FUTBOLDA KASITLI ZAMAN GEÇİRME TARTIŞMASI YENİDEN GÜNDEMDE
Futbolseverlerin uzun süredir şikâyetçi olduğu kasıtlı zaman geçirme sorunu, yeniden uluslararası futbol gündeminin üst sıralarına taşındı. Maç temposunun düşmesine neden olan ve özellikle topun oyun dışında kaldığı anlarda yaşanan gecikmeler, futbolun akıcılığını olumsuz etkiliyor. Bu soruna çözüm arayan IFAB, yeni kural düzenlemelerini değerlendirmek üzere harekete geçti.
Uluslararası Futbol Birliği Kurulu’nun temel hedefi, top oyun dışındayken kaybedilen süreyi azaltmak ve maçların daha akıcı oynanmasını sağlamak olarak öne çıkıyor. Bu kapsamda özellikle taç atışları ve kale vuruşları gibi oyunun yeniden başlatıldığı anlar mercek altına alındı.
IFAB’IN HEDEFİ KAYBEDİLEN SÜREYİ AZALTMAK
Son yıllarda futbol maçlarında etkili oyun süresinin azalması, hem taraftarlar hem de yayıncılar tarafından yoğun şekilde eleştiriliyor. Yapılan analizlerde, bir maç boyunca topun oyun dışında kaldığı sürenin oldukça yüksek seviyelere ulaştığı görülüyor. IFAB, bu sorunu kökten çözmek yerine, oyunun doğal akışını bozmadan süre kaybını azaltacak düzenlemeler üzerinde duruyor.
Geçtiğimiz dönemde bu anlayış doğrultusunda kalecilere yönelik önemli bir değişiklik hayata geçirilmişti. Kalecinin topu sekiz saniyeden fazla elinde tutması durumunda hücum eden takıma köşe vuruşu verilmesi kararlaştırılmıştı. Bu düzenleme, zaman geçirmeye karşı atılan ilk somut adımlardan biri olarak değerlendirilmişti.
TAÇ ATIMLARI VE KALE VURUŞLARI İÇİN GERİ SAYIM ÖNERİSİ
Yeni gündemin merkezinde ise taç atışları ve kale vuruşları bulunuyor. IFAB’ın önümüzdeki günlerde yapacağı toplantılarda, bu oyun tekrar başlatma anları için geri sayım uygulamasının devreye alınıp alınamayacağı tartışılacak. Amaç, oyuncuların bilinçli şekilde süreyi uzatmasının önüne geçmek.
Verilere göre, takımlar ortalama bir taç atışını kullanmak için yaklaşık 25 saniye harcıyor. Bazı maçlarda ise iki taç atışının 34 ve 35 saniyede kullanıldığı örnekler dikkat çekiyor. Bu durum, oyunun ritmini ciddi şekilde düşürürken, tribünlerdeki izleyici deneyimini de olumsuz etkiliyor.
UZUN TAÇLAR OYUN TEMPOSUNU NASIL ETKİLİYOR
Zaman geçirme tartışmalarının büyümesinde uzun taç atışlarının yaygınlaşmasının önemli bir payı bulunuyor. Hücum silahı olarak kullanılan uzun taçlar, bazı takımlar tarafından kasıtlı şekilde yavaşlatılarak uygulanıyor. Oyuncuların topu alması, pozisyon alması ve atışı kullanması sırasında geçen süre, maçın akıcılığını kesintiye uğratıyor.
Bu durum, futbolun hız ve dinamizm üzerine kurulu yapısıyla çelişen bir tablo ortaya çıkarıyor. IFAB’ın, bu noktada taç atışları için net bir süre sınırı getirip getirmeyeceği merakla bekleniyor.
VAR VE SAKATLIK DURAKLAMALARI DA DEĞERLENDİRİLİYOR
Kasıtlı zaman geçirme tartışmaları yalnızca taç ve kale vuruşlarıyla sınırlı değil. VAR incelemeleri ve sakatlık duraklamaları da topun oyun dışında kaldığı süreyi artıran unsurlar arasında yer alıyor. Özellikle uzun süren VAR kontrolleri, maç temposunun sık sık kesilmesine neden oluyor.
Bu nedenle IFAB, saatin tamamen durdurulması gibi daha radikal çözümler yerine, oyun tekrar başlatma sürelerini sınırlayan daha dengeli alternatifler üzerinde duruyor. Böylece futbolun geleneksel yapısının korunması hedeflenirken, süre kaybının da minimize edilmesi amaçlanıyor.
YENİ KURALLAR FUTBOLU NASIL ETKİLEYEBİLİR
Geri sayım uygulaması gibi düzenlemelerin hayata geçmesi halinde, futbolcuların ve teknik ekiplerin maç içi stratejilerinde değişiklikler yaşanması bekleniyor. Oyun daha hızlı yeniden başlayacak, tempo artacak ve etkili oyun süresi uzayacak. Bu da hem seyir zevkini hem de rekabet düzeyini artırabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
IFAB’ın önümüzdeki toplantılarda alacağı kararlar, futbolun geleceği açısından kritik bir dönüm noktası olabilir. Futbol kamuoyu, zaman geçirme sorununa karşı atılacak yeni adımların netleşmesini yakından takip ediyor.