Haksız bir fiil nedeniyle zarar gören kişinin ilk sorusu çoğunlukla tazminat davası nasıl açılır sorusudur. Cevap yalnızca bir dilekçe yazmaktan ibaret değildir, çünkü doğru mahkemenin seçilmesi, delillerin zamanında bildirilmesi ve sürelerin kaçırılmaması sonucu doğrudan etkiler. Bu yazıda haksız fiilden doğan davanın adımlarını, 16 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla getirilen yeni kuralları ve sık yapılan hataları sade biçimde özetliyoruz.
Hangi Mahkemede Dava Açılır?
Dava konusunun değeri ne olursa olsun, malvarlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme aksine bir düzenleme yoksa asliye hukuk mahkemesidir (HMK m.2). İş kazası, tüketici işlemi ya da ticari uyuşmazlık gibi özel kanunların ayrı mahkeme öngördüğü hâllerde bu genel kural uygulanmaz. Bu nedenle dava açmadan önce olayın hangi hukuki ilişkiden doğduğu belirlenmelidir.
Yetki bakımından genel kural, davalının yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m.6). Haksız fiil davalarında ise haksız fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği ya da gelme ihtimalinin bulunduğu yer veya zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir (HMK m.16). Yani zarar gören, kendi şehrinde dava açma imkânına sahip olabilir. Yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürüldüğü için seçilen mahkemenin gerekçesi baştan düşünülmelidir.
Dava Dilekçesinde Neler Bulunmalıdır?
Dava dilekçesinin zorunlu içeriği HMK m.119'da sayılmıştır. Kimlik numarası, adres ve imza gibi bazı eksikler için hâkim bir haftalık kesin süre verir. Mahkemenin adı, dava konusunun değeri, vakıalar, deliller ve hukuki sebepler bakımından ise bu yoldan tamamlama imkânı yoktur. Aşağıdaki unsurların hazırlanması süreci hızlandırır.
• Mahkemenin adı ile tarafların adı, soyadı ve adresleri
• Davacının T.C. kimlik numarası
• Dava konusu ve malvarlığı davalarında dava konusunun değeri
• Olayın sıra numaralı, açık vakıa özeti
• Her vakıanın hangi delille ispatlanacağı
• Dayanılan hukuki sebepler ve açık talep sonucu
• İmza ve elde bulunan belgelerin davalı sayısından bir fazla örneği
Dilekçeyle birlikte tüm delillerin bildirilmesi gerektiği için eksik delil listesi sonradan telafisi güç bir kayıp yaratabilir. Delil bildirirken yalnızca belgenin adı değil, hangi olguyu kanıtladığı da yazılmalıdır (HMK m.194 ve m.318).
Deliller ve Bilirkişi Raporu Nasıl Etkiler?
Tazminat davalarında zararın büyüklüğü çoğu zaman teknik hesap gerektirir. Hâkimin özel veya teknik bilgi gerektiren konularda bilirkişiye başvurması mümkündür (HMK m.266), ancak hâkim raporu diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (HMK m.282). Rapor tebliğ edildikten sonra eksik ve belirsiz noktalar için iki hafta içinde ek rapor ya da yeni bilirkişi talep edilebilir (HMK m.281).
Sık yapılan hata, raporu okumadan süreyi geçirmektir. Fatura, kayıt, rapor, tanık ve kamera görüntüsü gibi delillerin her biri iddia edilen zarar kalemiyle eşleştirilmelidir. Ceza dosyası varsa hukuk hâkiminin kusur ve zarar değerlendirmesinde ceza hâkiminin kararıyla bağlı olmadığı da bilinmelidir (TBK m.74).
Tazminat Davasında Zamanaşımı Ne Zaman Dolar?
Haksız fiilden doğan istem, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl, her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TBK m.72). Fiil, ceza kanunlarında daha uzun zamanaşımı öngörülen bir suç oluşturuyorsa bu daha uzun süre uygulanır. İki yıllık sürenin başlangıcı olayın günü değil, öğrenme anıdır ve bu fark uygulamada tartışma konusu olur.
|
Süre |
Başlangıç |
Not |
|
İki yıl |
Zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarih |
Öğrenme tarihi belgelenmelidir |
|
On yıl |
Fiilin işlendiği tarih |
Mutlak üst sınırdır |
|
Daha uzun ceza zamanaşımı |
Suçun işlendiği tarih |
Fiil suç oluşturuyorsa uygulanır |
|
Bedensel zararda hüküm değişikliği |
Kararın kesinleşmesi |
Hâkim iki yıl için yetki saklı tutabilir (TBK m.75) |
Dava açılması zamanaşımını keser, bu yüzden süre dolmadan dilekçenin mahkemeye verilmesi ve harç ile gider avansının yatırılması gerekir. Harç, mahkeme veznesine dava açılırken ödenen yargılama harcıdır; gider avansı ise tebligat ve bilirkişi gibi masraflar için yatırılan bedeldir. Avans yatırılmadığında dava şartı eksik kalır (HMK m.114 ve m.120).
7589 Sayılı Kanunla Faiz ve Kısmi Dava Kuralları Nasıl Değişti?
16 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanun, TBK m.55'e iki yeni fıkra ekledi. Çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma zararlarında, kazancın bilindiği döneme ilişkin tazminat toplamına olayın tarihinden, kazancın bilinemediği döneme ilişkin toplama ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir. Ayrıca bu tür tazminatlarda tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek miktardan oransal olarak mahsup edilir.
Geçici hükme göre bu değişiklik, yürürlüğe girdiği 31.7.2026 tarihinden sonra meydana gelen olaylara uygulanır. Eski tarihli olaylarda önceki hükümler sürer. Hesap yapılırken olay tarihinin bu eşiğin hangi yanında kaldığı mutlaka kontrol edilmelidir.
Aynı Kanunla HMK m.107 yürürlükten kaldırıldı, ancak kaldırılma tarihinden önce açılan davalarda uygulanmaya devam eder. HMK m.109'a eklenen dördüncü fıkra ise kısmi dava için önemli bir imkân verir. Alacağın yalnızca bir kısmı dava edilmişse talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmadan tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Artırılan kısım bakımından da zamanaşımı dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.
Bu yüzden kısmi dava açarken kalan alacaktan feragat edilmediğinin açıkça anlaşılması gerekir (HMK m.109/3). Artırım hakkının yalnızca bir kez kullanılabildiği de unutulmamalıdır.
Dava Öncesinde Hukuki Değerlendirme Neden Önemlidir?
Kusur, zarar kalemleri, süre başlangıcı ve faiz rejimi birlikte değerlendirildiğinde dosya hızla karmaşıklaşır. Haksız fiil davalarının genel çerçevesini görmek için tazminat hukuku avukatı sayfasındaki açıklamalar, trafik kazasından doğan zararlarda ise zorunlu sigorta başvurusu gibi ek adımlar için trafik kazası avukatı ile yapılacak ön değerlendirme yol gösterir. Dosyanın İstanbul'da görüleceği durumlarda dilekçe, delil listesi ve süre takibini baştan kurmak için İstanbul avukat desteği almak faydalı olur.
Yukarıdaki açıklamalar genel bilgi niteliğindedir ve belirli bir davaya ilişkin hukuki görüşün yerini almaz. Süreler, deliller ve talepler her dosyada ayrıca değerlendirilmelidir.




