DOĞU AKDENİZ'DE GERİLİM GÜNDEMDE
Doğu Akdeniz ve Kıbrıs çevresinde yaşanan gelişmelerin ardından Türkiye'den peş peşe dikkat çeken açıklamalar geldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bölgedeki hak ve menfaatlere ilişkin mesajlarının ardından Milli Savunma Bakanlığı da kapsamlı bir değerlendirme yaptı.
Bakanlık açıklamasında, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin haklarının korunmasına yönelik kararlılık vurgulanırken, bölgedeki gelişmelerin yakından takip edildiği belirtildi.
FRANSA VE GKRY ARASINDAKİ ANLAŞMAYA TEPKİ
Milli Savunma Bakanlığı, Fransa ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasında imzalanan askeri iş birliği anlaşmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Açıklamada, söz konusu anlaşmanın Kıbrıs'taki hassas dengeleri etkileyebileceği belirtilirken, Türkiye ve KKTC'nin hak ve menfaatlerini hedef alan girişimlerin kabul edilmeyeceği ifade edildi.
Bakanlık, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Kıbrıs Türk halkının güvenliğini koruma konusunda gerekli imkan ve kararlılığa sahip olduğunu vurguladı.
YUNANİSTAN'IN İDDİALARINA YANIT
MSB, son günlerde Yunan basınında yer alan bazı iddialara da açıklık getirdi. Bakanlık tarafından yapılan değerlendirmede, Türk savaş uçaklarının herhangi bir taciz faaliyetinde bulunmadığı belirtildi.
Açıklamada, KKTC hava sahasında yaşanan gelişmeler kapsamında gerekli tedbirlerin alındığı ve Türk unsurlarının görevlerini uluslararası kurallar çerçevesinde yerine getirdiği ifade edildi.

BÖLGESEL İSTİKRAR VURGUSU
Milli Savunma Bakanlığı, Orta Doğu'da son dönemde artan gerilimlere de dikkat çekti. Açıklamada, bölgedeki çatışmaların daha geniş bir alana yayılmasının ciddi sonuçlar doğurabileceği belirtildi.
Türkiye'nin sorunların diplomatik yollarla çözülmesinden yana olduğu ifade edilirken, taraflara itidal çağrısında bulunuldu.
TÜRKİYE'NİN KARARLILIĞI VURGULANDI
Ankara'nın Doğu Akdeniz ve Kıbrıs konusundaki tutumunun net olduğu belirtilirken, Türkiye ve KKTC'nin haklarının korunmasının öncelikli konu olmaya devam edeceği kaydedildi.
Bakanlık açıklamaları, bölgede yaşanan gelişmelerin ardından Türkiye'nin güvenlik politikaları ve diplomatik girişimlerinin süreceği yönünde değerlendirildi.




