Genel Kültür Filmleri ve Film Seyretmenin Sosyokulturel Yanları

Film izlemek sadece bireysel bir zevk midir, yoksa sosyokültürel anlamda kişiye kattığı değerler var mıdır?

Genel Kültür Filmleri ve Film Seyretmenin Sosyokulturel Yanları

Günümüzde yalnızca gençlerin değil 7'den 70'e herkesin hobilerinden birisi de sinemaya gitmek, film izlemek. Eskiden sinema kültürü denildiğinde belirli türler akla gelir ve bu belirli türler üzerinden belirli bir kitleye hitap ettiği düşünülürdü. Şimdi o kadar çok türde film vizyona giriyor ki hemen herkes için bir şeyler bulmak mümkün durumda.

Peki, film izlemek sadece bireysel bir zevk midir, yoksa sosyokültürel anlamda kişiye kattığı değerler var mıdır? Esas olarak ilk bakışta film izlemek çok bireysel bir durum gibi gözükürken tam tersin e insanların etkileşimini artıran bir araç olduğu unutulmaktadır.

Ortak Paydada Buluşmanın Keyifli Hali

Spor yapmak, maç seyretmek nasıl insanlar için bir nevi ortaklaşa faaliyet ise film izlemek de günümüzde ortaklaşa paydada buluşulan bir aktivitedir. Artık film izlemek sadece 120 dakika boyunca salonda tek başına izledikten sonra eve gitmek anlamına gelmemektedir. Sosyal ağların da yaygınlaşması ile birlikte sinema kulüpleri, film arşivcileri gibi pek çok sosyal grup kurulmaktadır ki bu da insanlara sosyokültürel anlamda büyük artılar katmaktadır.

Filmlerin Büyüsü İle Sosyalleşmek Mümkün

Konu film olunca insanların çevresinde ortak paydada buluşabileceği pek çok kişi belirmektedir. Hemen her türde film izleyicisi ile buluşurken filmden sonra yapılan kritikler, tartışmalar film izleme keyfini de ikiye katmaktadır. Film izlemek, sosyal yan açısından artık çok daha geniş çevrelere ulaşmak anlamına da gelmektedir.

Üniversitelerde yapılan film günlerini örnek vermek gerekirse burada insanlar sevdiği yönetmenlerin filmlerini yine aynı zevklere sahip insanlarla izleyebilme şansı yakalarken tanışma, filmler üzerinden sohbet etme gibi imkânı da buluyor. Bunun gibi film okuma atölyeleri de günümüzde özellikle genç nesil tarafından büyük ilgi görüyor.

"HD Film izle, ama yalnız izleme" denildiğinde artık filmlerin sosyokültürel bir yanı olduğunun altı çiziliyor. Evde oturup grupça izlenen filmler bile insanların daha çok tartışmasını, konuşmasını ve bilgi alışverişinde bulunmasına katkı sağlıyor. Bu sebepledir ki artık film kültürü konusunda daha da donanımlı hale gelen insanlar sadece izle, unut mantığı ile eğlencelik bir yaklaşımla bakmıyorlar. Filmleri sosyal bir meta olarak değerlendirip içselleştiriyorlar.

Genel Kültür Konusunda Ufuk Açan Filmler

Genel kültür konusunda ufuk açan filmler aşağıda sıralanmıştır.

1) Adalet Peşinde (Law Abiding Citizen)

Genel kültür konusunda ufuk açan filmler listesinde ilk sırada yer alan 2009 yapımı başrolünü Gerard Butler’ın oynadığı filmin konusu evini soymaya gelen hırsızlar tarafından öldürülen eşinin ve kızının intikamını almak isteyen Clyde Shelton’un tüm katilleri ve sorumluları tek tek öldürmesi ve bunun sonucunda adalet sisteminin her türlü açığını kullanarak hiçbir ceza almamasıdır.

2) Çıldırış (The Jacket)

2005 yapımı, başrolünü Adrien Brody’nin oynadığı filmde Körfez Savaşı’nda asker olan Jack’ın bu dönemde almış olduğu bir yara nedeniyle yaşadığı hafıza kaybı ve bunun hayatına olan yansımaları anlatılır. Gözünün önünden ve aklından geçen anlık görüntülerin içinde mi olduğunu yoksa hayal mi gördüğünü ayırt edemeyen Jack’ın kimsesiz olması da sorularının cevabını bulma yolculuğunda karşısındaki en büyük engellerden biridir.

3) Zindan Adası (Shutter Island)

Leonardo Di Caprio’nun başrolünü oynadığı 2010 yapımı bir Martin Scorsese filmidir. Film bir akıl hastasını arayan iki polis memurunun Zindan Adası Bölgesinde bulunan akıl hastanesinde yaşadıkları ilginç olayları anlatır. Akıl hastanesindeki hastaların zamanla isyan etmesi ve polislerin rüya ile gerçek arasındaki ayrımı kaybederek şizofrenik belirtiler göstermeye başlaması ile birlikte işler içinden çıkılmaz bir hal almaya başlar. https://www.dolufilmizle.com/zindan-adasi-izle.html

4) Hayat Güzeldir izle (La Vita E Bella)

1998 yapımı Roberto Benigni filmidir. Roberto Benigni’nin aynı zamanda başrolü oynadığı delidolu bir adam olan Guido’nun dünyalar güzeli öğretmen Dora’ya aşık olması ve evlenmeleri ile çocuklarının olmasının ardından İkinci Dünya Savaşı’nın çıkmasının ve Yahudi oldukları için Naziler tarafından toplama kamplarına götürülmelerinin hikayesinin anlatıldığı film üç dalda Oscar Ödülü kazanmıştır.

5) Vertigo

1958 yapımı bir Alfred Hitchcock filmidir. Film, dedektif Scottie Ferguson’un bir suçluyu yakalamaya çalışırken çatıdan düşen ortağını kurtaramaması sonrasında oluşan yükseklik korkusu ve bunu takip eden vertigo hastalığı nedeniyle mesleğini bırakarak emekli olmasını anlatır. Eski bir arkadaşı karısının ruhsal sağlığından şüphe ettiği için Ferguson’dan karısını takip etmesini ister. Kadını takip etmeye başlayan Ferguson kadının intihara meyilli olduğunu ve kişilik bozuklukları olabileceğini sezer. Arkadaşının karısını takip etme işi Ferguson’un kendi hastalığıyla da yüzleşmesini sağlayarak onu büyük bir mücadelenin içine sürükleyecektir.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER