Osmanlı padişahı Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’un fethiyle Bizans İmparatorluğu’na son vererek dünya tarihinin seyrini değiştirdi. Ancak aradan geçen yüzyıllara rağmen, “Fatih Sultan Mehmet Roma’yı fethetti mi?” sorusu hâlâ tarih meraklılarının ve sosyal medyada dolaşan iddiaların odağında yer alıyor. Bu tartışmanın temelinde, Fatih’in Batı politikası, İtalya seferi ve kendisini Roma’nın mirasçısı olarak görmesi yatıyor.

FATİH SULTAN MEHMET ROMA’YI FETHETTİ Mİ?

Bu soruya tarihsel kaynaklar ışığında kısa ve net bir cevap vermek gerekir: Fatih Sultan Mehmet, Roma şehrini fiilen fethetmemiştir. Ancak İstanbul’un fethinden sonra Roma’yı siyasi ve ideolojik olarak hedef aldığı, birçok tarihçi tarafından kabul edilmektedir. Bu hedef, doğrudan bir fetih kadar sembolik ve stratejik bir anlam taşımaktadır.

Fatih, İstanbul’u aldıktan sonra Doğu Roma’nın mirasını devraldığını ilan etmiş ve kendisini Roma İmparatorluğu’nun varisi olarak görmüştür. Bu durum, Roma’yı fethettiği yönündeki yanlış yorumların ortaya çıkmasına neden olmuştur.

OTRANTO SEFERİ VE ROMA’YA AÇILAN KAPI

Fatih Sultan Mehmet’in Roma’ya en çok yaklaştığı hamle, 1480 yılında gerçekleştirilen Otranto Seferi olmuştur. Osmanlı donanması, Otranto’yu ele geçirerek İtalya topraklarında kalıcı bir üs kurmuştur. Bu sefer, Gedik Ahmet Paşa komutasında yürütülmüş ve Avrupa’da büyük bir korkuya yol açmıştır.

Otranto’nun düşmesi, Roma’ya giden yolun askeri açıdan açıldığı anlamına geliyordu. Dönemin Papası’nın Roma’yı terk etmeyi dahi düşündüğü, tarih kaynaklarında yer alan önemli ayrıntılardan biridir. Bu gelişme, Fatih’in Roma’yı yalnızca hayal etmediğini, somut bir strateji çerçevesinde planladığını göstermektedir.

FATİH’İN HEDEFİ NEYDİ?

Fatih Sultan Mehmet’in asıl hedefi, İstanbul’dan sonra Roma’yı da alarak Roma İmparatorluğu’nun iki kanadını birleştirmekti. Bu hedef, onun “Kayser-i Rum” anlayışıyla doğrudan bağlantılıydı. Fatih’e göre Roma, imparatorluğun tamamlanmamış batı parçasıydı ve tarihsel bir misyonun son halkasını temsil ediyordu.

Antik Roma tarihine büyük ilgi duyan Fatih’in, Homeros’un eserlerini okuduğu ve kendisini tarihsel bir devamlılığın lideri olarak gördüğü bilinmektedir. Bu nedenle Roma, yalnızca askeri bir hedef değil, ideolojik bir semboldü.

FATİH’İN ÖLÜMÜ VE TARİHİN DEĞİŞEN YÖNÜ

Osmanlı ordusu Otranto’da kışı geçirmiş ve Roma’ya doğru ilerlemek için hazırlık yaparken, 1481 yılında kritik bir gelişme yaşandı. Fatih Sultan Mehmet, Gebze yakınlarındaki Hünkar Çayırı’nda hayatını kaybetti. Bu ölüm, yalnızca Osmanlı tarihini değil, Avrupa’nın kaderini de etkiledi.

Fatih’in vefatının ardından:

Bu gelişmeler, Roma yolculuğunu yarım bıraktı. Birçok tarihçi, Fatih Sultan Mehmet’in birkaç yıl daha yaşaması halinde Roma’nın Osmanlı topraklarına katılmasının yüksek ihtimal olduğunu savunmaktadır.

ROMA İDDİALARININ TARİHSEL KAYNAĞI

Fatih Sultan Mehmet’in Roma’yı fethettiği yönündeki iddialar, daha çok onun ideolojik duruşundan ve siyasi söyleminden kaynaklanmaktadır. İstanbul’un fethiyle Roma mirasını sahiplendiğini açıkça ortaya koyan Fatih, Roma’yı zihinsel olarak fethetmiş sayılmaktadır. Ancak bu durum, fiili bir fetih anlamına gelmemektedir.

OTRANTO’DA OSMANLI İZLERİ BUGÜN DE YAŞIYOR

Günümüzde Otranto’da Osmanlı kuşatmasına ait izler hâlâ görülebilmektedir. Kale surlarında bulunan top gülleleri ve döneme ait anlatılar, yaşanan büyük korkunun sessiz tanıklarıdır. İtalya’da yüzyıllardır kullanılan “Türkler geliyor” anlamındaki deyimler, bu seferin Avrupa hafızasında bıraktığı etkiyi gözler önüne serer.

TARİH NE SÖYLÜYOR?

Sonuç olarak tarihsel veriler açıkça göstermektedir ki Fatih Sultan Mehmet Roma’yı fethetmemiştir. Ancak Roma, onun siyasi vizyonunun ve ideolojik dünyasının merkezinde yer almıştır. İstanbul’un fethiyle başlayan bu büyük hedef, Fatih’in erken ölümü nedeniyle tamamlanamamış, ancak tarih boyunca süren tartışmaların da temelini oluşturmuştur.