Biraz Sabır, Biraz Hafıza

Trabzonspor, hafta içinde UEFA Avrupa Ligi play-off turunda Ferencvaros’a 1-0 kaybetti. Maç bitti, daha sezonun başında Fatih Tekke ve takım yerden yere vurulmaya başlandı. “Şöyle oynasaydı, böyle oynasaydı…” derken bir de kadro değerleri üzerinden yapılan o meşhur hesap ortaya çıktı: “150 milyon euroluk takım, 50 milyon euroluk takıma yenilir mi?”

Abone Ol

Yenilir. Futbol böyle bir oyun. Piyasa değeri kalite hakkında fikir verir, sonucu garanti etmez. Aksi halde ligi oynamaya gerek kalmaz, sezon başında en pahalı kadroya kupayı veririz.

Önce Bu Takımın Ne Olduğunu Anlayalım

Trabzonspor taraftarının artık bu takımdan vazgeçme lüksü yok. Bunu son dönemde ortaya atılan “taraftar birleşmeli” söylemleri nedeniyle söylemiyorum. Bana göre o söylem, Trabzonspor içindeki bazı çevrelerin oluşan pozitif havadan faydalanma girişimiydi ve ölü doğdu. Üzerinde fazla konuşmaya gerek yok.

Asıl mesele saha. Çoğumuzun gözden kaçırdığı önemli bir gerçek var: Trabzonspor sadece transfer yapmadı, takımın önemli bir bölümünü değiştirdi. Yeni gelen oyuncular geçen sezonki kadronun yedeği olmak için alınmadı; birçok bölgede doğrudan ilk 11’e oyuncu geldi. Bu kaliteyi yükseltti ama uyum süresini de uzattı.

Ne kadar hazırlık dönemi geçirilirse geçirilsin bugünkü kadro uzun bir kampı birlikte geçirmedi. Salah geldikten sonra takım ancak tam kadroya yaklaşmışken Folcarelli ve Muçi’nin sakatlıkları planları yeniden bozdu. Dolayısıyla bu kadronun sezonun ilk haftalarında birbirini yıllardır tanıyan bir takım gibi oynamasını beklemek gerçekçi değil.

Fatih Tekke de futbolcularını yalnızca motive ederek oynatan bir teknik adam değil. Onun oyununda kullanılan her topun, yapılan her koşunun ve alınan her pozisyonun bir amacı olmak zorunda. Böyle bir futbolun oturması zaman ister. Birkaç galibiyetle özgüven de geldiğinde oyuncular birbirlerinin hareketlerini düşünmeden okumaya başlayacak. O noktada sahaya kimin girdiğinin oyunu çok fazla değiştirmediği, kolay yenilmeyen bir Trabzonspor ortaya çıkacaktır. Fatih Tekke kariyeri boyunca bunu başardı; yine başaracağına inanıyorum.

Asıl Eksik Orta Sahada

Ancak Fatih Tekke’nin elini zayıflatan iki bölge var. Birincisi ve açık ara en önemlisi orta sahadaki işçi oyuncu. Bugün bu rolü Folcarelli üstleniyor fakat Folcarelli olmadığında onun yaptığı işi aynı seviyede yapabilecek bir oyuncu yok.

Hatta Trabzonspor’un ihtiyacı Folcarelli’nin yedeğinden fazlası. Bana göre Folcarelli’den de kaliteli bir orta saha gerekiyor. Ne Melih, ne Bouchouari ne de Malinovskyi bu işçiliği üst düzeyde yapabilecek oyuncular. Üçü arasında bu role en uygun isim Melih’ti ve Ferencvaros karşısında da o oynadı. Kötü değildi ancak ciddi bir üstünlük de kuramadı. Zamanla gelişebilir ama Trabzonspor’un lig ve Avrupa hedeflerini yalnızca bu ihtimale bağlaması doğru olmaz.

Yaklaşık 50 maçlık bir sezonda Folcarelli’ye mahkûm olmak gereksiz puan kayıplarına davetiye çıkarır. Bu yüzden transferde benim birinci önceliğim tartışmasız orta saha.

Forvet Gerçekten Öncelik mi?

İkinci tartışma forvet. Trabzonspor’un birinci santrforu Onuachu, onun arkasında da Umut Nayir var. Umut yeterlidir veya değildir, tartışılır; ama Onuachu’nun bir yedeği var. Onuachu birinci santrforken aynı bölgeye ciddi yatırım yapıp yüksek profilli başka bir oyuncu getirmek takımın ön tarafındaki dengeleri de bozabilir. Hatta böyle bir transfer ihtimalinin bile özellikle Onuachu üzerinde etkisi olabileceğini düşünüyorum.

Hücuma ekstra güç gerekiyorsa çözüm mutlaka yeni bir santrfor değil. Salah, Muçi veya Saviolo gerektiğinde ikinci forvet olarak kullanılabilir. Üstelik bu oyuncuların kendi bölgelerinde onların yerini doldurabilecek kaliteli alternatiflerimiz de var.

Dolayısıyla yerli bir orta saha bulunamıyor ve bir yabancı hakkı kullanılacaksa tercihim kesinlikle forvet değil, orta saha olur. Çünkü Onuachu’nun alternatifi var; Folcarelli’nin yok.

Bir Sezonu İki Maçta Unutmayalım

Fatih Tekke geçen sezon bu takımın başında ligde 20 galibiyet, 9 beraberlik ve sadece 4 mağlubiyet aldı. Trabzonspor ligi üçüncü bitirdi; Türkiye Kupası’nda oynadığı sekiz maçın yedisini kazandı. Üstelik bunu Galatasaray ve Fenerbahçe gibi çok daha pahalı kadrolarla mücadele ederek yaptı.

Bugün “150 milyon euroluk Trabzonspor 50 milyonluk takıma nasıl yenilir?” diye soranların, geçen sezon Fatih Tekke’nin çok daha düşük bütçeli bir kadroyla 300 milyon euro bandındaki takımlara karşı yarıştığını da hatırlaması gerekiyor. Futbolcu değeri önemlidir ama futbolcu değeri sonuç değildir. Öyle olsaydı en fazla para harcayanı şampiyon ilan eder, futbolu hiç oynamazdık.

Eleştiri Başka, İnfaz Başka

Fatih Tekke elbette eleştirilecek. Yanlış kadro tercihi varsa eleştirilecek, değişiklik geç yapılmışsa eleştirilecek, takım kötü oynuyorsa o da yazılacak. Ama iki maç sonunda yapılan şey eleştiriden çıkıp infaza dönüşüyorsa bunun Trabzonspor’a hiçbir faydası yok. Fatih Tekke bundan etkilenmeyebilir ama camianın havası etkilenir.

Burada başkana da büyük görev düşüyor. Geçen sezon hedef açıklama yükünün büyük bölümünü Fatih Tekke’nin üzerine bırakmak doğru değildi. Bu sezon başkan bu sorumluluğu üzerine almalı ve takımı gereksiz beklenti baskısından kurtarmalı. Çünkü bu takımın şu anda ihtiyacı olan şey baskı değil, zaman.

Ben Fatih Tekke’ye Güveniyorum

Fatih Tekke futbolu iyi analiz eden ve elindeki oyuncudan maksimum verimi almaya çalışan bir teknik adam. Bunu söylemek için tahmin yürütmeye gerek yok; geçen sezon yaptıkları önümüzde duruyor. Kendisi de ilk beş maçın öneminden bahsetti. Şu anda amacı takım henüz tam olarak oturmamışken bu dönemi mümkün olduğunca az hasarla geçirmek. Sonrasında çok daha farklı bir Trabzonspor izleyeceğimizi düşünüyorum.

Ben geçen sezon bize bu güzellikleri yaşatan teknik adama güveniyorum. Hatta sezon kötü geçse bile desteğimi kolay kolay çekmem. Çünkü Fatih Tekke’nin Trabzonspor’a bakışı benim için önemli. İşine ve takımına bağlı bir teknik adam. Bir gün kendisinin Trabzonspor’a zarar verdiğine inanırsa şapkasını alıp gideceğini biliyorum.

Fatih Tekke’nin Trabzonspor teknik direktörlüğüne ihtiyacı yok. Ama Trabzonspor’un başarılı olması onun için olmazsa olmaz bir durumdur.

Benim için aradaki en önemli fark bu. Bu yüzden içim rahat. Fatih Tekke ve bu takım başarılı olacak. Takımına gerçekten destek veren taraftarıyla birlikte güzel bir sezon geçireceğimize inanıyorum.

Tahminimi de şimdiden buraya bırakıyorum: Kupada yine çok başarılı bir Trabzonspor. Ligde ilk üç. Avrupa’da çeyrek final, hatta yarı final. İddialı bir tahmin ama burada dursun. Allah nasip ederse sezon sonunda beraber açar, okur ve konuşuruz.

İnsanlar geçici, aslolan Trabzonspor’dur. Hep destek, tam destek.

{ "vars": { "account": "G-39SSKFJRW0" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } { "vars": { "account": "G-JV1786CP4L" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }