ÖZKAN SÜMER'İ YAŞARKEN ANLAYAMADILAR! ERTUĞRUL DOĞAN'I ANLAMALILAR

Özkan Sümer'i Trabzon'da seven çok severdi, sevmeyen de hiç sevmezdi.

Abone Ol

Hayattayken fikirleri sık sık tartışıldı, eleştirildi, hatta zaman zaman yalnız bırakıldı. Ancak vefatının ardından herkes onu daha çok sevdi, daha iyi anladı ve söylediklerinin ne kadar değerli olduğunu fark etti.

Bugün sıkça hatırlanan, "Yıldız isteyen gökyüzüne baksın. Futbol yıldızla değil, takımla, yürekle oynanır" sözü aslında Trabzonspor'un özünü anlatıyordu. Bu sözün arkasında romantik bir futbol anlayışından çok, kulübün gerçekleri ve sürdürülebilir başarı modeli vardı.

Özkan Sümer, hayatını Trabzonspor'a adamış bir futbol insanıydı. Futbolculuğundan teknik direktörlüğüne, yöneticiliğinden altyapı çalışmalarına kadar her alanda kulübe hizmet etti. Ne yazık ki birçok kişi onun ne anlatmaya çalıştığını ancak gözlerini hayata yumduktan sonra anlayabildi.

Oysa bir insanın değerini kaybettikten sonra teslim etmek kolaydır. Zor olan, yaşarken hakkını verebilmektir.

Bugün Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan'ın izlediği yol da aslında kulübün gerçekleri üzerine kurulu. İstenirse günü kurtarmak adına çok daha farklı transfer politikaları izlenebilir. Hatta maddi imkanlar zorlanarak dünya yıldızları da getirilebilir.

Ancak mesele bir futbolcunun ismi değil, o oyuncunun kulübe ne katacağıdır.

Bugün maddiyatla ikna edilip Trabzon'a getirilecek bir yıldızın sağlayacağı katkı, bazen mütevazı bedellerle transfer edilen ve kulübe aidiyet hisseden bir futbolcunun katkısının yanına bile yaklaşamayabilir. Sahada sadece yetenek değil, karakter, aidiyet ve mücadele ruhu da oynar.

Bunun en somut örneklerinden biri Arseniy Batagov. Tatil dönemini sevgilisiyle başka ülkelerde geçirmek yerine Trabzon'da kalıp rehabilitasyon sürecine odaklanan bir futbolcudan bahsediyoruz. Bu yaklaşımın, sadece sözleşme şartlarıyla Trabzonspor'a gelen oyunculardan farkı çok büyük. Çünkü bazı futbolcular forma giyer, bazıları ise o formayı yaşar.

Geçtiğimiz sezon ekilen fidanların bugün meyve vermeye başlaması da tesadüf değil. Trabzonspor'da son dönemde yapılan birçok yatırımın temelinde kısa vadeli başarıdan çok uzun vadeli planlama yatıyor.

Başkan Ertuğrul Doğan ve yönetimi de tam olarak bunu yapıyor. Günü kurtarmak yerine geleceği inşa etmeye çalışıyor. Bu süreçte Türkiye Kupası'nı kazanma başarısı gösterdiler. Kendilerinden çok daha yüksek bütçelerle kurulan rakiplerini geride bıraktılar ve sezonun büyük bölümünde zirve yarışının içerisinde kaldılar.

İşin ilginç tarafı ise bir zamanlar Özkan Sümer'in doğrularından rahatsız olanların bugün dönüp, "Özkan Sümer yaşasaydı da kimsenin tanımadığı bir Aurelio'yu bulup getirseydi" demeleri.

Aslında bu cümle her şeyi anlatıyor.

Çünkü zaman geçiyor, kişiler değişiyor ama doğrular değişmiyor.

Bu yüzden insanların kıymeti yaşarken bilinmeli. Doğru işler yapanlara görevdeyken destek verilmeli. Çünkü başarı sadece sonuçlarla değil, o sonuca giden yolda gösterilen vizyonla da ölçülür.

Bugün Trabzonspor'da ortaya konulan vizyonun desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum. Başkan Ertuğrul Doğan ve yönetim kurulu, kulübün gerçeklerinden kopmadan geleceği inşa etmeye çalışıyor.

Belki de Özkan Sümer'in yıllar önce anlatmak istediği tam olarak buydu.

{ "vars": { "account": "G-39SSKFJRW0" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } { "vars": { "account": "G-JV1786CP4L" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }