TÜRKİYE SURİYE GÖREV GÜCÜNE DAHİL OLDU
Türkiye, Suriye hükümetinin daveti üzerine kimyasal silah kalıntılarının imhasına yönelik oluşturulan uluslararası görev gücüne katıldı. “Özgürlüğün Nefesi Görev Gücü” adı verilen bu mekanizma ile Suriye’de geçmiş dönemden kalan kimyasal risklerin ortadan kaldırılması hedefleniyor.
Uluslararası iş birliği çerçevesinde kurulan görev gücünde Türkiye’nin yanı sıra Suriye, Katar, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Fransa, Almanya ve Kanada yer alıyor. Ayrıca Kimyasal Silahların Yasaklanması Teşkilatı Teknik Sekretaryası da sürece destek veriyor.
ULUSLARARASI SÜREÇ RESMEN BAŞLATILDI
Türkiye Suriye görev süreci, New York’ta düzenlenen törenle resmen başladı. Törende Türkiye’yi Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız temsil etti.
Daha önce alınan kararlar doğrultusunda, Suriye’deki kimyasal silah kalıntılarının hızlı ve güvenli şekilde imha edilmesi için uluslararası destek mekanizması oluşturuldu. Bu süreç, hem bölgesel güvenlik hem de insan sağlığı açısından büyük önem taşıyor.

KİMYASAL KALINTILARIN İMHASI HEDEFLENİYOR
Görev gücü kapsamında, sahada bulunan kimyasal kalıntıların tespiti, güvenli şekilde depolanması ve imhası planlanıyor. Aynı zamanda bu süreçte yer alacak ekiplerin eğitilmesi ve gerekli teknik donanımın sağlanması da hedefler arasında yer alıyor.
Suriye’de geçmiş dönemden kalan kayıt eksiklikleri ve teknik yetersizlikler nedeniyle bu çalışmaların uluslararası destekle yürütülmesi gerektiği ifade ediliyor.
TÜRKİYE’DEN TEKNİK VE LOJİSTİK DESTEK
Türkiye Suriye görev kapsamında sahadaki çalışmalara teknik ve lojistik destek sağlayacak. Daha önce bölgede insani amaçlı mayın temizleme faaliyetleri yürüten Türkiye, bu alandaki tecrübesini yeni süreçte de kullanacak.
Bu kapsamda Türkiye, görev gücü üyeleri ve uzmanların katılımıyla Şubat ayında Ankara’da bir çalıştaya ev sahipliği yaptı. Çalıştayda, Suriye’nin kimyasal kalıntılardan arındırılması için gerekli teknik ihtiyaçlar ve yol haritası ele alındı.
SAĞLIK VE GÜVENLİK ALTYAPISI GÜÇLENDİRİLECEK
Görev gücü faaliyetleri yalnızca imha süreciyle sınırlı kalmayacak. Aynı zamanda kimyasal risklere karşı sağlık altyapısının güçlendirilmesi ve olası tehditlere karşı önlem alınması da planlanıyor.
Bu doğrultuda yerel ekiplerin eğitilmesi, ekipman desteği sağlanması ve sahada güvenli çalışma koşullarının oluşturulması öncelikli hedefler arasında yer alıyor.
Türkiye’nin de dahil olduğu bu uluslararası mekanizma, Suriye’de kimyasal risklerin ortadan kaldırılması ve bölgesel istikrarın güçlendirilmesi açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.







