ABD’nin Kaliforniya eyaletinde 1982 yılında öldürülen 13 yaşındaki Sarah Geer’in dosyası, aradan geçen 44 yılın ardından DNA teknolojisi sayesinde çözüldü. Soğuk dosya olarak kalan soruşturma, gelişmiş adli analiz yöntemleriyle yeniden açıldı.
1982’DE KAYBOLDU, ERTESİ GÜN BULUNDU
Sarah Geer, 23 Mayıs 1982’de Cloverdale kasabasında bir arkadaşının evinden ayrıldıktan sonra kayboldu. Genç kızın cansız bedeni ertesi sabah bir itfaiyeci tarafından bulundu.
Olay cinayet olarak kayıtlara geçti ancak dönemin sınırlı teknik imkanları nedeniyle fail tespit edilemedi. Sarah Geer cinayet dosyası yıllarca faili meçhul olarak kaldı.
SİGARA İZMARİTİNDEN DNA EŞLEŞMESİ
Soruşturma yıllar sonra yeniden ele alındı. Olay yerinden elde edilen biyolojik örneklerden çıkarılan DNA profili, gelişen teknoloji sayesinde tekrar analiz edildi.
Yetkililer, şüpheli olarak belirlenen James Oliver Unick’e ait DNA’yı gizlice topladı. Atılmış bir sigara izmaritinden alınan örnekle olay yerindeki DNA’nın eşleştiği tespit edildi. Bu bulgu, Sarah Geer cinayet dosyasında kritik bir dönüm noktası oldu.
JÜRİ SUÇLU BULDU
Yargılama sürecinin ardından jüri, 13 Şubat’ta James Oliver Unick’i cinayetten suçlu buldu. Kararın, Geer’in 57. doğum gününde açıklanması dikkat çekti.
Savcılık makamı, cinayetin cinsel saldırı eşliğinde işlendiğini belirtti. Sanığın alacağı cezanın ilerleyen süreçte açıklanması bekleniyor.
Yetkililer, bu kararın yalnızca Geer ailesi için değil, uzun yıllardır çözülemeyen dosyalar açısından da önemli bir örnek olduğunu vurguladı. Modern DNA teknolojisinin geçmişte işlenen suçların aydınlatılmasında belirleyici rol oynadığı ifade edildi.