Türkiye’de nüfus yapısına ilişkin veriler, ülkenin uzun vadeli geleceği açısından ciddi bir tabloyu ortaya koyuyor. Mahinur Özdemir Göktaş, İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında yaptığı açıklamalarda, doğurganlık hızının kritik eşik olarak kabul edilen 2,1 seviyesinin çok altına düştüğünü ve 1,48’e gerilediğini söyledi. Bakan Göktaş, bu düşüşün yalnızca demografik bir veri olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, “Bu tablo ekonomiden milli güvenliğe kadar pek çok alanı etkileyen bir gelecek meselesidir” ifadelerini kullandı.
NÜFUS MESELESİNE BEKA VURGUSU
Ailenin toplumun temel taşı olduğunu vurgulayan Göktaş, güçlü aile yapısı olmadan güçlü bir toplumun mümkün olamayacağını dile getirdi. Türkiye’de doğurganlık hızındaki düşüşün artık bir nüfus sorunu olmanın ötesine geçtiğini belirten Bakan, bu konunun devlet politikalarının merkezinde yer aldığını söyledi. Göktaş’a göre mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde nüfus meselesi, ülkenin stratejik planlamalarında belirleyici bir unsur olacak.
2100 YILI İÇİN ÇARPICI TAHMİN
Bakanlık tarafından paylaşılan projeksiyonlara göre, mevcut demografik eğilimlerin sürmesi durumunda Türkiye nüfusu 2100 yılında 25 ila 54 milyon aralığına kadar gerileyebilir. Bu öngörü, nüfusun yaşlanması ve çalışma çağındaki insan sayısının azalması gibi riskleri de beraberinde getiriyor. Göktaş, bu nedenle nüfus konusunu “milli güvenlik ve beka sorunu” olarak ele aldıklarını ifade etti.
HANELERDE ÇOCUK ORANI AZALIYOR
Açıklanan veriler, aile yapısındaki değişimi de gözler önüne seriyor. Türkiye’de kadınlarda ilk anne olma yaşının yıllar içinde yükseldiğini belirten Bakan Göktaş, hanelerin yüzde 57’sinde çocuk bulunmadığını söyledi. Bu durumun toplumsal yapıda sessiz ama derin bir dönüşüme işaret ettiğini vurgulayan Göktaş, aile politikalarının bu gerçeklik doğrultusunda yeniden şekillendirildiğini kaydetti.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’DAN ÇARPICI SÖZLER
Nüfus artış hızındaki düşüş daha önce de devletin en üst kademelerinde gündeme gelmişti. Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz aylarda yaptığı bir değerlendirmede, “Şu anda bir felaketi yaşıyoruz” sözleriyle konunun ciddiyetine dikkat çekmişti. Bu açıklama, nüfus politikalarına yönelik yeni adımların sinyalini vermişti.
DESTEK VE TEŞVİK POLİTİKALARI
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, doğurganlık hızındaki düşüşü tersine çevirmek amacıyla çeşitli destek ve teşvik mekanizmalarını hayata geçirmeyi planlıyor. Aile ve Gençlik Fonu’nun ülke genelinde yaygınlaştırılması, doğum yardımlarının artırılması ve aile odaklı sosyal politikaların güçlendirilmesi bu adımlar arasında yer alıyor. Yetkililer, bu uygulamaların orta ve uzun vadede nüfus yapısına olumlu katkı sağlamasını hedefliyor.
Uzmanlara göre, açıklanan veriler Türkiye’nin demografik geleceği açısından kritik bir döneme girildiğini gösteriyor. Nüfus politikalarına yönelik atılacak adımların, yalnızca bugünü değil, gelecek nesilleri de doğrudan etkileyeceği ifade ediliyor.