VİK-VİK

Rahmetli kayınpederimin son günleri. Kayınvalide; kızlarına adamın hastalığıyla ilgili bir şeyler söylüyor. Adamcağız anlayıp üzülmesin diye kah kuş diliyle, kah bildiği bir iki yabancı kelimeyle ifade ediyor anlatacağını...

Konuşmasının ortalarına doğru kafasını kayınpedere çevirdi, televizyona odaklandığını görünce dört kelimelik bir cümle kurdu. Her kelimeden sonra kısa bir es vererek...

Önce kendini göstererek “Ben!” dedi…

Sonra göz ucuyla kayınpederi işaret etti, “Baba,” dedi...

Ardından “Vikvik..” diye bir sözcük çıktı ağzından, kimse ne olduğunu anlayamadı…

En sonunda da, “No!” deyip cümlesini bitirdi…

Aradan yıllar geçti... Bütün sözlükleri karıştırdım, dil uzmanlarıyla konuştum, amma velâkin o üçüncü kelimenin hangi dilde olduğunu ve ne anlama geldiğini bir türlü öğrenemedim. Hani kayınvalideye soracak olsam, “Bunca mektebi boşuna mı bitirdin!” diye dalga geçeceğinden korkuyorum…

Galiba kayınvalidem de şu dünyadan göçmeden gidip sormaktan başka çarem yok. Yoksa bu merak ömrümü en az on sene kısaltacak, 100’ü görmeden genç yaşta göçüp gideceğim şu yalan dünyadan…

YORUM EKLE