HAMİ MANDIRALI - TAKVİM
İŞTE ÖZLENEN FUTBOL
İşte özlenen futbol TEK hedefi Avrupa olan Trabzonspor ilk yarıdaki futboluyla camiasını ve taraftarını mutlu etmedi... Daha üretken, daha pozisyon zenginliği olan bir maç oynaması gerekirken ilk yarıda bekleneni veremedi. İkinci yarıda Abdülkadir Ömür, oyunu ateşlemesi, attığı klas golle takımını öne geçirdi. Arkasından onun asistiyle Yusuf Yazıcı'nın golü geldi. Rahatlayan Trabzonspor, istediği oyunu oynamaya başladı. Özlenen futbol ortaya çıktı. Burak Yılmaz'ın da 2 golüyle Trabzonspor, ikinci yarıya damgasını vurdu. Trabzonspor böyle oynamalı.
KUCKA GÜNÜNDEYDİ
Rakibini kendi sahasına hapsetmeli. Ligin iyi takımlarından Kayserispor pozisyona dahi giremedi. Çünkü Kayseri ikinci yarıda Trabzon'un oynamasına izin verdi. Trabzonspor haftayı 3 puanla kapatmış oldu. Savunmada Kamil ve Hubocan çok çok iyiydiler. Maçı özetlemek gerekirse, ikinci yarıda genç yetenekler devreye girince ve Burak abileri de onlara destek verince güzel bir galibiyet ortaya çıktı. Kucka da önemli işler yaptı... Kayserispor ile ilgili de birşeyler söylemek lazım. İlk defa ubu kadar kopuk bir Kayseri izledik.
MAÇIN İYİSİ ABDÜLKADİR: Genç yıldız adeta gözlerimizin pasını sildi.
MAÇIN EN KÖTÜSÜ DENİZ TÜRÜÇ: Kayserispor'un yıldızı dün sahada yoktu.
CEMAL ERSEN - MİLLİYET
Yusuf ve Abdulkadir'i özgür bırakın
Trabzonspor hem takım, hem bireysel yetenekleri kullanma açısından en istikrarsız sezonlarından birini yaşıyor. Kayserispor sınavı, hasret kaldığı Avrupa kulvarında tekrar rol kapabilmek adına mutlak kazanılması gereken bir mücadele idi. Hani 6 puanlık derler ya, aynen öyle bir maçtı.
/* */
Bordo-mavililer son dönemlerde iç sahada olumsuz bir grafik çiziyordu. Bunun en önemli nedeni ofansif anlamda Burak ve ona destek vermesi gereken oyuncular arasındaki kopukluk. Topa daha fazla sahip olmak, pas üstünlüğünü elinde tutmak yetmiyor. Kimse bu istatistikler ile konuşmasın. Sürekli kısa ve yan paslar yaparak hücumda zenginlik yaratılamayacağı ortada. Lakin tüm oyunu Burak üzerine kurgularsanız, yaratıcılığı olan oyuncuları törpülersiniz. İlk yarıda gördük. Yusuf ve Abdülkadir gibi önde oynamayı seven isimleri kalıba sokmaya çalışmayacaksınız. Bu tarz futbolcular özgürlük ister. Bırakın becerilerini sergilesinler. Çalım atsınlar, şut çeksinler, pozisyon yaratsınlar, defalarca hata yapsınlar. Rıza hocanın onları yeteri kadar anladığını sanmıyorum. Ama onlar dün maçı koparan, galibiyeti getiren isimler oldu. Elinizdeki pırlantaların değerini bilin. Oysa ilk yarıda Trabzonspor’un pozisyonu yoktu. Buna karşın Kayserispor’un iki ciddi tehlike yarattı. Şamil ve Mendes’in kaleyi yokladığı şutlarda Onur’un kritik müdahaleleri bir yana, takım savunması adına büyük zaaf vardı. Biri gol olsa, farklı şeyler konuşuyorduk sonrasında! Maçın kader anı Onazi’nin sakatlanıp çıkması idi. Değişiklik sonrası Uğur stopere, Okay gerçek yeri orta alana geçti. Bu zorunlu hamle Trabzonspor’a adeta format attı. Tamam Kayserispor kötüydü ama, ikinci yarıda fark yaratan bir rakip vardı karşısında. Neden mi? Yusuf ve Abdülkadir’in inisiyatif alması ne kadar önemli gördük. Bu çocukları serbest bırakacaksınız. Onların yeteneği Trabzonspor’a coşku katıyor. Burak’ı da rahatlatıyor. Dolayısıyla zor bir matematik denklemi değil Trabzonspor’un özlenen sonuçları alması. Biraz öngörü, azıcık cesaret takımın ruhunu değiştirebiliyor. Rıza hocama naçizane önerim; skor elbette önemli ama elinizdeki değerleri saygı duyduğum futbol anlayışınız ile daha verimli kullanmayı deneyin. Kazanırsınız, kaybedersiniz, ama korkunun ecele faydası yok. Trabzonspor’un mevcut kadrosu bu sezon şampiyonluğa oynayan takımlardan eksik değil. Yetenekli, yaratıcı ve deneyimli oyuncularından oluşan bir topluluk. Sorun bunları doğru değerlendirmek ve dillerinden anlayabilmek. Rıza hocam senin eksiğin var demiyorum; günü değil, geleceği de planlarsanız siz de keyif alırsınız, camia da. Maç dışı son cümle. Başkan Muharrem Usta’nın tribünde döktüğü gözyaşları, Trabzonspor sevdasının tescili. Ama maalesef olmadı başkan!
OLCAY ÇAKIR - FOTOMAÇ
Olağan dışı...
Olağanüstü kongre rüzgarlarının estiği dönemde; duygusal kırılmaların da gölgesinde son dönemin formsuz takımı Kayserispor karşısında her sonuç şaşırtıcı olmayacaktı. Kayserispor kötü gidişatı düzeltmek isteyecekti. Trabzonspor ise Avrupa niyetine hedef gerilmesi yaşayabilirdi. Rıza Çalımbay'ın arayışlar sonunda etkili oyun ve farklı sonuçlar elde ettiği Akhisar ve Malatya maçları sonrasında eğer kadrosunda Onazi de varsa; Okay'ı stopere çekme konusu kaçınılmazdı. Öyle de yaptı... Okay'ı stopere çekerek Kucka ve Onazi'yi orta alana yerleştirdi. *** Maçın, Onazi çıkana, Okay orta alana gelene kadar ki bölümünde rakibine adeta topla oynama izni vermediler. Onazi'nin çıkışı ve sonrasında Okay ve Kucka'lı orta alana dönüş Kayseri- spor'u ilk yarının son bölümlerinde önde görmemize sebep oldu. İki takım için topla oyun o dakikalarda birbirine yaklaştı. Karşılaşmanın ikinci yarısında Okay'ın etkili oyununa özellikle başta Abdülkadir ve Yusuf'un cesur ve üretken oyunları eklendi. Abdülkadir'in etkili oyununda teknik adamın Kamil Ahmet tercihinin o koridora katkısının büyük etkisi oldu. Trabzonspor alt yapılarına "toprak üretiyor" şeklinde yaklaşmıştı. Bir farkındalık oluşması açısından "öz evlat" kavramını sıklıkla tekrar etmemizin faydalarını önümüzdeki başkanlık döneminde yaşayacağız gibi gözüküyor. Başkan adaylarının mevcut borç ve mali yapı içerinde içe dönme projeleri takdire şayan... *** Özellikle Yusuf'un ve Abdülkadir'in oynadıkları oyun, oyuna katkıları, attıkları goller ile milli takım ve ülke gündemine oturmalarının şöyle de bir faydası olacak. Altyapılardaki çocuklar, çalışırsak, üst kattaki kapılar bize sonuna kadar açılacak ve medyada bizi savunacak büyüklerimiz olacak... Dün akşam olağanüstü kongre koşulları gölgesinde; olağan dışı ortaya çıkmış iki öz evlat, gelecek için tıpkı geçmişte olduğu gibi durumu "olağan" hale dönüştürme adına kalpleri fethettiler. Toprak üretiyor, gölge etmeyin yeter.
ERGUN ATA - FANATİK
FARK İKİNCİ YARIDA...
Abdülkadir’in golüne kadar maç çekilir gibi değildi. Tipik bir beraberlik maçı ya da şöyle diyelim; bir şekilde gol bulanın kazanabileceği bir karşılaşma havası veriyordu. İlk yarıda kötü Trabzonspor kalesini iki kez yoklayıp Onur engeline takılan Kayserispor, en azından geçen haftaki Fenerbahçe hezimetini unutturabileceği puan ya da puanların peşinde koştuğu havasını verdi. Buna karşın Bordo-Mavililer, olabildiğince tutuk, peş peşe iki pas yapamayan ve pozisyon bulamayan taraf oldu. 2. yarının başında savunmanın arkasından çıkmasına karşın ofsayt kaygısıyla konsantre olamadığı pozisyonda kaleciye takılan Burak, bir kıpırdanmanın fitilini ateşledi. Genç Abdülkadir ise kendi ürettiği pozisyonu gol yaparak maçın seyrini değiştirdi. Ardından asistiyle takımının rahatlamasını sağlayan golü Yusuf’a attırdı. Sonrasında Burak çıktı sahneye. Sonuçta Burak iki güzel golle krallık iddiasını sürdü. İlk yarıdaki kötü görüntüsünün ardından ikinci yarıdaki farkıyla da Trabzonspor, Avrupa vizesi için büyük avantaj yakaladı.
Gecenin sorusu Burak,
Galatasaray maçında normalden fazla ofsayta düştü ve bu durum insafsız yorumlara neden oldu. Yıldız oyuncu, dün iki güzel gol atarak eleştirilerin haksızlık içerip içermediğini sordu. Maçın starı Abdulkadir oyunun kritik döneminde topu çalıp iki kişiyi peşine takarak akıl dolu vuruşla golü yaptı. Ardından da Yusuf Yazıcı’ya benzer golü attırarak maça damgasını vuran ‘Süper bücür’ oldu.
Maçın olayı
Abdulkadir ve Yusuf birer gol ve birer asistle farklı galibiyette direkt rol oynarken, geçen hafta kendilerini toplumun önüne atan ağabeyleri Olcay’dan adeta özür istediler. Kısa mesaj Kayıtlı üye sayısı 20 bini aştı. ‘Milyonlarca taraftarı var’ diye de biliniyor. Ama o Trabzonspor’un dünkü kongresine 621 üye katıldı, Avrupa vizesi için çıktığı ve gol show yaptığı maçını ancak 6-7 bin kişi izledi.
İSKENDER GÜNEN - SABAH
ABDULKADİR ÇÖZDÜ
İki ayrı devre, iki farklı görüntü. İlk 45 dakikada temposuz, atak girişimi bile olmayan bir Trabzonspor vardı sahada. Duran toplar dışında gol pozisyonu üretmekten çok uzak. Kayserispor ise deplasmanda olmasına rağmen atak girişimi fazla ve gol pozisyonu üreten taraf. İkinci yarı ise roller tamamen değişti. Trabzonspor arzulu, istekli ve rakip alanda daha fazla topla oynayan, pas bağlantılarını iyi yapan takım. Okay, savunmanın ortasında başladığı maçta, Onazi'nin sakatlanmasıyla orta alana geldi. Orta alan direnci daha fazla artan Trabzonspor'da ikinci yarı oyunu şekillendiren isim Abdülkadir oldu. Önce driplinglerle rakibi eksilterek attığı gol, ardından kenardan getirdiği topta Yusuf'a attırdığı golle oyunu çözen isim oldu. Olcay da ilk yarıya göre daha etkili ve takımı adına katkı yapan ikinci isim oldu. 2-0'dan sonra ise Kayserispor'un takım olarak direnci tamamen düştü. Öne çıktıklarında kaptırdıkları toplar sonucunda savunmada oluşan boşluklardan Trabzonspor yararlandı. Burak ile gelen iki golle haftalar sonra çok farklı bir sonuç ortaya çıktı ve lig beşinciliği için büyük bir avantaj yakalandı. Bu sezon ilk kez bir maçta kenardan getirilen topların ne denli Trabzonspor için önemli olduğunu gördük. Çünkü Trabzonspor'un attığı gollerin büyük çoğunluğu merkezden Burak'a atılan uzun toplar oldu. Geçen yıldan beri Trabzonspor'un kenar oyuncusuna gereksinimi olduğunu ısrarla yazdık. Abdülkadir, Yusuf ve Olcay'ın ideal kenar oyuncusu özellikleri yok. Daha çok içte topla buluştuklarında etkililer. Bir başka gerçek ise Abdülkadir, rakip alanda kenardan çok, içte topla buluştuğunda çabukluğu ile savunmanın dengesini bozabilecek yetenekte. Aynen dün olduğu gibi... Galatasaray yenilgisinden sonra alınan farklı sonuç ve maçın ikinci yarısında oynanan oyun, ligin kalanı için moral motivasyonu açısından önemli. Artık ligi 5. sırada bitirme adına avantaj yakaladılar. Yeni seçilecek yönetim kurulunun yapacağı ilk iş öncelikle yeniden yapılanmayı gerçekleştirmek. Bunun için de mutlak mali portreyi düzeltmek ilk hedef olmalıdır.
NECMİ PEREKLİ - FOTOMAÇ
İkinci yarıdaki oyun ile... Bu maçın iki perdesi var. İlk yarı ve ikinci yarı... İlk yarıda her iki takımın da ortaya koyduğu durgun ve pasif, isteksiz ve heyecansız oyun zaten skorundan da belli idi. Belki rakip Kayserispor adına bu futbol daha hesaba gelen bir tarz olarak okunabilirdi. Zira fırsatını bulup kontrataktan bir golde kazanma ihtimali hiç de uzak sayılmazdı. Fakat Trabzonspor için mutlak galibiyet gerekliydi. Peşinde soluğunu hissettiği Sivas ve Göztepe'den kendisini kurtarması için mutlak üç puan lazımdı. İşte bu mantıkla ikinci yarıda nasıl olmuş ise oyunun rengi değişti. Peş peşe gele Abdülkadir, Yusuf ve Burak (2) golleri İşi bağladı. Bunu şöyle tarifleyebiliriz. Bordo-mavililer bu yarıda "Amaç birliğini skor bütünlüğüne" dönüştürünce farklı galibiyetin kapısı açılmış oldu. Bu skor hiç olmazsa Trabzonspor'a bir hafta daha rahat nefes aldırırken, bugün yapılacak olan genel kurul için Muharrem Usta ve ekibine hediye kabilinde "Güle güle" , seçilecek yönetime de "Hoş geldin" mesajı yerine geçti. Artık böyle bir skordan sonra oyunun şu veya bu vasfı üzerinde durmak yersizdir. Fakat beklerdik ki Rıza hoca bu gibi pozisyonlarda yine altyapıdan bir-iki oyuncunun geleceğine imza atsaydı keşke. İYİ BİR MESAJ OLDU Kayserispor'a gelince... İki haftada 9 gol yemesinin sebeplerini araştırmalı... Geçen maçlarda topladığı puanlara duacı olmayı da unutmamalı. Takım adeta sezonu ve gayesin bitirmiş gibi bir havada idi. Oysa bu Kayseri takımı bu kadro ile çok daha iyi yerlerde olabilirdi. Trabzonspor galibiyeti üzerine söylenecek söz ise Abdülkadir ile Yusuf'un oyun içerisindeki kombinasyonları ve kaleye gidiş yollarındaki etkinlikleri taktire şayan pozisyonlardı. Ancak bu oyunların tesadüf değil sıradan olduğunu gelecek maçlarda da müşahade etmek isteriz. Neticede bu farklı skor futbol adına her tarafa iyi bir moral hediyesi ve mesajı oldu diyebiliriz.
AKSAL YAVUZ - MİLLİYET
FIRTINANIN ÇOCUKLARI
Trabzonspor’un bu sezon yarıştan erken kopması, gelinen noktada camianın olağanüstü kongreye odaklanması; Kayserispor maçına ilgiyi bayağı bir azaltmış... Öyle ya nerede o geçmiş maçlardaki neşe, coşku? /* */ Trabzonspor maçlarına ilgisizlik ancak böyle olağanüstü durumlarda olur... E kongreler de duruma göre iki, bilemedin üç yılda bir oluyor, elden bir şey gelmediğine göre başa gelen çekilir demekten başka bir şey gelmiyor elden... Hal böyle olunca, Trabzonspor adına elde kalan sadece Avrupa’ya giden yol... O anlamda görevi sona eren yönetimi, futbolcuların da hedefi galibiyetle uğurlamaktı. İlk yarı oynanan futbola bakıldığında; topla daha çok oynayan, pas yapan Trabzonspor’du ama iki takımın kaleyi bulan topu bir elin parmak sayısını geçmedi... Trabzonspor’un Kucka ile bir pozisyonu vardı kornerden gelen topa kafa ile vurduğu, Lung’un değil de Erkan’ın gol olmasına müsaade etmediği... Kayserispor’un da iki pozisyonu biri Şamil, diğeri Mendes ile... İkinci yarı öyle bir Trabzonspor izledik ki, sanki soyunma odasında ya da Karadeniz’de bir şeyler oldu; yönetmen Abdülkadir, başrollerde Yusuf Yazıcı.. İkisi de Fırtına’nın yavrusu, Trabzonspor’un geleceği, kısaca her şeyi.. İlk yarıdaki can sıkan futboldan eser yoktu, adeta Yoroz tarafından sert esen rüzgar başta Abdülkadir ve Yusuf olmak üzere bütün futbolculara efsanelerin ruhunu üfledi!! Genç Abdülkadir’in attığı ve kilidi çözdüğü ilk gol İspanya’daki sahalardan küçük bir esintiydi adeta! Rüzgara Yusuf da ayak uydurdu... Sonrası malum, Burak ile farka koştu Trabzonspor... 6 puanlık maça Trabzonsporlular ilgi göstermedi ama çok şey kaçırdılar, evet neşe ve coşku vardı ama duygu dolu anlar da yaşandı.. Gol atan futbolcuların sevinçlerini tribünde oturan Muharrem Usta ve yöneticilerle paylaşması, Başkan Muharrem Usta’nın gözlerinin dolması/ ağlamaklı olması duyguların tavan yaptığı andı...
Gelişmelerden haberdar olmak istiyor musunuz?
Google News’te HaberTS sitemize
abone olun.