ANLAŞMA SONRASI GÖZLER İSRAİL'E ÇEVRİLDİ
ABD ile İran arasında varılan anlaşma, İsrail siyasetinde ve medyasında geniş yankı uyandırdı. Anlaşmanın açıklanmasının ardından İsrail Başbakanı Netanyahu'dan henüz resmi bir değerlendirme gelmezken, hükümete yakın isimlerin açıklamaları dikkat çekti.
İsrail basınında yer alan yorumlarda, Washington yönetiminin izlediği politika nedeniyle Tel Aviv'in beklentilerinin karşılanmadığı yönünde değerlendirmeler yapıldı.
TRUMP YÖNETİMİNE SERT ELEŞTİRİLER
Netanyahu'ya yakınlığıyla bilinen Kanal 14 sunucusu Yinon Magal, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda ABD Başkanı Donald Trump'ın anlaşma sürecinden zarar gören taraf olduğunu savundu.
Magal ayrıca Trump yönetimindeki bazı isimleri de eleştirerek, İsrail'in çıkarlarının yeterince dikkate alınmadığını öne sürdü. Açıklamalar kısa sürede İsrail kamuoyunda ve uluslararası medyada gündem oldu.
NETANYAHU'NUN TUTUMU MERAK EDİLİYOR
İsrail basınında yer alan değerlendirmelerde, Başbakan Netanyahu'nun anlaşmaya ilişkin görüşlerini henüz kamuoyu önünde paylaşmamasının dikkat çekici olduğu belirtildi.
Bazı İsrailli kaynaklar ise Netanyahu'nun kapalı görüşmelerde ABD yönetimindeki bazı danışmanlara yönelik eleştirilerde bulunduğunu ileri sürdü. Ancak bu iddialar resmi makamlar tarafından doğrulanmadı.
WASHINGTON-TEL AVİV HATTINDA GERİLİM YORUMLARI
Anlaşma sonrası İsrail medyasında yapılan yorumlar, ABD ile İsrail arasında görüş ayrılıklarının derinleştiği yönündeki değerlendirmeleri beraberinde getirdi.
Özellikle İran politikası ve bölgesel güvenlik konularında son dönemde ortaya çıkan farklı yaklaşımların iki ülke arasındaki ilişkilerde yeni bir tartışma başlığı oluşturduğu ifade ediliyor.
İSRAİL BASININDA FARKLI DEĞERLENDİRMELER
İsrail'deki bazı yorumcular Trump yönetiminin bölgedeki stratejisini eleştirirken, bazı kesimler ise diplomatik çözüm arayışlarının sürdürülmesi gerektiğini savunuyor.
ABD-İran anlaşmasının bölgesel dengeler üzerindeki etkilerinin önümüzdeki süreçte daha net ortaya çıkması beklenirken, İsrail yönetiminin resmi açıklamalarının da yakından takip edildiği belirtiliyor.





