Son dönemde Doğu Karadeniz Bölgesi'nde yaşanan kırsaldan kente göç dalgası, bölgenin kültürel kimliğini tehdit altına aldı.

Uzmanlar, Doğu Karadeniz'de kırsal kesimden kentlere artan göçün, köylerin giderek terk edilmesine ve yaşlanmasına neden olması nedeniyle olası kültürel kimlik kaybına karşı uyarıda bulundu.

KARADENİZ’DE GÖÇ DALGASI KÜLTÜREL KİMLİĞİ TEHDİT EDİYOR

Doğu Karadeniz Bölgesi, 2000'li yılların başında nüfusun yaklaşık yarısının merkezde, diğer yarısının ise kırsal kesimde ikamet etmesiyle daha dengeli bir dağılım sürdürmüştür. Ancak 2012 yılında bu oran düşmeye başladı ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2023 verilerine göre kırsal kesimde yaşayanların oranı yalnızca yüzde 17 oldu.

Karadeniz Teknik Üniversitesi'nden Prof. Dr. Mine Gözübüyük Tamer, Türkiye geneline paralel olarak bölgede kırsal kesimden kentlere göç edenlerin çoğunluğunu 15-39 yaş arası genç nüfusun oluşturduğunu söylüyor.

Bunun sonucunda kırsal kesimde nüfus yaşlanıyor ve tamamen yaşlıların elinde kalıyor, onlar da sağlık hizmetlerine erişim zorluğu nedeniyle kısmen göç etmeyi seçiyor.

Kedi tırmığı hastalığı hakkında uzmanlardan uyarı! Kedi tırmığı hastalığı hakkında uzmanlardan uyarı!

Tamer, kırsal kesimdeki nüfusun azalmasının kültürel yansımalarının gelenek ve değerlerin nesiller arası aktarımının kaybolmasına yol açtığını vurguluyor.

"Bu göçlerle sadece demografik değişim olmuyor. Aynı zamanda kırsal kesimde ocak dediğimiz, kültürel değerlerimizi koruyacak birimlerin maalesef kaybolduğuna da tanık oluyoruz." dedi. "Bu da maalesef aidiyet bağının ve kültürel bağların aktarımında bir boşluk yaratıyor."

Tamer, kentsel olanakların ve iş imkanlarının cazibesine dikkat çekerek, göç dalgasının ardındaki ekonomik etkenlerin altını çizdi. "Kırsal göçte en önemli faktörün ekonomi olduğunu söyleyebiliriz. Kamu hizmetlerinin yetersizliği ve sosyal yaşamdaki yetersizlikler de insanların göç kararı almasına neden olabiliyor."

Köylerde genç sakinlerin giderek azaldığı bir ortamda, kültürel süreklilikteki uçurumun giderek açıldığı konusunda uyarıda bulunarak bölgenin eşsiz mirasını korumaya yönelik çabalar çağrısında bulunuyor.

Tamer, bu eğilimi tersine çevirmek ve kırsal ekonomileri yeniden canlandırmak için, yerel toplulukları ve genç işgücünün potansiyelini güçlendirmek amacıyla farklı kırsal alanların özelliklerini dikkate alarak, kırsal teşvikler ve mesleki eğitim reformları dahil olmak üzere hedefe yönelik müdahaleler önermektedir.

"Bu meslek liselerindeki müfredatın bölgenin ihtiyaçlarına göre revize edilmesi gerekiyor. Bu liselerden mezun olan öğrenciler bölgenin ihtiyaç duyduğu alanlarda istihdam edilebilirse bu genç nüfusu bölgede tutabiliriz." önerdi.