Sokak hayvanları için çağrıda bulunan Trabzon Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği, " Sokak hayvanları sahipsiz değildir" dedi.

Dernek adına açıklama yapan Duygu Öztürk, bizler yüreğini bu hayvanlar için ortaya koymuş gönüllüler olarak hayvanlara katliamlar, zulümler ve ölümler getirecek hiçbir uygulamaya  izin vermeyeceğiz diyerek 6 maddelik önerilerini açıkladı. Açıklamasında şu şekilde konuştu; 

"Bu gün bir Müslüman ülkeye, bir uygar ülkeye ve bir hukuk devletine yakışmayacak biçimde merhamet, sevgi ve insanlık duyguları taşlaşmış yüreklerini terk etmiş adeta cinnet geçiren küçük bir azınlık olan kanlı bir şer çetesi zavallı sokak köpeklerine toplanıp öldürülsünler  diye savaş açmış durumda. Ne yazık ki bu kanlı şer odakları "Devlet bizim arkamızda" diye cüretkarca açıklamalar yapabilecek kadar gözlerini kan bürümüş durumdalar.

Devletin ilgili kurumları ise, sokak hayvanları sorununun tek sebebi bakımevi kurmayan, kısırlaştırma yapmayan belediyeler olmasına rağmen, bazı siyasilerin ve odakların etkisi ile hedefe hayvanların toplatılması ve öldürülmesini koymaya devam ediyor.

Sayın Bakan Vahit Kirişçi'ye defalarca çözüm sürecinde STK ların gönüllülerin görüşlerini alması çağrımız dikkate alınmadı.

Sayın Cumhurbaşkanımızın örnek gösterdiği Konya Büyükşehir Belediyesinde köpeklerin kafalarına küreklerle vurularak öldürüldüğü görüntüler yurt çapında büyük infiale sebep oldu. Bu barınağın büyük yaşam alanlarına doldurulmuş 1000 lerce köpeğin aç sefil durumda ölen başka köpekleri yiyerek yaşamlarını sürdürmeye çalıştığı orayı ziyaret eden gönüllülerce bizzat tespit edildi.

Buna rağmen Sayın Bakan Vahit Kirişçi Hayvanları orman kurulacak dev barınaklara  sürgün etme gibi katliam ve üremede artış getirecek vahim yanlışları yanlış kurumlar ile gündeme getirmeye devam ediyor.

Trabzon'da tarihi binaya tabela asılması TBMM'ye taşındı Trabzon'da tarihi binaya tabela asılması TBMM'ye taşındı

Belediyelerin görev ihmallerinin bedelini, "belediyeler kısırlaştırma yapmadığı için bu dünyaya kendi iradeleri dışında gelen" hayvanlara ödettirmeyeceğiz. Sonuna kadar hayvanların yaşam hakları için mücadele edeceğimizi gerek kurumlara ve gerekse köpekler öldürülsün diyen kanlı şer odaklarına buradan bir kez daha haykırıyoruz.

Bu belediye gerçeği çerçevesinde aşağıdaki ana başlıklar olarak yazılan gerçek tespitlerin gerek kamuoyunca ve gerekse kurumlarca dikkate alınmasını önemle uyarıyoruz.

1) Resmen zehir ve kıyma alarak 100 yıl Boyunca Zehirleyerek öldüren belediyeler 2004 yılında çıkan 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunundan 18 yıl geçmesine rağmen hala daha BAKIMEVİ kurmadılar, HAYVANLARI toplarken birazını öldürüp kalanları da başka şehirlere kırsal çöplüklere atmaya devam ettiler.

2) Bu dönemde Konya, Balıkesir, Denizli, Samsun, Trabzon, İstanbul, İzmir, Aydın, Gaziantep, Erzincan, Kocaeli, Mersin ve Beykoz gibi büyük yaşam alanlı dev bakımevleri şehirlerde, bir taraftan katliamlar devam edip, bakimevlerinde hayvanlar aç susuz ölümlere mahkum edilirken, sokak hayvanı sayısı dev bakımevlerine götürmek bahanesi ile ilçelerin birbirlerine köpek atmaları sebebi ile patlayarak artmaya devam etti.

3) Bütün belediyelerin kendi sınırları içinde kısırlaştırma üniteleri, bakımevleri kurmaları hükmü maalesef yeni 7332 sayılı yasada belediyelere 3-4 yıla yakın süreler verilerek ötelendi.

4) Türkiye'deki 916 ilçe her gün 10 kısırlaştırma yapılsa, bir yılda 2.198.400 kısırlaştırma sadece ilçelerde olabiliyor... Bunun yanında 80 büyükşehir ve il, günde 50 şer kısırlaştırma yapsalar yılda 960.000 kısırlaştırma il ve büyükşehirlerde olur...Yılda yaklaşık 3.000.000 civarında köpek kısırlaştırılır ve köpek nüfusu hızla azalmaya başlar. DSÖ nün verilerine göre düzenli kısırlaştırma ile her yıl sayıda 0 oranında azalma olacağı düşünüldüğünde, sorunun 2 yıla kalmadan büyük ölçüde kontrol altına alınacağı açıktır.

5)Tek çözüm olan kısırlaştırma ile 2 yılda üreme kontrol altına alınabilecekken, Tarım Bakanlığı ve bazı siyasiler, kanlı şer çetesini  de yanına alarak ormanlara dev barınaklara toplama, öldürme odaklı çalışmaları ısrarla sürdürmekteler.

6) Bu tespitler çerçevesinde, ilgili herkesi uyarıyoruz.kadim kültürü merhamet olan anadolu insanları ve biz yüreğini bu hayvanlar için ortaya koymuş gönüllüler bir hukuk devleti olan Türkiye'de, bu hayvanlara katliamlar zulümler, ölümler  getirecek hiçbir uygulamaya izin vermeyeceğiz.