Prof. Dr. Aytuğ Altundağ, Türkiye’nin saygın Kulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi uzmanlarından biridir. Burun ve sinüs hastalıkları, alerjik rinit, koku alma bozuklukları, tat bozuklukları, ağız kokusu, nefes kokusu, rinoplasti ve genel KBB hastalıkları alanındaki klinik deneyimi, akademik üretkenliği ve teknoloji destekli tanı-tedavi yaklaşımlarıyla tanınmaktadır. Özellikle rinoloji, olfaktoloji ve halitozis alanlarında yürüttüğü bilimsel ve klinik çalışmalar, onu Türkiye’de bu alanların öncü akademisyen hekimlerinden biri haline getirmiştir.
Prof. Dr. Altundağ’ın mesleki yaklaşımı, yalnızca hastalıkların tedavisine değil; hastalığın kaynağının doğru anlaşılmasına, objektif ölçümlerle desteklenmesine, hastanın yaşam kalitesinin bütüncül biçimde değerlendirilmesine ve kişiye özel tedavi planı oluşturulmasına dayanmaktadır. Bu nedenle klinik pratiğinde bilimsel doğruluk, teknolojik altyapı, hasta odaklı değerlendirme ve uzun dönem takip yaklaşımı ön plandadır.
1978 yılında Bolu’da doğan Prof. Dr. Aytuğ Altundağ, eğitim hayatına Ankara’da devam etmiş ve 1995 yılında Ankara Gazi Anadolu Lisesi’nden mezun olmuştur. Ardından Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tıp eğitimini tamamlayarak 2002 yılında mezun olmuştur. 2003-2008 yılları arasında İstanbul Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Kulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi ihtisasını tamamlamış ve KBB uzmanı olmuştur.
Uzmanlık eğitimi sırasında Kulak Burun Boğaz hastalıklarının geniş klinik alanlarında deneyim kazanmış; burun ve sinüs hastalıkları, endoskopik cerrahi, çocuk KBB hastalıkları, baş-boyun bölgesi patolojileri, alerjik hastalıklar, işitme ve denge sorunları gibi çok farklı hasta gruplarıyla çalışmıştır. Bu dönem, onun hem cerrahi disiplininin hem de tanı koyma yaklaşımının şekillenmesinde temel bir basamak olmuştur.
Uzmanlık eğitiminin ardından askerlik hizmetini İstanbul Heybeliada Deniz Lisesi Reviri’nde yapmış; 2010-2011 yılları arasında Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde mecburi hizmet görevini yerine getirmiştir. Mecburi hizmet dönemi, farklı sosyoekonomik ve klinik profillere sahip hastalarla çalışma olanağı sunmuş; akut ve kronik KBB hastalıklarının geniş bir spektrumda değerlendirilmesi açısından mesleki birikimine önemli katkı sağlamıştır.
2011 yılında İstanbul Cerrahi Hastanesi’nde KBB uzmanı olarak görev yapmaya başlayan Prof. Dr. Altundağ, klinik pratiğinde özellikle burun, sinüs, alerji ve koku alma bozuklukları alanlarına yoğunlaşmıştır. Bu dönemde, koku ve tat bozukluklarının yalnızca basit bir duyusal kayıp olarak değil; hastanın beslenme alışkanlıklarını, sosyal ilişkilerini, psikolojik durumunu, iş güvenliğini ve günlük yaşam kalitesini etkileyen çok boyutlu bir sağlık sorunu olduğunu gözlemlemiştir.
2012 yılında Almanya Dresden Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Kliniği bünyesindeki Koku ve Tat Kliniği’nde Prof. Dr. Thomas Hummel ile çalışma fırsatı bulmuştur. Dresden’deki bu dönem, Prof. Dr. Altundağ’ın olfaktoloji alanındaki akademik ve klinik yöneliminde belirleyici bir dönüm noktası olmuştur. Burada koku ve tat bozukluklarının klinik değerlendirilmesi, objektif ölçüm yöntemleri, standardize koku testleri, tat değerlendirmeleri, koku rehabilitasyonu ve ileri görüntüleme yaklaşımları üzerine eğitim ve gözlemlerde bulunmuştur.
Bu uluslararası deneyim, onun Türkiye’de koku alma bozukluklarının tanı ve tedavisine daha sistematik, ölçülebilir ve bilimsel bir çerçeveden yaklaşmasına katkı sağlamıştır. Koku kaybı yaşayan hastalarda yalnızca şikâyeti dinlemekle yetinmeyen; objektif testler, klinik protokoller, görüntüleme yöntemleri ve rehabilitasyon programlarını bir arada kullanan bir değerlendirme modeli geliştirmiştir.
2015 yılında doçent doktor unvanını alan Prof. Dr. Altundağ, 2020 yılında profesör doktor unvanını almıştır. Uzun yıllardır Biruni Üniversitesi İngilizce Tıp Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak akademik çalışmalarını sürdürmektedir. Akademik yaşamında tıp öğrencilerinin ve genç hekimlerin eğitimine katkı sunmakta; klinik gözlem, bilimsel yöntem, araştırma etiği ve teknoloji destekli tanı yaklaşımlarının tıp pratiğine entegrasyonunu önemsemektedir.
Prof. Dr. Altundağ’ın akademik üretimi, yalnızca klinik vaka deneyimlerinden ibaret değildir. Koku ve tat bozuklukları, rinoloji, burun ve sinüs hastalıkları, ağız kokusu, nefes kokusu, koku rehabilitasyonu, objektif ölçüm yöntemleri ve yaşam kalitesi üzerine uluslararası literatüre katkı sağlayan çok sayıda bilimsel çalışması bulunmaktadır. Uluslararası araştırma ekipleri içinde yer alarak bilimsel çalışmalarını sürdürmekte; akademik üretimini klinik deneyimle birleştirerek hem hasta bakımına hem de bilimsel bilgi birikimine katkı sunmaktadır.
Çalışmalarına yapılan yaklaşık 5500 bilimsel atıf, onun özellikle koku ve tat bozuklukları, rinoloji, ağız kokusu ve nefes kokusu alanlarında dünya literatürüne yaptığı katkının önemli göstergelerinden biridir. Bilimsel etkinin yalnızca yayın sayısıyla değil, bu yayınların başka araştırmacılar tarafından ne ölçüde kullanıldığı ve yeni bilimsel üretime nasıl katkı sağladığıyla da değerlendirildiği düşünüldüğünde, bu atıf düzeyi Prof. Dr. Altundağ’ın alanındaki akademik görünürlüğünü ortaya koymaktadır.
Bilimsel katkıları sayesinde Stanford Üniversitesi tarafından hazırlanan ve dünyadaki etkili bilim insanlarını değerlendiren listelerde son yıllarda düzenli olarak yer alma başarısı göstermiştir. Bu başarı, onun çalışmalarının yalnızca ulusal ölçekte değil, uluslararası bilimsel çevrelerde de karşılık bulduğunu göstermektedir.
Prof. Dr. Altundağ, özellikle koku alma bozukluklarının tanı, tedavi ve rehabilitasyonu alanında geliştirdiği yenilikçi yaklaşımlarla ulusal ve uluslararası düzeyde dikkat çeken çalışmalara imza atmıştır. Koku bozukluklarının değerlendirilmesinde objektif testleri, yapılandırılmış klinik protokolleri, ileri görüntüleme yöntemlerini ve kişiselleştirilmiş rehabilitasyon uygulamalarını birlikte kullanmaktadır.
Koku kaybı; hastalar tarafından çoğu zaman yalnızca “koku alamama” şeklinde ifade edilse de, klinik olarak çok daha geniş sonuçlara yol açabilmektedir. Gıda güvenliği, yangın veya gaz kaçağı gibi tehlikeleri fark edebilme, beslenme davranışı, iştah, sosyal iletişim, kişisel bakım algısı ve psikolojik iyilik hali bu duyudan etkilenmektedir. Prof. Dr. Altundağ’ın yaklaşımı, koku alma bozukluklarını bu geniş etki alanı içinde ele almakta ve tedavi planını yalnızca duyusal kaybı değil, hastanın genel yaşam kalitesini de dikkate alarak oluşturmaktadır.
Koku bozukluklarının tedavisine yönelik geliştirdiği yöntemler, yalnızca Türkiye’de değil, dünyadaki birçok merkezde uygulanan klinik yaklaşımlara katkı sağlamıştır. Bu alandaki çalışmaları, uluslararası tedavi kılavuzlarında yer bulan rehabilitasyon prensipleriyle uyumlu biçimde, koku rehabilitasyonunun daha sistematik, ölçülebilir ve hasta odaklı bir çerçeveye kavuşmasına destek olmuştur.
Prof. Dr. Altundağ’ın koku ve tat bozuklukları alanındaki çalışmaları; postviral koku kaybı, travma sonrası koku bozukluğu, kronik sinüzite bağlı koku kaybı, idiopatik koku bozuklukları, alerjik rinit ile ilişkili koku problemleri ve yaşla ilişkili duyusal değişiklikler gibi farklı klinik tabloları kapsamaktadır. Bu hasta gruplarında doğru tanı, uygun görüntüleme, objektif testleme ve uzun dönem rehabilitasyon planlaması büyük önem taşımaktadır.
2016 yılında Japonya’da insan nefesi ve ağız kokusunun objektif değerlendirilmesine yönelik gaz kromatografi temelli ölçüm yöntemleri üzerine çalışmalarda bulunmuştur. Bu deneyim, onun halitozis ve nefes kokusu alanına bilimsel ve teknolojik bir perspektiften yaklaşmasını sağlamıştır. Ağız kokusu ve nefes kokusu şikâyetlerinin çoğu zaman subjektif algıya, sosyal kaygıya veya yüzeysel değerlendirmelere indirgenebildiği düşünüldüğünde, objektif ölçüm yöntemlerinin klinik önemi daha da belirginleşmektedir.
Prof. Dr. Altundağ, Japonya’da edindiği bu deneyimi Türkiye’deki klinik pratiğine entegre ederek ağız kokusu ve nefes kokusunun farklı gaz bileşenleri üzerinden objektif olarak değerlendirildiği ileri bir tanı yaklaşımını hastalarının hizmetine sunmuştur. Gaz kromatografi temelli analizler sayesinde uçucu sülfür bileşikleri ve kokuya yol açabilen farklı gazların ayrıştırılması mümkün olabilmektedir.
Bu yaklaşım, ağız kokusu ve nefes kokusu şikâyeti olan hastalarda sorunun kaynağının daha doğru belirlenmesine yardımcı olmaktadır. Kokuya neden olan faktörler yalnızca ağız içi kaynaklı olmayabilir; burun ve sinüs hastalıkları, bademcik problemleri, dil yüzeyi, tükürük kalitesi, reflü, mide-bağırsak sistemi, metabolik durumlar ve bazı sistemik hastalıklar da değerlendirme sürecinde dikkate alınmalıdır. Prof. Dr. Altundağ’ın uyguladığı model, semptomu bastırmaya değil, altta yatan nedeni ortaya koymaya ve kişiye özel tedavi planı oluşturmaya odaklanmaktadır.
Yaklaşık 25 yıldır aktif hekimlik yapan Prof. Dr. Aytuğ Altundağ, mesleki yaşamının son 15 yılında özellikle koku ve tat alma bozukluklarının tanı, tedavi ve rehabilitasyonu üzerine yoğunlaşmıştır. 2016 yılından itibaren bu birikimini ağız kokusu ve nefes kokusu alanındaki ileri tanı ve tedavi uygulamalarıyla birleştirmiştir. Böylece duyusal tıp, rinoloji, halitozis ve teknoloji destekli tanı alanlarını aynı klinik zeminde bir araya getiren bütüncül bir yaklaşım geliştirmiştir.
Akademik ve klinik çalışmalarının yanı sıra bilimsel birikimini kurumsal yapılara dönüştürmeye de önem veren Prof. Dr. Altundağ, koku ve tat duyusu alanındaki farkındalığı artırmak, bilimsel araştırmaları desteklemek, hasta odaklı yaklaşımları geliştirmek ve olfaktoloji alanında disiplinler arası iş birliklerini güçlendirmek amacıyla Koku Araştırmaları Derneği’ni kurmuştur. Derneğin başkanlığını yürüten Prof. Dr. Altundağ, koku ve tat duyusu alanının Türkiye’de daha görünür, daha sistematik ve daha bilimsel bir çalışma zemini kazanmasına katkı sağlamaktadır.
Koku Araştırmaları Derneği, yalnızca akademik çalışmaların desteklenmesini değil, aynı zamanda koku ve tat bozuklukları konusunda toplumda farkındalık oluşmasını da hedeflemektedir. Çünkü bu hastalık grubu, uzun yıllar boyunca hem hastalar hem de sağlık sistemi tarafından yeterince görünür olmayan bir alan olarak kalmıştır. Koku kaybı yaşayan hastaların yaşadığı güvenlik, beslenme, sosyal yaşam ve psikolojik etkilenimlerin daha iyi anlaşılması, bu alanın klinik önemini artırmaktadır.
Prof. Dr. Altundağ, bunun yanında ileri teknoloji, sağlık fiziği, radyasyon bilimleri, proton tedavisi ve parçacık hızlandırıcıları gibi yüksek teknoloji alanlarına yönelik çalışmaların desteklenmesi amacıyla Proton ve Parçacık Hızlandırıcıları Bilim ve Teknoloji Derneği’nin de kurucuları arasında yer almakta ve dernek başkanlığını yürütmektedir. Bu yönüyle yalnızca klinik hekimlik ve akademik yayınlarla değil, bilimsel bilginin kurumsallaşması, teknoloji geliştirme kültürünün yaygınlaşması ve Türkiye’de yüksek teknoloji odaklı araştırma ekosisteminin güçlenmesiyle de ilgilenmektedir.
Bu iki dernek, Prof. Dr. Altundağ’ın bilimsel yaklaşımının iki farklı yönünü temsil etmektedir. Koku Araştırmaları Derneği, duyusal tıp, hasta yaşam kalitesi ve klinik araştırma alanına odaklanırken; Proton ve Parçacık Hızlandırıcıları Bilim ve Teknoloji Derneği, sağlık teknolojileri, ileri fizik, radyasyon bilimleri ve yüksek teknoloji üretim kapasitesi gibi stratejik alanlara yönelmektedir. Bu çerçeve, onun klinik hekimlik ile bilim ve teknoloji politikaları arasında köprü kuran geniş perspektifini ortaya koymaktadır.
2017 yılından itibaren kendi muayenehanesinde hastalarına hizmet veren Prof. Dr. Altundağ, 2017-2022 yılları arasında muayenehane hekimliğinin yanı sıra Acıbadem Taksim Hastanesi’nde de KBB uzmanı olarak görev yapmıştır. Günümüzde İstanbul Şişli’deki kliniğinde hastalarını kabul etmektedir.
Prof. Dr. Altundağ’ın klinik pratiği; burun ve sinüs hastalıkları, alerjik rinit, koku alma bozuklukları, tat bozuklukları, ağız kokusu, nefes kokusu, rinoplasti, endoskopik sinüs cerrahisi ve genel Kulak Burun Boğaz hastalıklarını kapsamaktadır. Bu geniş klinik yelpaze içinde özellikle burun fonksiyonları, koku alma kapasitesi, solunum kalitesi ve yaşam kalitesi arasındaki ilişkiyi bütüncül biçimde değerlendirmektedir.
Rinoplasti alanında doğal, fonksiyonel ve yüz estetiğiyle uyumlu sonuçlar elde etmeyi hedefleyen bir yaklaşımı benimsemektedir. Burun estetiğini yalnızca dış görünüşe yönelik bir işlem olarak değil, burun solunumu, burun içi anatomik yapı, sinüs sağlığı ve kişinin yüz bütünlüğüyle birlikte değerlendirilmesi gereken fonksiyonel-estetik bir alan olarak ele almaktadır.
Burun ve sinüs cerrahilerinde ise hastanın solunum fonksiyonu, koku alma kapasitesi, burun tıkanıklığı şikâyeti, alerjik durumu, sinüs hastalığının yaygınlığı ve yaşam kalitesi birlikte değerlendirilmektedir. Endoskopik sinüs cerrahisi ve burun cerrahilerinde hedef, yalnızca anatomik problemi düzeltmek değil, hastanın günlük yaşam kalitesini artıracak fonksiyonel bir iyileşme sağlamaktır.
Koku alma bozuklukları alanında objektif testler, klinik değerlendirme protokolleri, ileri görüntüleme yöntemleri ve koku rehabilitasyonu uygulamalarını bir arada kullanmaktadır. Bu yaklaşım, koku kaybı yaşayan hastalarda yalnızca mevcut duyusal kaybın ölçülmesini değil, aynı zamanda hastanın uzun dönem takip, rehabilitasyon ve yaşam kalitesi ihtiyaçlarının da planlanmasını sağlamaktadır.
Tat bozuklukları alanında da koku duyusu ile tat algısı arasındaki yakın ilişki dikkate alınmaktadır. Hastaların büyük bir kısmı tat kaybı şikâyetiyle başvursa da, sorunun önemli bir bölümü retronazal koku algısındaki bozulmayla ilişkili olabilmektedir. Bu nedenle Prof. Dr. Altundağ’ın değerlendirme yaklaşımında koku ve tat duyuları birlikte ele alınmakta, hastanın şikâyeti ayrıntılı biçimde analiz edilmektedir.
Ağız kokusu ve nefes kokusu alanında ise ölçülebilir gaz analizlerine dayanan bilimsel bir değerlendirme modeli uygulanmaktadır. Bu model, hastanın sosyal yaşamını ve özgüvenini ciddi biçimde etkileyebilen halitozis şikâyetinin daha nesnel, daha anlaşılır ve daha yönetilebilir hale gelmesine katkı sağlamaktadır. Böylece hastalar yalnızca “koku var mı yok mu” sorusuyla değil, kokunun kaynağı, türü, yoğunluğu ve tedavi edilebilir nedenleriyle birlikte değerlendirilmektedir.
Prof. Dr. Altundağ’ın hasta yaklaşımında iletişim ve güven ilişkisi de önemli bir yer tutmaktadır. Koku kaybı, ağız kokusu ve nefes kokusu gibi hastalıklar çoğu zaman hastaların dile getirmekte zorlandığı, sosyal yaşamı etkileyen ve psikolojik yük oluşturabilen sorunlardır. Bu nedenle hastanın şikâyetinin dikkatle dinlenmesi, doğru yönlendirilmesi ve bilimsel yöntemlerle değerlendirilmesi klinik başarının temel unsurları arasında yer almaktadır.
Hasta odaklı yaklaşımı, cerrahi titizliği, akademik üretkenliği ve teknolojiyi klinik pratiğe entegre eden bakış açısı sayesinde Prof. Dr. Aytuğ Altundağ, hem hastaları hem de meslektaşları tarafından güven duyulan bir hekim olarak tanınmaktadır. Şişli 19 Mayıs Caddesi’nde bulunan kliniğinde; sağlık, bilim, teknoloji ve deneyimi bir araya getirerek hastalarına kapsamlı, kişiselleştirilmiş ve nitelikli bir Kulak Burun Boğaz hizmeti sunmaktadır.
Prof. Dr. Aytuğ Altundağ’ın mesleki yolculuğu, klasik klinik hekimlikten akademik üretime, uluslararası bilimsel iş birliklerinden teknoloji destekli tanı yöntemlerine, hasta odaklı hizmetten bilimsel dernekleşme faaliyetlerine kadar uzanan geniş bir çizgide ilerlemektedir. Bu yönüyle yalnızca hastalarını tedavi eden bir hekim değil; aynı zamanda çalıştığı alanların bilimsel gelişimine, kurumsallaşmasına ve toplumsal görünürlüğüne katkı sunan bir akademisyen hekim profili çizmektedir.