Kendini “yeni Nostradamus” olarak tanıtan Craig Hamilton-Parker, ABD ile İran arasında Mart 2026’da hedefe yönelik bir savaş çıkabileceğini öne sürdü. ABD İran savaşı iddiası, Washington’ın Orta Doğu’daki askeri hareketliliğinin artmasıyla yeniden gündeme taşındı.
Hamilton-Parker, ABD’nin İran’a karşı hava saldırıları ve hızlı bir operasyon gerçekleştirebileceğini savunarak, kara gücü kullanılmadan sınırlı ancak etkili bir askeri hamle öngördüğünü dile getirdi.
MART 2026 İÇİN HEDEFE YÖNELİK OPERASYON İDDİASI
İngiliz medyum, İran’ın nükleer altyapısına yönelik saldırıların gündeme gelebileceğini belirtti. Açıklamalarında Mart 2026’da çok hedefli bir takip operasyonu beklediğini ifade eden Hamilton-Parker’ın değerlendirmeleri, resmi bir istihbarat raporuna dayanmıyor.
ABD İran savaşı iddiası, daha çok bölgedeki askeri yığınak ve karşılıklı sert açıklamalarla ilişkilendiriliyor.
ORTA DOĞU’DA ASKERİ HAREKETLİLİK ARTTI
ABD donanmasına ait USS Gerald R. Ford uçak gemisinin, USS Abraham Lincoln’e katılmak üzere Orta Doğu’ya yöneldiği bildirildi. Bölgeye savaş uçakları ve hava savunma unsurlarının da konuşlandırıldığı aktarıldı.
Artan askeri hareketlilik, ABD ile İran arasındaki gerilimi yeniden gündeme taşıdı. Nükleer müzakereler sürerken taraflardan gelen sert mesajlar, bölgedeki tansiyonu yükseltiyor.
WASHINGTON’DA YETKİ TARTIŞMASI
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik olası bir askeri hamle sinyali vermesi, Washington’da hukuki tartışmaları da beraberinde getirdi. Geniş çaplı bir operasyon için Kongre onayının gerekip gerekmediği konusu kamuoyunda tartışılıyor.
ABD İran savaşı iddiası çerçevesinde, anayasal yetkiler ve Savaş Yetkileri Yasası kapsamında başkanın tek başına askeri adım atıp atamayacağı gündemdeki yerini koruyor.
BELİRSİZLİK SÜRÜYOR
İran tarafında ise baskılara boyun eğilmeyeceği yönündeki açıklamalar dikkat çekiyor. Bölgedeki askeri yığınak ve diplomatik restleşmeler riskin arttığına işaret ederken, olası bir çatışmanın kapsamı ve zamanlamasına dair net bir tablo bulunmuyor.
Uzmanlar, mevcut gelişmelerin dikkatle izlenmesi gerektiğini belirtirken, Hamilton-Parker’ın açıklamalarının resmi bir güvenlik değerlendirmesine dayanmadığını vurguluyor. Bölgedeki belirsizlik ise devam ediyor.