'un çehresini değiştirdiklerini söyledi.

Erdoğan, Trabzon geliştikçe, büyüdükçe, güzelleştikçe turizm başta olmak üzere her alanda cazibesinin artacağını belirterek, sadece havalimanı yolcu trafiğindeki artışın bu gerçeği göstermeye yeterli olduğunu söyledi.

Trabzon'un Türkiye'de ve bölgede hak ettiği yere gelmesi için her türlü desteği verdiklerini dile getiren Erdoğan, "Sizler de girdiğimiz tüm bu mücadelelerde çabalarımızın boşa gitmediğini gösteriyorsunuz." diye konuştu.

"Lafla peynir gemisi yürümez." atasözünü hatırlatan Erdoğan, "Aşkı ve davası olmayanlar, şehir felaketin pençesinde kıvranırken önceliğini tatile verebilir. İşte, İstanbul bunu yaşadı. Tıpkı Trabzon gibi Fatih'in emaneti olan İstanbul'a hep birlikte sahip çıkacağız. İstanbul'da yaşayan Karadenizli kardeşlerim başta olmak üzere tüm hemşerilerimizle bu aziz şehrin bölücü örgütün destekçilerine peşkeş çekilmesine mani olacağız." ifadelerini kullandı.

- "Ülkemizin menfaati söz konusu olduğunda bizin için siyasetin farklılıkları sona erer"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasetin ülkeye ve milleti hizmet için tüm güç, birikim ve kabiliyetle çalışmayı gerektirdiğini belirterek, sözlerine şöyle devam etti:

"Önce Allah'ın rızasını, onunla birlikte milletin desteğini kazanmayı gaye edinemeyen hiçbir siyasi çaba saygıya layık değildir. Ülkemizin ve milletimizin menfaatleri söz konusu olduğunda bizim için günlük siyasetin tüm farklılıkları sona erer. Sınırlarımızın içerisinde hangi mücadeleyi yürütüyoruz buna bakalım. Dışarıya karşı sıkılmış yumruk gibi bir ve beraber ne yapacağız, hareket edeceğiz. Biz ilk gençlik yıllarımızdan beri siyaseti böyle bildik, böyle yaptık. AK Parti'yi de işte bu anlayıştaki kadrolarla kurduk. Partimizin kuruluşunun 18. yıl dönümünü geride bıraktığımız şu dönemde yine aynı anlayışla çalışmaya devam ediyoruz.

Bugün Türkiye'nin hepsi de birbiriyle yakından ilişkili terörle mücadele meselesi var. Bugün Türkiye'nin kara, deniz ve hava sınırlarına yönelik tehditler, hatta tacizler var. Bugün Türkiye'nin güvenlikten ekonomiye kadar her alanda egemenliğine yönelik saldırılar var. Bugün Türkiye'nin 'tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet.' bu şekilde ifade ettiğimiz hayati bir önceliği var. Öyleyse ne yapacağız? Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Bunlar, ülkemizin havasını soluyan, ekmeğini yiyen, suyunu içen, imkanlarından istifade eden hiç kimsenin karşı çıkamayacağı başlıklardır ama maalesef bu ülkede toplu iğne başı kadar bir çıkar için tüm bunları çiğneyip geçebilecek bir siyasi anlayış türemiştir. Bu çarpık siyasi anlayışın en başında CHP ile HDP yer alıyor."

- "HDP bir payandadır"

"HDP'nin kendini terör örgütünün güdümünden kurtaramadığı için hiçbir zaman gerçek anlamda siyasi parti haline gelememiş bir payanda" olduğunu ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

"HDP'den PKK'nın terör örgütü olduğunu duydunuz mu, soruyorum duydunuz mu? Devamlı destek. Lafa geldiğinde geçmişini cumhuriyetle yaşıt tutan CHP'ye ne oluyor? Türkiye'ye yönelik her tehdit aynı zamanda cumhuriyeti hedef almıyor mu? Türk milletinin çıkarlarına verilen her zarar aynı zamanda cumhuriyete adını veren cumhuru etkilemiyor mu? Öyleyse bu aymazlık, bu gaflet, bu riyakarlık niye? Türkiye, terör örgütleriyle mücadele ediyor. Bu parti, milletvekillerinden genel başkanına kadar tüm kadro terör örgütlerinin ağzıyla konuşuyor. Türkiye, FETÖ terör örgütünün işgal girişimine maruz kalıyor, aynı kadro yine teröristlerle birlikte hain darbe girişimini önemsizleştirmeye çalışıyor. Türkiye, DEAŞ'a karşı hiç kimsenin vermediği kadar kararlı ve etkin bir mücadele yürütüyor. Bu kadro, ülkemizi DEAŞ ile yanı çizgide göstermek için kampanya yürütüyor. Türkiye, PKK'nın Suriye'deki uzantılarına karşı adım atıyor, yine bu kadro koro halinde PYD'yi savunmaya başlıyor."

(Sürecek)


YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER