KURYEYE ACELE ETTİRMEK ÖLÜMLERE DAVETİYE ÇIKARMAKTIR

Modern zamanın kölelik sistemi başladı da haberimiz mi yok? Altında son model koltuk, elinde akıllı telefon, bir tıkla kapına kadar hizmet bekliyorsun.

Abone Ol

Buraya kadar her şey normal. Ancak o sipariş kapına geldiğinde, karşındaki emekçiye bir "Teşekkür" etmek yerine, parayı suratına fırlatacak kadar alçalıyorsan, orada bir duracaksın.

İnsan görünümlü olmak başka bir şey, adam olabilmek başka şeydir.

KURYE, SİPARİŞ VERDİĞİN LOKANTANIN SAHİBİ DEĞİLDİR

Halk arasındaki en büyük yanılgı, kuryeyi o işletmenin sahibi sanmak ya da mutfaktaki aşçıyla karıştırmak. Kurye, paketleme bittiği an devreye giren bir lojistik köprüdür. Kebap salonu eti geç pişirdiyse, fırıncı hamuru yaktıysa veya mutfakta yoğunluk varsa bunun faturası kuryeye kesilemez. Kurye; ne ocağın başındaki ustadır, ne de kasadaki patron. O sadece teslimatın güvenliğinden sorumludur. Bir insanın elinde olmayan sebeplerden ötürü aşağılanması, en basit tabiriyle acizliktir.

SİPARİŞİ GEÇ HAZIRLAYAN MUTFAK, TOKADI YİYEN KURYE

Mutfak gecikir, trafik kilitlenir, lastik patlar ya da kurye senden önce başka bir adrese uğramak zorundadır. Hiçbir kurye, dışarıda kar kış varken keyfinden sokaklarda tur atmaz. 7/24 bir ordunun neferi gibi senin sipariş vermeni "Hazır ol"da beklemiyorlar. Herkesin bir sırası, her paketin bir rotası var. Bu basit mantığı kavrayamayıp, hırsını kapıya gelen personelden çıkarmak, medeniyetten nasiplenmemiş olmanın somut bir kanıtıdır.

TRAFİKTEKİ ACELE, ÖLÜME AÇIK DAVETİYEDİR

"Nerede kaldı benim yemeğim?" diye telefona sarılıp kuryeyi taciz edenler, aslında bir cinayete teşebbüs ettiklerinin farkında mı? Kuryeye acele ettirmek, onu trafikte makas atmaya, kırmızı ışıkta geçmeye ve canını tehlikeye atmaya zorlamaktır. Senin 15 dakika erken yiyeceğin sıcak kebap, bir gencin hayatından, bir annenin evladından daha mı değerli? Her "Çabuk ol" baskısı, bir trafik kazasına yazılmış davetiyedir aslında.

TEŞEKKÜR ETMEK BU KADAR MI ZOR?

Ayağına kadar, sıcak sıcak yemek getiren; yağmurda ıslanan, soğukta titreyen o insana bir "Kolay gelsin" demek, bir "Teşekkür" etmek birer insanlık görevidir. Para veriyor olman, karşındaki insanın onurunu satın aldığın anlamına gelmez. Cüzdanındaki banknotlar seni "müşteri" yapabilir ama "adam" yapmaya yetmez.

ADAM OLMAK CÜZDANLA DEĞİL VİCDANLA OLUR

Kapıda rızkı için ter döken kuryeye parayı fırlatan o "şahıs" bilmelidir ki; fırlattığın o kağıt parçaları senin sadece maddi gücünü gösterir, manevi fakirliğini değil. Kuryeden o cevap gecikmedi belki ama asıl cevabı toplumun vicdanı verecektir. Unutmayın; yemek soğuyunca tekrar ısınır ama kırılan bir kalp ve yok edilen bir gurur asla eski haline dönmez.

Hakan MUHTAR

{ "vars": { "account": "G-39SSKFJRW0" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } { "vars": { "account": "G-JV1786CP4L" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }