BİR İDMANLA DEĞİŞEN HAVA: "BİZ TRABZONSPOR'UZ!"

"Biz Trabzonspor'uz." dedirten, Başkan Ertuğrul Doğan'ın emeklerini bir maçta sergilemeyi başaran, takıma güven yüklemeyi bir günde başaran Hüseyin Çimşir'in değeri bilinmeli.

Abone Ol

Trabzonspor’da Fatih Tekke dönemi sona erdi.

Yaklaşık 18 ay boyunca bordo mavili takımın teknik direktörlüğünü yapan Tekke’nin görev süresi boyunca tartışılan yalnızca alınan sonuçlar olmadı. Maç öncesinde kurduğu cümleler, sahaya yansıyan oyun ve maç sonrasında yaptığı değerlendirmeler zaman zaman aynı duyguyu oluşturdu:

“Bu kadroyla ancak bu kadar…”

Belki bu cümleyi doğrudan söylemedi. Ancak ortaya çıkan tablo, taraftarın önemli bir bölümüne bunu hissettirdi.

Takımın kötü oynadığı günlerde kadro kalitesi konuşuldu. Oyuncuların eksikleri gündeme geldi. Transferler tartışıldı. Her açıklamanın ardından eleştiri oklarının biraz daha yönetime, biraz daha Başkan Ertuğrul Doğan’a çevrildiği bir atmosfer oluştu.

Sonunda öyle bir noktaya gelindi ki Trabzonspor’un kadrosunun gerçekten ne kadar güçlü olduğu bile sorgulanmaya başlandı.

Peki gerçekten sorun yalnızca kadro muydu?

Hüseyin Çimşir’in Gençlerbirliği karşılaşması bu soruyu yeniden sordurdu.

BİR İDMANLA NE DEĞİŞİR?

Hüseyin Çimşir göreve geldiğinde elinde uzun bir hazırlık süreci yoktu.

Kendisi de bunu saklamadı.

“1 idman ile neyi değiştirebiliriz...” yaklaşımı son derece gerçekçiydi. Çünkü futbol bir günde değişmez. Bir teknik direktör tek antrenmanla bütün ezberleri ortadan kaldırıp yeni bir takım yaratamaz.

Ama bazen bir günde taktiği değil, havayı değiştirebilirsiniz.

Bazen oyuncuya yeniden güvenebilirsiniz.

Bazen futbolcuya taşıdığı formanın ağırlığını hatırlatabilirsiniz.

Bazen de takımın başına geçip sadece şunu hissettirebilirsiniz:

“Biz Trabzonspor’uz.”

Gençlerbirliği karşılaşmasında görülen belki de tam olarak buydu.

Sahada daha istekli, daha agresif, daha özgüvenli ve ne yapmak istediğini daha net bilen bir Trabzonspor vardı.

1-0 öne geçildiğinde skoru koruyan ve taraftarlara ecel terleri döktüren Trabzonspor'dan, 3-0 önde olan takıma önde baskı kurduran Trabzonspor izmeyi özlemiştik.

Bunu lige en iyi başlayan ve ligde takım oyununu en iyi oynamayı başaran takımlardan olan Gençlerbirliği karşısında başarmak da ayrıca değerliydi.

Elbette tek bir karşılaşmayla sezonun geri kalanına ilişkin büyük hükümler vermek doğru olmaz. Ancak 90 dakikanın ortaya koyduğu bir gerçek de görmezden gelinemez.

Bu kadro, söylenenden veya hissettirilenden daha fazlasını yapabilecek kapasitede.

ÇİMŞİR’İN EN BÜYÜK DOKUNUŞU

Hüseyin Çimşir’in hakkını teslim etmek gerekiyor.

Maç öncesinde yaptığı açıklamalarda bahaneye sığınmadı.

Takımına güvendi.

“Trabzonspor her maçta favoridir” diyerek oyuncularının omuzlarına baskı değil, sorumluluk yükledi.

Maç içerisinde takımın oyunu, yapılan değişiklikler ve futbolcuların verdiği reaksiyon da bu söylemi destekledi.

Maç bittikten sonra ise ortaya çıkan sonucun üzerinden kişisel bir başarı hikâyesi yazmaya çalışmadı.

Trabzonspor’u öne çıkardı.

İşte asıl fark burada.

Teknik direktör bazen sadece saha kenarında taktik veren kişi değildir. Aynı zamanda kulübün büyüklüğünü futbolcuya, taraftara ve rakibe hissettiren kişidir.

Çimşir, bunu bir maçta yapmayı başardı.

"BÜYÜK BAŞKAN ERTUĞRUL DOĞAN" HAK ETTİĞİ DESTEĞİ BİR HOCA DEĞİŞİKLİĞİ İLE ALDI

Ve işin belki de en çarpıcı tarafı burada başlıyor.

Hüseyin Çimşir, Fatih Tekke döneminde uzun süre başarılamayan bir şeyi tek maçta yaptı.

Başkan Ertuğrul Doğan’ın kurduğu kadronun kapasitesini sahada gösterdi.

Bir anlamda başkanın transfer politikasına yönelik oluşan soru işaretlerine futbolcular cevap verdi.

Salah sahadaydı.

Onuachu sahadaydı.

Muçi sahadaydı.

Aral sahadaydı.

Dju oyuna girdi.

Ve Trabzonspor hücum etti, üretti, gol attı, coştu.

Tribünler de uzun zamandır özlediği o duyguyu yeniden yaşadı.

O gece yalnızca Gençlerbirliği mağlup edilmedi.

“Bu kadro yetersiz” algısı da ciddi bir darbe aldı.

Başkan Ertuğrul Doğan’ın hakkını belki hiçbir basın toplantısı, hiçbir yönetici açıklaması bu kadar güçlü teslim ettiremezdi.

Bunu saha yaptı.

Bunu futbolcular yaptı.

Bunu da o futbolculara yeniden özgüven veren teknik anlayış yaptı.

ŞİMDİ ASIL SINAV BAŞLIYOR

Yine de bir gerçeği unutmamak gerekiyor.

Bir maçla şampiyon olunmaz.

Bir maçla bütün sorunlar çözülmez.

Bir maç, Hüseyin Çimşir’i kusursuz teknik direktör yapmayacağı gibi geçmişte yaşanan bütün sıkıntıları da ortadan kaldırmaz.

Ama bir maç bazen çok şeyi anlatır.

Trabzonspor’un ihtiyacı sürekli mazeret üreten bir dil değil, kulübün büyüklüğünü hatırlatan bir anlayıştır.

Oyuncuya güvenen, kadrosunu küçümsemeyen, sorumluluğu paylaşan ve sahada cesur olan bir futbol aklıdır.

Gençlerbirliği karşılaşmasından geriye kalan en önemli mesaj da bana göre budur:

Trabzonspor’un kadrosunda eksikler olabilir.

Trabzonspor’un hataları olabilir.

Trabzonspor’un daha katetmesi gereken uzun bir yol olabilir.

Ama bu takım çaresiz değil.

Çünkü bu takımın adı Trabzonspor.

Ve bazen bütün hikâyeyi değiştirmek için önce bunu yeniden hatırlamak gerekir.

{ "vars": { "account": "G-39SSKFJRW0" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } { "vars": { "account": "G-JV1786CP4L" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }