KTÜ’DE KENT ODAKLI PROJENİN KAPANIŞ TOPLANTISI YAPILDI
Trabzon’da, Karadeniz Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde yürütülen “Yaşayan Kent İmgesinin Kentsel Anlatı Kodları ile Araştırılması Projesi”nin kapanış toplantısı düzenlendi. Toplantı, KTÜ Prof. Dr. Osman Turan Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Proje, şehirlerin kullanıcılar tarafından nasıl algılandığını ve deneyimlendiğini bilimsel yöntemlerle ortaya koymayı hedefledi.
Toplantıya akademisyenler, araştırmacılar ve proje paydaşları katılırken, iki yıl süren çalışmanın sonuçları kamuoyuyla paylaşıldı. Projenin, kent çalışmalarına farklı bir bakış açısı kazandırdığı vurgulandı.
TÜBİTAK DESTEKLİ PROJEYE AKADEMİK DESTEK
KTÜ Rektör Yardımcısı Ömer Faruk Ursavaş, TÜBİTAK tarafından desteklenen projenin kapanış programında yaptığı konuşmada, çalışmanın her aşamasında emeği geçen akademisyenleri ve araştırmacıları tebrik etti. Ursavaş, üniversitelerin kentle ilişkisini güçlendiren bu tür projelerin bilimsel ve toplumsal açıdan büyük önem taşıdığını ifade etti.
Projeyle birlikte üniversitenin kent araştırmaları alanındaki akademik üretiminin güçlendiğine dikkat çekildi.
DUYUSAL VE DUYGUSAL VERİLER ÖN PLANDA
KTÜ Mimarlık Fakültesi Dekanı Cenap Sancar, konuşmasında kent çalışmalarında yalnızca fiziksel ve coğrafi verilerin değil, duyusal ve duygusal deneyimlerin de önemli olduğunu vurguladı. Sancar, alan çalışmalarıyla görsel, işitsel ve iletişime dayalı veriler üretmeye çalıştıklarını belirterek, bu yaklaşımın akademik literatüre yeni bir katkı sunduğunu söyledi.
Bu yöntemle kentlerin, kullanıcıların gündelik yaşam deneyimleri üzerinden daha bütüncül şekilde analiz edilebildiği ifade edildi.
ULUSLARARASI HEDEFLERLE KURGULANAN ÇALIŞMA
Projenin yürütücülüğünü üstlenen Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Serap Durmuş Öztürk, iki yıldır üzerinde çalıştıkları projenin uluslararası hedeflerle tasarlandığını belirtti. Öztürk, Trabzon’da belirlenen çeşitli noktalarda test edilen modelin, farklı kentler için de uyarlanabilir bir yapıya sahip olduğunu söyledi.
Projede farklı uzmanlık alanlarından akademisyenlerin birlikte çalıştığını vurgulayan Öztürk, disiplinler arası yaklaşımın kent araştırmalarında yeni bir çerçeve sunduğunu ifade etti.
KENT İMGESİNDE YENİ BİR YAKLAŞIM
Öztürk, kent çalışmalarında duyusal ve duygusal deneyimlerin çoğu zaman temsil dışı kaldığına dikkat çekti. Kent imgesinin genellikle görsel ve fiziksel temsiller üzerinden ele alındığını belirten Öztürk, bu durumun kullanıcıların kenti nasıl algıladığına dair önemli bir boşluk oluşturduğunu dile getirdi.
“Yaşayan kent imgesi” kavramının, mimarlık, fenomenoloji, anlatı araştırmaları ve dijital teknolojileri bir araya getiren disiplinler arası bir çerçeve sunduğunu vurgulayan Öztürk, bu yaklaşımın literatüre önemli katkı sağlayacağını ifade etti.
KULLANICI DENEYİMİ BİLİMSEL İMGEYE DÖNÜŞTÜ
Proje kapsamında kentlerdeki duyusal ve duygusal deneyimlerin uygun yöntemlerle haritalandırıldığını belirten Öztürk, elde edilen verilerin bilimsel bir imgeye dönüştürüldüğünü söyledi. Bu çalışmanın, şehir planlama ve mimarlık alanlarında yeni uygulamalara zemin hazırlayabileceği ifade edildi.
KTÜ’de gerçekleştirilen kapanış toplantısı, projenin başarıyla tamamlandığını ortaya koyarken, elde edilen sonuçların farklı şehirlerde uygulanabilecek bir model sunduğu vurgulandı.





