TRABZONSPOR

Ergin Keleş'in Dikkat Çeken Trabzonspor Sözleri

Ergin Keleş, Trabzonspor kültürü, Trabzon sevgisi ve teknik adamlık kariyerine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Abone Ol

Futbolculuk kariyerini noktaladıktan sonra teknik adamlık yolunda çalışmalarını sürdüren Trabzonspor'un eski futbolcusu Ergin Keleş, Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından yayımlanan T Dergi'nin Temmuz sayısında dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Gençlerbirliği'nde yardımcı antrenör olarak görev yapan Keleş, hem teknik direktörlük kariyerini hem de Trabzonspor'a olan bağlılığını anlattı.

FUTBOLCULUKTAN TEKNİK ADAMLIĞA YENİ DÖNEM

Futbolculuk kariyerinin ardından saha kenarında görev almaya başlayan Ergin Keleş, teknik ekibin bir parçası olarak yoğun bir çalışma temposu içerisinde olduklarını söyledi.

Keleş, bu süreci şu sözlerle değerlendirdi:

"Şu an Gençlerbirliği Kulübü’nde Metin Diyadin Hocamla birlikteyiz. Futbolculuktan antrenörlüğe geçiş, oyunun geometrisini ve ruhunu başka bir açıdan görmeyi zorunlu kılıyor. Kulüp olarak oldukça zorlu, yıpratıcı bir süreci geride bıraktık; adeta küllerimizden doğduk diyebilirim. Şimdi tüm konsantrasyonumuzu yeni sezona verdik. “Yeni sezonda oyunumuza neler katabiliriz, taktiksel ve zihinsel olarak neleri yenileyebiliriz?” sorusunun üzerine düşünüyoruz. Kısa bir tatil dönemimiz olacak elbette ama bizim meslekte zihin hiçbir zaman tatile çıkmıyor. Lig bitse de saha dışındaki mesaimiz, analizlerimiz ve arayışımız hiç bitmiyor; futbolun olduğu her yerde biz de hep hareket halindeyiz."

KORKULAN BOŞLUĞA DÜŞMEDİM

Profesyonel futbolu bırakan birçok oyuncunun yaşadığı adaptasyon sürecine de değinen Ergin Keleş, futbolculuk döneminde kendisini sadece saha içinde değil, saha dışında da geliştirmeye çalıştığını söyledi.

Keleş, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

"Maalesef futbolcuların kariyerleri boyunca yaptığı en ciddi, en trajik hatalardan biri bu. Sahada oldukları yıllarda “insan biriktirebilmeyi” hayatı genişletebilmeyi pek beceremiyorlar. Futbol oynadıkları dönemde, dış dünyanın rüzgarlarından yalıtılmış, tabiri caizse steril bir akvaryumun içindeler. O parıltılı dünyada çok fazla insana ya da derin ilişkilere ihtiyaç duymadıklarını sanıyorlar. Ancak spot ışıkları söndüğünde ve futbolun ardından o büyük, gerçek dünyaya adım attıklarında iş değişiyor. İşte o yeni hayatta, futbolculuk döneminde inşa ettiğiniz gerçek dostluklar ve entelektüel yatırımlar sizin en büyük dayanağınız oluyor. Bu ilişkileri kuramayan, dünyasını genişletemeyen sporcular sudan çıkmış balığa dönüyor ve derin bir boşluğa düşüyor. 35 yaşından sonra hayata sıfırdan başlamak ve o boşlukla yüzleşmek büyük bir tehlike; bunu yaşayan çok dostumuz var. Ben futbol oynarken sahada topun gittiği yeri gördüğüm kadar, sonrasını da görmeye çalıştım. Kendimi sadece fiziksel olarak değil, zihnen de hep aktif ve uyanık tutmaya gayret ettim. Haliyle o korkulan boşluğa düşmedim. Oyundan kopsam bile edebiyatla, sinemayla, yeni insanlarla ve bitmeyen okumalarla o boşluğu hemen dolduruyorum."

TRABZONSPOR KÜLTÜRÜNÜN KENDİSİNİ ŞEKİLLENDİRDİĞİNİ ANLATTI

Trabzon ve Trabzonspor'un hayatındaki yerini anlatan Ergin Keleş, bordo mavili kulübün kendisine kazandırdığı değerlerin yaşamına yön verdiğini belirtti.

Keleş, Trabzonspor hakkında şu ifadeleri kullandı:

"Trabzon benim için bir şehirden, coğrafi bir terimden çok daha fazlası; orası köklü bir yaşam kültürü, bir varoluş biçimi. Ben hayata dair pek çok temel öğretiyi futboldan öğrendim; futbola dair o hırçın, gururlu ve pes etmeyen karakteri de Trabzon’dan ve Trabzonspor’dan aldım. Kelimenin tam anlamıyla Trabzonspor futbol kültürünün rahlesinden geçmiş, orada yetişmiş bir adamım."

Deneyimli futbol adamı ayrıca Trabzonspor'un Türk futbolundaki duruşuna ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulunarak şunları söyledi:

"Trabzon kenti ve Trabzonspor’un varlık mücadelesi, özünde çoka karşı azın mücadelesidir; yerleşik güçlü odaklara karşı bir başkaldırıdır. Futbolda sıkça duyduğumuz o ezber cümle vardır ya: “Haddini bilerek oynamak...” İşte bu kavram Trabzon’un lugatında ve genetiğinde yoktur. Çünkü Trabzon, tam da o haddini bilerek oynamayı reddettiği, o dar sınırları yırtıp attığı için Anadolu’dan çıkıp büyük bir kulüp olmuş, devrim niteliğinde şampiyonluklar elde etmiştir. Büyük endüstriyel ekonomilere karşı o saf inatla kafa tutabilmiştir. Onu futbol tarihinde özel ve biricik kılan şey de bu tavizsiz tarzıdır."

TRABZON'A HER FIRSATTA GİDİYOR

Memleketiyle bağlarının hiç kopmadığını belirten Ergin Keleş, Trabzon'un kendisi için yalnızca doğduğu şehir olmadığını ifade etti.

Keleş, "Trabzon benim için sadece nüfus kütüğümün bulunduğu ya da doğup büyüdüğüm bir şehir değil; orası benim dünyada kendimi en yalın, en güvenli ve en ait hissettiğim yegane yer." sözleriyle memleketine olan bağlılığını dile getirdi.

FUTBOLUN DIŞINDA EDEBİYATLA DA İÇ İÇE

Teknik direktörlük kariyerine odaklandığını belirten Ergin Keleş, buna rağmen okuma alışkanlığını sürdürdüğünü ifade etti.

Keleş, "Şu an için ufukta yeni bir kitap projesi görünmüyor. Tüm enerjimi, zamanımı ve odağımı tamamen teknik direktörlük/antrenörlük kariyerime vakfetmiş durumdayım." diyerek yeni dönemde önceliğinin teknik adamlık olduğunu söyledi.

Kaynak: T DERGİ

{ "vars": { "account": "G-39SSKFJRW0" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } { "vars": { "account": "G-JV1786CP4L" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }