‘Baskın seçim’ eleştirilerine Divan Başkanlık Kurulu Faaliyet Raporu okunması sırasında cevap verildi.

Cevapta seçimin 11 aydır ertelendiği ve bu sırada aday olmak isteyenlerin 1 yıllık bir süreci olduğuna dikkat çekilerek ‘Baskın seçim’ iddiaları kesin bir dille reddedildi.

Faaliyet raporunun okunmasının ardından, raporla ilgili konuşmak isteyenler söz aldı.

Genel Kurulda tek aday olan ve mevcut başkan Ali Sürmen ise şu ifadelere yer verdi:

“2015 Şubat ayında ikinci kez seçildiğimiz Divan Başkanlık Kurulu görevinden itibaren, pandemiye rağmen bir çok faaliyeti, değerlendirip yürüttük. Bu faaliyetlerimizde tek ölçümüz vardı. Trabzonspor’un menfaati. Asla, kişilerin adamı olarak bir faaliyetin önünü Trabzonspor’un yararına olan faaliyetin önünü kesmediğimiz gibi, kişilerin yararına olan faaliyete katkı sağlamadık. Bu süreçlerde sizlerin hoşgörüsü ve önerileri bizler için daime yol gösterici olmuştur.  Bu genel kurul öncesinde, çok önemli bir olay olayarak biliyorsunuz, şike davasından beraat kararına dair yargıtay ilamı… Gündeme oturdu ve bu nedenle de bu gündemde çokça tartışıldı. Tartışılırken bir şey dikkatimi çekti, mutlaka sizin de çekmiştir.  Bu mahkeme, kararı beraat kararı, şike yapmadığımızı göstermektedir şeklindeki beyanlar..  Şimdi, biz hukukçuyuz. Yargı kararlarını değerlendirirken farklı bakarız. Neden dolayı beraat etti. Mesela suç işlediniz zaman aşımı doldu davanız düştü. Bu sizin suçsuz oludğunuz gösteri mi göstermez. Diyelim benim evime polis girdi, apar topar evimde silahlar buldu, beni yargıya taşıdı, fakat arama kararı usulsüz. Hukuğa uygun değil. Ne oluyor o zaman hakim bana beraat veriyor, silahları bana teslim etmiyor, Diyor ki, “Bunlar suç aleti devlette duracak” Bu senin suçsuz olduğu anlamına gelmiyor. Sadece usul hatası varsa bunu söylüyor yargıtay. Yarıtay kararına katıldığımı sölmeyiorum.  Yargıtay kararı içinde o tapelerde konuşmaların inkar edilmediği zaten yazılı. O duruşmaların avukatlarından biriyim. O tapeler okunduğunda, o takımların izlemeye gelen adamların yakınların kahkahalarla nasıl güldüklerini ben hala hatırlıyorum. Onlar unutmuşlar belliki. Burada anlatmak istediğim şu: Ceza hukuk ile spor hukuku aynı değlidir. Ceza hukuku delile, spor hukuk şüpheye… Spor hukukunda statta bir şey oluyor. Size ceza veriyorlar. Kim attı, başka takımın taraftarı mı attı bakmaz. Senin sahan, cezayı sen yersin der. Madem suçsuzdular, disiplin talimatı alelacele neden değişti''

'Şampiyonluğa gidiyoruz. TV’lerdeki yorumculara dikkat çekilmesini istiyorum. 37 yıl sonra şampiyon olacakmışız. Hadi oradan. Biz 10 yıl sonra şampiyon olacağız. 2010-2011 şampiyonluğu unutulmasın. Biz inşallah 8. Şampiyonluğumuza ulaşacağız. Trabzonspor bütün şehirlerin takımıdır. Bu nedenle bizim buraya gelen diğer takımlara hoşgörülü davranma mecburiyetimiz vardır. Anadolu şehirlerinin takımlarına ve taraftarlarına iyi davranmak zorundayız. Anadolu beyi diyorsak bunu yapmalıyız. Anadolu’ya Sahip çıkalım. Anadolu, Mevlana’nın şeyh Edebali’nin Mehmet Akif’in ve Atatürk’ün Anadolu’sudur. İnşallah hep beraber şampiyonluğumuzu kutlayacağız. Sayın İmamoğlu’da Sayın Albayrak’da bizimdir. Onları da kutlamalarda görmek istiyorum''